Finansal Özgür OLAMAMAnın 3 Kesin Yolu

Herkese selamlar.

Bu blogda uzun zamandır nasıl finansal özgür olunur, bağımsızlık nasıl kazanılır, temettü emeklisi olmak için neler yapılmalı gibi konuları tartışıyoruz ve uygulamaya çalışıyoruz.

Bazen başkaları tarafından yürünmüş yollardan geçiyor bazen de yeni yollar açarak finansal özgürlüğü yeniden keşfediyoruz.

Her zaman ne yapsak diye düşünürken bu sefer tersini yaparak ne yapmasak diye düşüneceğiz. Ne yapmasak kesin olarak finansal bağımsızlığımızı ilan edemeyiz.

Şimdi size bunu üç madde halinde anlatacağım. Siz de yorumlara kendi maddelerinizi ekleyerek bunu geliştirebilirsiniz.

Bana nerede öleceğimi söyleyin. Böylece oraya hiç gitmem.

Charlie Munger

Hadi başlayalım.

1) Yapamazsın Diyenleri Düşünüp Hiç Başlamayın

Kalkıştığınız her işte olduğu gibi finansal özgürlük ve temettü emekliliği yolunda da size yapamazsın, ne gereği var, nasıl yapacaksın gibi türlü türlü şeyler söyleyenler olacaktır. Güvenli alanından çıkıp bilinmezler denizine yolculuğa çıkan her seyyaha bu tür şeyler söylenmiştir, söylenmeye de devam edecektir.

İnsanlar genellikle kendilerinin yapamayacakları şeyleri başkalarının da beceremeyeceğini düşünürler. İçinde bulundukları umutsuzluğu size de bulaştırmaya çalışırlar. Üstelik daha da garibi bunu sizi korumak istediklerini düşünerek de yapabilirler.

Ya da sürekli çarptıkları duvarların sizin etrafınızı da sardığını hayal ederler. İnsan belli bir süre başarısız olduğunda denemekten vazgeçer. Bir şarkıda dediği gibi duvarlara çarpa çarpa yosun tutar.

Çoğunlukla durum “Türkiye’de borsaya mı girilir? Borsa kumardır, amcamın oğlunun arkadaşının akrabası borsada batmış” diye devam eder.

Fakat borsanın faydası ya da zararı sizin onu nasıl kullandığınıza bağlıdır.

Eğer borsayı kumar olarak görürseniz (sadece harflere bakıp, başkalarının gazına gelip araştırmaz ve öğrenmezseniz) sizin için en heyecanlı kumarhane olur. Rulet masası ile (ki onda bile olasılık hesabı çalışır) borsa ekranı arasında bir fark kalmaz.

Borsayı kumar olarak görenler yani şirketlerin ne ürettiklerini dahi bilmeden onları yeşil ya da kırmızıya dönen bir harfler yumağı olarak düşünenler genellikle borsanın kaybedeni olurlar.

Fakat sabırlı olursanız ve Türkiye için çalışan, üreten, dürüst yetenekli ve kazandıklarını ortakları ile paylaşmayı seven insanları tarafından yönetilen şirketlere ortak olmayı ve onların zenginliklerinden faydalanmayı seçerseniz çok iyi bir yatırım aracı olur. Bu küçük bir kısmın değil herkesin kazanması için kanıtlanmış bir yoldur.

İlk adımı attığınızda satrançta olduğu gibi önünüze sonsuz olasılıklı bir yol açılır. Bir hamleye karşılık yapabileceğiniz neredeyse sonsuz sayıda hamle bulunur.

Hata yapmaktan ise asla korkmamalısınız. Çünkü yaptığınız bir hataya karşılık onu düzeltmek için binlerce hamleden oluşan bir şans kapısı önünüze açılır.

Person of Interest isimli dizideki Satranç sahnesini çok dikkatle izlemenizi tavsiye ederim.

Eğer bütün bunlara rağmen kötümserleri dinleyip temettü emeklisi olmamak istiyorsanız, yapmanız gereken ilk şey başkalarını dinleyip yatırım yapmaya hiç başlamamaktır.

2) Her Zaman Kazandığınızdan Daha Fazlasını Harcayın

Hayatta bazı şeyler göründüğü kadar karmaşık değildir. Kilo almanın en kesin formülü harcadığınız kaloriden çok daha fazlasını almaktır. Bunu günlerce, aylarca sürdürdüğünde kesin olarak kilo alırsın.

Finansal özgürlüğü kazanamamanın bir diğer kesin yolu da kazandığından çok daha fazlasını harcamaktır.

Böylece günlük zevklerden olabildiğince faydalanarak sermaye biriktiremezsin. Üstelik nasıl yatırımın bileşik getirisi varsa borcun da bileşik götürüsü olduğunu ilk elden öğrenmiş olursunuz.

Bileşik getiri dünyanın sekizinci harikasıdır. Onu anlayan kazanır, anlamayan bedelini öder.

Albert Einstein

Günümüz dünyasında borçlanmak ve gelirinden fazlasını harcamak çok daha kolaydır. Eskiden bir aile yakınınızdan borç almanız gerekirdi. İsterken bile bin takla atardınız.

Banka kredileri ya da kredi kartları o kadar da yaygın değildi.

Fakat şimdi borçlanmak çok kolaylaştı. İnternetten kimseyi görmeden bile kredi skorunuza göre borç alabiliyorsunuz. Cebinizdeki kartlarla mikro krediler çekebiliyorsunuz.

“Zengin Bana Yoksul Baba“daki gibi iyi borç yaparsanız sorun yok tabii.

Fakat insanların çoğu günlük hazlarını doyurmak için borçlanıyorlar, yatırım yapmak için değil.

Bu da yatırım yapacakları potansiyel paranın azalmasına sebep oluyor.

Böylece ikinci maddemizin de sonuna geldik. Her zaman kazandığınızdan fazla harcayın, daha fazla borçlanın, faiz ödeyin. Böylece sermaye biriktiremezsin ve finansal özgürlüğünü kazanamazsın.

3) Portföyünüzü İlk Yıllarda Gereksiz Harcamalar İçin Bozun

Son maddemiz de portföyün sürekli bozulması.

Finansal özgürlük portföylerini ilk başlarda bir fidana benzetebiliriz.

Görece çok hızlı büyürler ama bir o kadar da narindirler. Çevrenin etkilerine çok açıktırlar. Susuzluğa dayanamazlar.

Bunun için ağaçlara nazaran kayıp oranı çok fazladır.

Mesela 10.000 TL’lik yeni başlamış birinin portföyünü düşünün. O paraya tatile gidebilir. Kendine son model bir telefon alabilir (tamam, artık onu da alamaz).

Biraz daha büyüse araba peşinatı olur. Üstüne kredi çekerim arabam olur dersiniz.

Yani aklınıza gelebilecek her şey için portföyünüzü kurban edebilirsiniz ve belli bir sınırı geçmesine izin veremezsiniz.

Charlie Munger’in dediği gibi ilk 100.000’den sonrası yeni bir dünyadır. Bileşik getirinin mucizelerinin artık gün yüzüne çıkmaya başladığı bir yerdir. İkinci 100.000’i biriktirirken artık ilk yüz binin gücü de arkanızdadır.

Fakat borç içinde yüzen, eksi hesaplar, krediler gibi bir borcun normal olduğu bir dünyada çoğumuzun ilk sermayesi yok ve bileşik getirinin gücünü bilmiyoruz. Hiç tanışma fırsatımız olmamış. Bu yüzden de görmediğimiz şeye inanmıyoruz. Gelecekteki güzel günler için bugünden fedakârlık yapamıyoruz.

Eğer finansal özgürlüğünüzü ilan etmek istemiyorsanız, siz de portföyünüzü biraz geliştirip sonra zırt pırt bozabilirsiniz.

Sizin aklınıza gelen finansal özgür olamama yolları nelerdir? Peki hiç bunlardan biri aklınızı çeldi mi?

Biraz da sizden dinleyelim.

Saygılar.

Image courtesy of Sira Anamwong at FreeDigitalPhotos.net

13 Yorum

  1. Onur demiş ki:

    Güzel bir yazı.

    Açıkçası finansal özgürlük için

    1) Ev
    2) Araba

    İhtiyaçlarının tamamen karşılanmış olması gerekiyor. Elimizdeki portföyü sürekli bozduran ve belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra vakumlayan aslında bu ikisi diye düşünüyorum.

    Bir aile babasıysan ve evin araban yokken bankada para bulunduruyorsan bu biraz mantıksız geliyor. Bekar adamsan konu ayrı tabii.

    Haziran 16, 2021
    Yanıtla
    • İlker demiş ki:

      Bankada para durmasa , mesela iyi yönetilen , üreten, temettü veren , görece fiyatı düşük hisselere yatirilsa uzun vade de sağlanan getiriler (temettü + hisse fiyat artışı ) kiranizi ödeyip geri kalanı yatırıma devam etse, kar topu gibi büyüse olur mu ki ( tabiki biraz bilgi , çokça da sabır gerekli mi ki 🤔😎)

      Haziran 16, 2021
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Onur Bey,

      Ne kadar tasarruf ettiğimiz, ne kadar biriktirip ne kadar harcadığımız kişiden kişiye değişiyor.

      Araba konusu kanayan bir yara maalesef. Fiyatlar malum.

      Ev konusunda da aynı şekilde.

      Ben bütün bunlara rağmen portföyün bozulmaması taraftarıyım. Az da olsa yatırıma mutlaka devam edilmeli ve bileşik getirinin önü kesilmemeli diye düşünüyorum.

      Tabii herkesin öncelikleri ve şartları değişiyor. 1.000 tane insan 1.000 farklı durum demek. Hepsi de şartlarına göre teker teker değerlendirilmeli.

