Etiket: <span>Hisse senedi yatırımı</span>

Herkese selamlar.

Bugün, finansal özgürlük yolculuğuna başlarken benim de çok sık yaptığım ve diğer arkadaşlarımda da gözlemlediğim 2 hatadan bahsedeceğim.

Bunları;

  • Portföyü harcayıp sürekli baştan başlamak ve bileşik getirinin çalışmasına izin vermemek,
  • Düşük maliyete çok fazla odaklanıp alım yapamamak olarak tanımlayabilirim.

Bunlardan ilkini bileşik getirinin nimetlerini elinin tersiyle itmek, ikincisi de küçük zaferler için büyük ödülleri kaçırmak demek.

Hepsinin de giderilmesi için üzerinde çalışılması ve düşünce yapısının değiştirilmesi gerekiyor. Ama uğraştığımız herşey gibi bu da imkansız değil.

Sonuçta finansal özgürlük yolu çoğumuz için hem zihinsel hem de fiziksel olarak zorlayıcı bir yol.

Ben daha çok bunu kilo vermeye ya da sigarayı bırakmaya benzetiyorum. Sadece daha uzun ve daha zahmetli ve sonuçlarını görmek daha uzun sürüyor.

Hadi şimdi bu üç hatayı biraz açalım ve üzerinde tartışalım.

Finansal Özgürlük

Herkese selamlar.

Borsa acayip bir yer. Olmaz denilen şeylerin olduğu, yok artık denilen şeylerin her zaman gerçekleştiği bir piyasa burası.

Hisse senetleri hakkında çok fazla “batıl inanışa” sebep olabiliyor. Bunların çoğu da çok tehlikeli ve çoğumuzun getirisini tırpanlıyor.

Bunlardan bir 12 tanesi ben yazacağım. Atladıklarımı da yorumlara siz yazın.

Hadi başlayalım.

Hisse Senedi Yatırımı

Herkese selamlar.

Finansal özgürlük yolculuğu süreci, bu hayatta kalkıştığım en zor işlerden biri olmuştur.

İnsanın karşısına sürekli yenmesi gereken bir zorluk çıkıyor. Alışkanlık derken borsa düştü, dolar çıktı gibi değil. Kendinle savaşıyorsun. Kendi doğru bildiğin yanlışlarınla sürekli mücadele ediyorsun.

Bu yüzden de aslında öncelikli olan neye yatırım yapacağınız değil, neden yatırım yapacağınız oluyor.

Çünkü finansal özgürlük yolunda size güç veren, savaşlarda yenilseniz de devam etmenizi sağlayan bu güç olacak.

Neye yatırım yapacağınızdan önce neden yatırım yapacağınıza karar vermelisiniz.

Hadi başlayalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı

Herkese selamlar.

“Ağustos 2020 Sonu İtibariyle Portföy Durumu” yazıma gelen yorumlarda sıkça “Hisse yatırımı yapmak yerine dolar alsaydın şimdi kaç doların vardı?” sorusuyla karşılaştım.

Bu merakı anlayabiliyorum çünkü Türk Lirası’nın hızla değer kaybı yaşadığı bir dönemden geçiyoruz. Benim gibi 2000’lerdeki durumu görenler için çok da alışıldık bir durum değildi açıkçası.

Sonuçta 2004’ün Nisan ayında 1.30 TL olan, 2014’ü 1.80’lerde kapatan fakat sonraki 6 yılda ise 7.55 TL’lere kadar çıkan bir Dolar-Türk Lirası kuruyla karşı karşıyayız.

Fakat yaptığım hesaplamalarda gördüm ki dolar alıp kenara koymak benim için çok zararlı olacakmış. Finansal özgürlüğün formülü bence bu değil.

Neyse lafı fazla uzatmadan bakalım yatırım yapmak yerine sadece dolar alsaydım ne olacakmış?

Hadi başlayalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı

Herkese selamlar.

Portföy daha olgunlaşmamışken her zaman başımıza portföyün %5-10’unu kullanmamız gereken bir iş gelebilir. Bir ihtiyacımız olabillir. Peki böyle bir durumla karılaştığımız zaman ne yapmalıyız?

Bizim için gece gündüz çalışan kölelerimizi satmalı mıyız? Kuzucuklarımıza kıymalı mıyız? Yoksa borç mu almalıyız? Ödeyemezsek Babil’in En Zengin Adamı’ndaki Arkad gibi köle olur muyuz?

Böyle bir sorunun cevabı pek kolay değil. İnsanın içinde olduğu her iş çok karmaşıklaşıyor. İşin bir ucunda matematik var. Diğer ucunda da psikoloji.

Ama kesin bir cevabı olmasa da bu seçenekleri değerlendirmeyeceğimiz anlamına gelmiyor.

Yürüdüğümüz finansal bağımsızlık yolunda benim başıma gelen sizin de başınıza gelebilir diye kendi bakış açımı anlatayım dedim:)

Özellikle finansal özgürlüğün ilk zamanlarında elde pek nakit olmuyor. Portföy büyüme aşamasında ve ancak kendi kendini besliyor. Maaşımı alıyorum ve yatırıma bir miktar para ayırıyorum. Kalanını da harcıyorum. Yani boşta da pek para olmuyor. Zaten olsa da hemen hisse senedi alıyoruz:)

Neyse lafı fazla uzatmadan başlayalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı