Nisan 2024 Sonunda Portföy Durumu

Herkese selamlar.

Nisan 2024 benim için çok zor geçti. Borsa rekorlar kırarken yatırım hayatımın en kötü haftalarından birini yaşadım diyebilirim. Büyük ihtimalle en kötüsü olabilir. 15-19 Nisan arasını ömrüm boyunca unutacağımı düşünmüyorum.

İşlem portföyünde taşıdığım ve çok da güvendiğim iki şirket ard arda bilanço açıkladı. Enflasyon muhasebesi nedeni ile beklentiler karşılanmayınca ertesi gün de taban oldular. Tabii düşüşlerine daha önce başlamışlardı.

Portföydeki kaybım bir yana gururum incindi:)

Neyse, yolda böyle şeyler olur. Ay sonunda toparladık gibi.

Ben yürümeye devam edeyim.

Hadi portföy durumuna bakmaya başlayalım.

Piyasalarda Son Durum

Yazının başında takip etmek isteyenler için Mart 2024 sonundaki portföy durumunu buraya bırakıyorum.

Önce dövizdeki durumu verelim. Bu verilerin 04.05.2024 itibari ile olduğunu belirteyim. Ay sonu hafta içine denk geldiğinde ay sonu yazısını o ayın ilk Cumartesisi yazıyorum. Başka türlü yetişmiyor.

04.05.2024 İtibariye Dövizdeki Son Durum

Malum olduğu üzere ekonomi yönetimi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası TL’nin reel olarak değerleneceğini üstüne basa basa söylüyorlar. Son yapılan açıklamada faizlerin de yeterli bir süre yüksek kalacağını ayrıca belirttiler. Bu demeçlerin ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum.

Mart ve Nisan aylarında bu değerlemeyi biz de bizzat yaşadık. (Değerleme derken dövizin enflasyon kadar artmamasını kastediyorum).

Yıl başında gördüklerimden dövizin en azından aylık bazda enflasyon kadar artmasını tahmin ediyordum fakat Nisan 2024’te pek yerinden kıpırdamadı. Özellikle yurtdışından döviz girişi hız kazandı.

Makro’da bir söz vardır: “Yeterince faiz verirseniz gelirler.” derler. Gerçekten de tahvile gelmeye başladılar. Gelirken de döviz üzerinde baskı oluşturuyorlar. Bir yandan da not arttırımlarını görüyoruz.

Kura yönelik piyasada oluşan bu baskı eskisi gibi tüketimde artışa neden olur mu? Bunu para ve maliye politikasındaki sıkılaşmalar belirleyecek. Biz de yaşayıp göreceğiz. Bence sıkı para politikası ve görece ona göre daha gevşek maliye politikası ile devam edeceğiz gibi duruyor.

Bu arada Türkiye benim hatırladığım kadarı ile ilk kez büyük bir ülkeye ticaret ambargosu koydu. Bunu da yakından izlemek lazım. Geçen hafta piyasa oralı olmadı. Fakat bu gibi durumlar coşkuda göz ardı edilse bile zamanı gelince düşüşlerde hatırlanır.

Son olarak yatırıma başladığımdan beri belki de ilk kez borsayı ucuz bulmadığımı da belirtmek istiyorum. Mevcut durumda faizle karşılaştırdığım zaman bence aşağı yönlü riskler daha fazla.

Ama tabi ucuz olmak zorunda mı? Ya da her yükselen hemen düşmek zorunda mı? Tabii ki değil. Sadece bu döviz, faiz ve altın fiyatlarında hisse seçerken zorlanıyorum.

Yüksek faiz şartlarında sürprizlerin aşağı yönlü olma olasılığının yukarı yönlü olma olasılığından yüksek olduğunu düşünüyorum.

Yazıda bir kaç kere daha belirteceğim ama şimdi de söyleyeyim. Makro hakkında bir fikrim olsa bile yüzde yüz bu fikrime göre işlem yapmıyorum, yapamam. Her zaman kaçırdığım, bilgim ve öngörüm dışında olan şeyler olabilir. Bu sebeple de portföyün bir kısmı ile hisse senedi piyasasında olmaya devam ediyorum.

Şimdi konumuza dönelim.