      Maalesef herkes finansal özgürlüğü kazanamayabilir ama ufak ufak biriktirip yılda 6 maaş temettü alsa o bile bir şeydir diye düşünüyorum.

      Saygılar:)

      Haziran 16, 2021
  2. Kaan Demirbaş demiş ki:

    Selamlar Yiğit hocam;

    20 yaşındayım, bloğunuzu 18 yaşından beri takip ediyorum ve güzel yol katettim. Bence finansal özgür olamamamızın nedenlerinden biride lüks takıntısı , özellikle yaşıtlarım bu konuda çok hassas, sahip oldukları lüks bir telefonu veya herhangi bir aksesuarı olunca hiç farketmeksizin kendilerini statü olarak üstün görüyorlar. Tabi ki gençliğin vermiş olduğu heyecan ve popüler hissetme duygusu bunda üstün rol oynuyor. Ama her gencin gençliği yaşamak ve gençliği harcamak arasındaki ince farka dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.

    Haziran 16, 2021
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Mükemmelsin Kaan,

      Tasarruf ve yatırım konusunda bu kadar erken bilinçlenmen mükemmel.

      Bulduğun her fırsatta kendini geliştirmen lazım. Aynı zamanda da yatırım yapmayı hiç kesmemelisin. Zaten bunları biliyorsundur.

      Telefona on binlerce TL verecek lüksümüz yok. Yapacak çok daha önemli işlerimiz var ve bize kaynak lazım.

      Aynen böyle devam:)

      Haziran 19, 2021
  3. cagdas demiş ki:

    biriktirdigi paraya gun sonrası ( 2, 5, 7 gun sonra gibi) ihtiyac varsa yine bu tutar para piyasasi fonlarında (ppz, ale, ylb gibi) gunluk getiri elde edilebilir bilginiz olsun , herkesin bir gün f.o. olması dileğimle

    Haziran 17, 2021
    Yanıtla
    • TARIK v. demiş ki:

      Yıllarca yastık altında altın saklayan milletimiz hisseyi 1 sene taşıyamıyor maalesef

      Haziran 18, 2021
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      @Tarık Bey, maalesef öyle. Ama öğreneceğiz. Öğrenmek zorundayız.

      Haziran 19, 2021
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Çağdaş Bey,

      Ben de öyle yapıyorum. Hatta ondan kazandığım paraları da sadece temettü veren bir hisse senedine yatırıyordum.

      Böylece takip etmeyi somutlaştırıyordum.

      Tekrar dönebilirim bu işe.

      Saygılar.

      Haziran 19, 2021
  4. Omer demiş ki:

    Merhabalar güzel bir yazı yine :)))
    Benim içinden çıkamadığım ikilem şu, borçlarım var ve faiz ödüyorum ama bir yanım sürekli yatırım yapıp biriktirmek istiyor. Sürekli biriktirdiğim parayı harcıyorum borçlara. Sizce önce borçlarımı bitirmeliyiz?

    Haziran 24, 2021
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Ömer Bey,

      Kesinlikle yatırıma başlamalısınız. Borçlar bitmez ama zaman geçiyor.

      Bununla ilgili bu hafta sonu ayrıntılı bir yazı yazacağım.

      Saygılar.

      Haziran 24, 2021
  5. Taha demiş ki:

    Yiğit bey merhaba. Benim de bir sorum olacak. Altın katılım fonu, kira sertifikası enstrürümanlarına nasıl bakıyorsunuz? Buralarda temettü gibi bir geri dönüş var mı yoksa sadece fon mu büyüyor? Ayrıca başka bir yazınızda altının daha korunaklı olduğunu söylemiştiniz bundan dolayı tasarrufun tamamını altın fonunda değerlendirmek ve şu an için temettüye ihtiyacımız olmadığından emekli olmaya karar verdiğimizde hisseye girmek fikrine ne dersiniz. Teşekkür ederim hayırlı kazançlar dilerim.

    Temmuz 20, 2021
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Taha Bey,

      Sermayesi az olup da sadece altın biriktirerek ve altının değer artışından medet umarak finansal özgürlüğünü kazanan birini görmedim.

      Altın biriktirenlere faiz imkanı sunan bankalar var. Bunun da faizleri çok düşük yani çok altın biriktirmek lazım.

      Bununla ilgili bir yazı yazmıştım.

      https://www.lattedenborsaya.com/2019/08/26/finansal-bagimsizligi-altin-ile-kazanmak/

      Fakat son 4 yılda getiri olarak altınla neredeyse baş başa gittiğimi de eklemem lazım. Yani son 4-5 sene altın çok iyi kazandırdı.

      İleride ne olur bilemem.

      Ama ben olasılıkların daha lehime olduğu ve kendimi geliştirebildiğim hisse senedi piyasasını seçiyorum bu aralar.

      Son olarak, eğer tasarruf kabiliyetiniz çok yüksekse ve çok birikim yapabiliyorsanız ve riski de sevmiyorsanız, altın bir tercih olabilir.

      Saygılar.

      Temmuz 24, 2021

Yorumunuzu Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.