Size dünyadaki gelişmelerden bir kaç örnek vermek istiyorum. Kimi anladığım kimi ise mevcut bilgi birikimim ile anlamadığım/açıklayamadığım şeyler. Yine de haberdar olmakta fayda var.

Dünya’da Yaşanan Gelişmeler

Geçen ayki yazımda enerji maliyetlerinden ve etrafımızdaki savaşlardan bahsetmiştim. Burada değişen bir durum yok. Rusya- Ukrayna Savaşı Ukrayna’ya verilen yeni silah yardımıyla devam ediyor. Dinlediğim uzmanlar bunun uzun süre devam edeceğini belirtiyorlar. Yani kısa vadede bir çözüm ve bahar havası öngörülmüyor.

Asıl dikkatinizi çekmek istediğim başka bir nokta var. USD/JPY kuru.

USD/JPY senelik frafiği

USD/JPY ay sonunda 160’a iğne attıktan sonra sözlü yönlendirmeler ile 152’ye kadar çekildi. Fakat burada ülkelerin makro politikalarından kaynaklanan bir güç birikmesi devam ediyor.

ABD’de FED faiz oranlarını %5.25-5.50 aralığına çekerken Japon Merkez Bankası BOJ’da bu oran %0-0,1 aralığında bulunuyor.

Bu da yatırımcılara Japon yeni borçlanıp bununla dolar alıp ABD’de faize koyup sonra da aradaki farktan yararlanma imkanı veriyor. Bir zamanlar bizim de başımıza gelen ucuza borçlan yüksek faiz veren ülkeye yatır ve sonra elde ettiğin parayı zayıflamış döviz kurundan orijinal para birimine dön ve aradaki farkı cebe indir durumu büyük ölçüde burada devam ediyor.

Haberler ABD’nin Yen’in zayıflamasından rahatsız olmadığı fakat Çin ve Güney Kore’nin homurdanmaya başladığı yönünde.

Faizde meydana gelen değişimler çeşitli ülkeleri çeşitli şekillerde etkilemeye devam ediyor.

İkinci konu da ABD’deki faiz artışlarının, S&P 500’deki şirketlerin temettü ve hatta kâr verimleri ile 10 yıllık faiz farkı iyice açmış olması.

Nasıl yani? Önce grafik verelim:

Şu anda FED faiz oranı %5,50’te bulunuyor. Piyasa tarafından bunun kısa süre içerisinde düşüş trendine tekrar gireceği bekleniyordu. Bu yüzden de ABD tahvil faizleri faizleri tekrar yükseliş eğilimine girdi.

ABD 10 yıllık Faiz Grafiği – Kaynak: FT

Faizler bütün varlık fiyatlarını etkiliyor. Faizi paranın (zamanın) fiyatı olarak kabul edersek de faizin artışı parayı daha değerli hale getiriyor ve varlık fiyatlarını aşağı çekerken verim eğrisini de dikleştiriyor. Yani riskli varlıklardan daha yüksek getiri elde etme beklentisi oluşturuyor. Bu da varlık fiyatlarının aşağı doğru gelmesine sebep oluyor. Yani olmalı. Daha yüksek faiz normal şartlarda daha düşük borsa demek.

ABD’de faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceğini ve bunun da varlık fiyatlarını aşağı doğru itebileceğini gördük. fakat ABD endeksleri senelik dibinden hala çok yüksekteler.

Şimdi uzun yıllardır kullanılan ama son zamanlarda FED’in faizlere müdahalesi sonucu gözden düşen bir göstergeye bakacağız: Faiz ve temettü verimi ilişkisine.

ABD’de genellikle faiz ve temettü verimi arasında rekabet olduğu varsayılıyor. Yüz yıllık bir mevzu bu.

İkisi arasındaki farkın fazla açılamayacağı, açılırsa bir taraftan diğerine kayma yaşanıp fiyatları dengeleyeceği biliniyor. Hatta Avusturyalı Zurih Kuzgunu olarak bilinen Felix Somary’nin 1929’daki ABD Büyük Buhranı’nı tahmin etmesindeki en önemli etmenlerden biri de bu göstergeydi. Bakalım bu gösterge bize ne diyor?

S&P 500 Temettü Verimi ve Hazine Tahvilleri Getiri Karşılaştırması
Nisan 2024 başındaki göstergeler.

Biraz açıklama yapalım. Şirketler kâr eder. Bunun bir kısmını dağıtır, bir kısmını da bünyesinde tutar ve yatırımlarda vs. kullanır. Dividend Yield burada dağıttığı kısmın piyasa fiyatına oranı yani temettü verimi. Earnings yield ise dağıttığı ve dağıtmadığı kârın toplamının piyasa fiyatına oranı.

Kahverengi sütunlar S&P 500’ün toplam kâr/piyasa değerinden (pd) 2 yıllık tahvil faizin getirisinin çıkarılması ile bulunuyor. Bu sıfırlanmış durumda.

Sarı, temettü verimi (dağtılan kâr)/pd ile 2 yıllık tahvil, turkuaz ise 10 yıllık tahvil ile karşılaştırması.

Gördüğünüz gibi 2010’dan beri olan fark kapanmış ve şu anda faizin getirisi temettü hatta kâr veriminin bile önüne geçmiş durumda(%3,42 ve %1,15 üstünde).

Kısa bir yazı yazacakken ben bunları neden ekledim diye kendimi sorgularken buldum şu an kendimi.

Yukarıdaki durumu kısaca özetlersek ABD borsaları ABD tahvil faizine göre ucuz değil. TR’de olduğu gibi hemen düşecek anlamına gelmiyor. Apple’ın hisse geri alımı yapması gibi büyük finansal mühendislikler ile endeksler yukarıda tutulabilir. Fakan artık ABD’de de borsanın alternatifinin faiz olduğunu ve bunun ciddi bir alternatif haline geldiğini de unutmamalıyız.

Buraya kadar gelen yeri özetlersem Nisan 2024’te hem Dünya politik çerçevesinde hem de ABD ekonomisinde (faiz kaynaklı) riskler var.

Yani Dünya güllük gülistanlık değil.

Ülkemizde ve dünyada faiz borsaya ciddi bir alternatif olmuş durumda.

15-19 Nisan Arasında Başıma Gelenler

Yaşadığım olayları 19 Nisan akşamı yazmıştım fakat olayın sıcaklığı ile yayınlamadım. Şimdi size o zaman ne düşündüğümü, neler yaşadığımı sıcağı sıcağına o zaman yazdığım hali ile anlatmak isterim. Böylece bu blogu bundan 10 yıl sonra okuyanlar neler yaşadığımızı o zamanki hali ile okuyabilirler. Tırnak içindeki kısımlar 19 Nisan akşamı yazıldı.

“Bu seneye portföyde ALARK, FROTO, EKGYO, TUPRS, SAYAS ve THYAO ile başladım.

Nisan başında ise elimde ALARK, THYAO, TTKOM ve TUPRS vardı.

Son haftaya ise elimde ALARK, EKGYO, FROTO ve TTKOM ile girdim. ALARK ve EKGYO %70’ti.

Enflasyon muhasebesi gibi bir bilinmezlik olmasına rağmen pozisyonlarıma çeşitli sebeplerle güveniyordum. Fakat işler çok da beklediğim gibi gitmedi. Ne zaman tatile çıkacak olsam portföye bir haller oluyor zaten.

17 Nisan’da gün içinde BOFA’nın 30 milyon lot üstü bir EKGYO satışı oldu. Şöyle böyle piyasa tarafından karşılandı. Normal bir durum değildi tabii çünkü bir oyuncunun tahtada bu kadar acele ile mal sattığı çok rastlanılan bir durum değildi ama çok da üstünde durmadım. Bilançonun Mayıs’ta gelmesini beklediğim için de takılmadım.

Sonra aynı gün servisteyken saat 18.30 civarı beklenmedik şekilde bilanço geldi. O satışı gördükten sonra daha bilanço dosyasını açmadan ayvayı yedik dedim:)

Aslında çok kötü bir bilanço değildi ama piyasa beklentisi ile uyuşmadığı için ertesi gün dayağı yedik. Hafta başı 10.77’den başlamıştık, Cuma akşamı 8,96’dan kapadık. Bence aşırı tepki verdi ama dediğim gibi yüksek faiz ortamında sürprizler genellikle aşağı yönlü oluyor.

Böylece portföyün ikinci en büyük pozisyonu fena dayak yemiş oldu. Tabii bu kadarla da kalmadı. Endeks aynı oranda düşmeyince de tabii insan daha fazla sinir oluyor. Ama tamam dedim olur böyle şeyler.

Ertesi gün ALARK bilançosu gelecekti. Geldi ama yani gece 3 civarında geldi 🙂 Gece 1 civarında uyuyakalmışım. EKGYO’da olan bunda da oldu. Bilanço öncesi yüksek işlemler gerçekleşti. Enflasyon muhasebesi kaynaklı 2023 kârında benim beklemediğim büyük bir düşüş yaşandı.

Beklenmedik (benim beklemediğim) bu kâr düşüşünden sonra portföydeki şelale şenliğine ALARK da katıldı. Orada da 140’tan gözümüzü açmıştık ve 119,20’den haftayı kapatmış olduk.

TTKOM ve FROTO’da önemli bir olay olmadı. (Allah’tan olmadı).

Yani dostlar kısaca, en büyük iki pozisyonumdan ard arda iki gün piyasanın hoşuna gitmeyecek haberler aldık. Portföyün hisse senedi tarafı bu hafta %20 civarında değer kaybetti. BIST düşmediği için de negatif alfa yaratmış oldum. Parasal kayıp bir yana psikolojik olarak da baya bir dayak yedim. Kontrolü kaybetmedim ama kaybetmeme ramak kaldı diyebilirim.

Yaklaşık 8 senedir ilk kez böyle bir durumla karşılaşıyorum. Fakat endeksten farklı bir getiri elde etmek için de riski taşımak gerektiğine inanıyorum.

Hal böyle iken tabii ki moraller bozuldu ve canım sıkıldı. Hatta biraz da ekran başında olmaktan kaynaklı portföyümün kontrolünü kaybettiğimi hissettim. Kendime de bazı dersler de çıkardım. Bu tür durumlara o anda hazır olunmuyor. Daha öncesinden hazırlığı ve planları yapmak lazım. Yani ne zaman neyi yapacağını anın sıcağı olmadan biliyor olmak gerekiyor.

Gereksiz işlemlerim ve stresim oldu.

Fakat BIST’te yatırım yaptığımı biliyorum. Etkin bir piyasada değiliz, zaten bu yüzden de ortalamanın üstünde düzenli getiri elde edebiliyoruz.”

Evet, 19 Nisan akşamı bunları yazmışım.

Şimdi de hisse senedi varlığını vereyim. Bu arada merak edenler için TL bazlı ayı ufak bir kârla kapattım. Dolar bazlı ise Eylül 2023’e göre %10 aşağıdayım.

Mart 2024 Sonunda Hisse Senedi Varlığı

LTB Hisse Senedi Varlığı

Nisan’da TUPRS’ı portföyden temettü öncesi çıkardım. Gittiği yeri düşünürsem erken sattığım kesin. Yani hata yapmışım. Fakat alırken nerede satacağımı hesapladığım için planımı bozmadım ve satıp para piyasası fonuna geçtim. Planladığım gibi olmadı tabii ama şu anda %70 bileşik faiz ve istediğim zaman geri alabilme özgürlüğü cazip geliyor.

Ek olarak ALARK’ları azaltıp o şokta EKGYO’yu arttırdım. Hem ALARK hem de EKGYO hakkında o kadar çok söylendi söyledik ki daha fazla konuşmaya gerek yok. İkisinin de Genel Kuruluna katılmayı planlıyorum. Ne söyleyeceklerini açıkçası çok merak ediyorum.

ALARK’ta yatırımların meyvelerini vermesini bekleyeceğim.

EKGYO ağırlığımın %43 olması pek hoş bir durum değil. Bunun da farkındayım.

Biraz ASELS, biraz da FROTO ekledim. TTKOM pozisyonu değişmedi.

Bunun yanında %5 de çeşitli küçük pozisyonlarım var.

Şu anda %60 civarı hisse, %40 civarında da Para Piyasası Fonu taşıyorum.

Kredi uzun zaman kullanmıyorum. Kredili işlem yapmıyorum. Bu piyasada değişken faizli kredi kullanmayı düşünmüyorum.

Hisse senedi piyasası hakkında her ne kadar eski hevesim olmasa da bir şeyler kaçırma ve yanılıyor olma ihtimalime karşı hisse senedi pozisyonu tutmaya devam edeceğim. Oranı artar, azalır. Onu zaman ve gelişmeler gösterecek

Son olarak da klasik grafiğimizi koyalım.

LTB Dolar TL Portföy Durumu

Portföy Eylül sonu dolar değerinin hala altında seyrediyor. TL olarak ise en yüksek değerine ulaştı. Portföyden çektiğim tutarları hesaba katsam belki dolar bazında da geçmiştir ama giden parayı katmanın alemi yok.

İşlem portföyünde durum böyleydi. Şimdi de temettü ve finansal özgürlük portföyüne bakalım.

Nisan 2024 Sonunda Temettü ve Finansal Özgürlük Portföyü Durumu

Şimdi de uzun vadeli alım yaptığım ve (zorunlu haller dışında) değişikliğe gitmemeye çalıştığım ve satış ya emeklilik portföyüme bakalım.

Burada 9 tane şirketim var. Bu şirketler büyük oranda, yatırım yapan büyüyen ve/veya temettüsünü düzenli şekilde arttıran şirketlerden oluşuyor.

Aynı zamanda ufak miktarda para piyasası fonu ve Acil Durum Fonu için de ALTINS1 var. Acil durum fonunun ilk etapta aylık harcamamın üç katı kadar olacak şekilde büyütmek istiyorum. Acelem yok. Yavaş yavaş oraya geleceğim. Daha önce yapmaya çalıştığım ve bir türlü yapamadığım bir şeydi:)

Şimdi portföye bakalım.

Nisan 2024 Sonunda Temettü ve Finansal Özgürlük Portföyü

Bu ay bu portföye 9.200 TL para aktarmışım.

Ayrıca AKSA’nın ve FROTO’nun da temettü ödemeleri vardı. Onlar ile de hisse alımını sürdürdüm. Hiç hisse satışı yapmadım.

Böylece geçmiş temettülere göre almam muhtemel “yıllık” temettü geliri 6.571,48 TL’ye ulaşmış oldu.

Toparlarsam

Zor bir ayı geride bıraktık ama zor aylar her zaman gerekli. Yoksa insan kendini geliştiremiyor ve oldum zannediyor. Rahatlıyor.

En rahat olduğun zaman da düşmeye en yakın olduğun zaman oluyor.

Tasarrufa ve yatırıma devam. Daha gidecek çok yolumuz var.

Bu arada sizin durumunuz nasıldı geçen ay? Çok yara aldınız mı? Yoksa hasarsız mı atlattınız? Biraz da sizden dinleyelim.

Saygılar.

12 Yorum

  1. ihsanaktas demiş ki:

    emeğine sağlık dostum, hayranım bu çabaya, çok keyifli değil mi 🙂

    Mayıs 5, 2024
    Yanıtla
  2. Burak demiş ki:

    Ben de tam ihtiyacım olan bir zamanda iyi bir kâr döneminden faydalanamadan kârımdan zarar ettim, heheh. Oldukça kötü hissettim. Satış yapmadım bu sebeple zamanın ilaç etkisi göstermesini bekliyorum, umarım piyasa hızlıca düzelir.

    Yaşadıklarımız çok değerli. Her zaman büyük yatırımcıların stratejilerinin aslında ne kadar basit olduğunu okuruz ama pratikte hiç de öyle olmadığını ancak başımıza gelince veya iş işten geçince anlıyoruz. Eminim dersleri çıkarıp en az zararla bu dönemi atlatacaksınız.

    Acaba “temettü” ile bileşik getiri stratejinizi bilerek mi azalttınız? Rakam olarak geçmişe göre az geldi gibi. Eskiden portföyünüz bono, tahvil ve temettü ağırlıklıydı, şu an hisseden kâr elde edip para piyasasını ve faizleri kullanıyorsunuz sanırım?

    Bu arada acil durum fonu inanılmaz gerekli bence de, bu konudaki önceliğinizi ben de destekliyorum.

    Saygılar.

    Mayıs 5, 2024
    Yanıtla
  3. Ali demiş ki:

    ABD de ki Faiz Temettü ilişkisi çok ilgimi çekti, bilgi ve bakış açınız için teşekkürler.

    Mayıs 11, 2024
    Yanıtla
  4. YAVUZ MERCAN demiş ki:

    Merhaba, sitenize yeni buldum takibe aldım elimden geldiğince yazılarınızı okuma çalışıyorum bende temettücülerdenim bu yılın başında başladım düzenli olarak alım yapıyorum yalnız ben 3-5 hisseden çok 48 hisse buldum düzenli veren her ay 48 farklı hisseden alım yapıyorum 1er 2 şer tane iyimi yapıyorum kötümü yapıyorum bilmiyorum belkide çok sağlamcı olduğumdandır riski 48 e böldüm 🙂

    borsanın inip çıkmasına hiç bakmıyorum sizi takipteyim çok keyifli okumak teşekkür ederim.

    Mayıs 13, 2024
    Yanıtla
  5. bora demiş ki:

    Portföyümde zirve gördüğüm son tarih eylül 2023 xu100 endeksi 8325 puanda iken. Şuan xu100 endeksi 10055 puan ile o günden bu güne yaklaşık %20 prim yapmışken, benim o günkü zirveye göre kaybım hala %40

    bu arada portföyümde olan hisselerin %80’ide xu100 hissesi. Endeks mühendisliği dedikleri buysa muazzam iş çıkardıkları kesin. yükselişlere ayak uyduramayıp düşüşlerde en önden koşan ne kadar xu100 hissesi varsa sanırım ben satın almışım. Mayıs ayının sonu haziran ayının başına kadar kendime süre tanıdım, eğer ki hala bir toparlanma olmazsa büyük ihtimalle 2020 yılı mayıs ayından sonra ilk kez %100 para piyasası fonlarına yöneleceğim, faiz indirimleri ne zaman başlar bilmiyorum ama faizlerin %20 seviyesine gelmediği süre boyuncada ya borsadan uzak duracağım yada bu işi beceremediğim kanısına varıp, yıllık yönetim ücretiydi, stopajdı bu durumları gözardı edip işi ehline bırakarak tefas fonlarına yöneleceğim.

    Şimdi hisse senedi seçmeyi beceremeyip fon seçiminde başarılı olurmuyum onuda yaşayıp göreceğim.

    Mayıs 14, 2024
    Yanıtla
  6. Bekir demiş ki:

    Temettü veren hisse fonuma düzenli alımlarımı gerçekleştirdim. uzun vadeli Temettü fonu daha fazla hoşuma gitti, Çünki temettülerden vergide kesilmiyor.

    Mayıs 14, 2024
    Yanıtla
  7. UĞUR demiş ki:

    Merhaba,benzer durumları ben de yaşadım.Alark en yüksek orandaki hissemdi, o şokta satamadım hala da satmadım bekliyorum artık…ve maalesef ekgyo’daki beklentim de suya düştü.bu hafta başındaki olaydan sonra tüm ekgyo’ları sattım. gideceği çok yolu olan küçük portföyümün en büyük oranlı hisselerinde gol yemek biraz moral bozdu tabii. neyse ki hedef 2025′ e daha var. :))

    Mayıs 16, 2024
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Merhaba Uğur Bey,

      Ne güzel gidiyorduk. ALARK ve EKGYO’da yaşadıklarım gururumu ve portföyümü incitti 🙂

      Küçük portföyde yatırım yapmaya devam etmeye ve sermaye biriktirmeye odaklanmak ilk öncelik olmalı:)

      Yatırım ve tasarrufa devam.

      Saygılar.

      Mayıs 18, 2024
  8. Zeki Topcu demiş ki:

    MERHABA,
    PARA PİYASASI FONUNUN BİLEŞİK GETİRİSİNİN NASIL %70 OLDUĞUNU ANLATABİLİRSENİZ ÇOK SEVİNİRİM. BU KONUYA KAFAM BİR TÜRLÜ BASMADI.

    Mayıs 16, 2024
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Merhabalar,

      Twitter’da Barış Yılmaz haftalık olarak getirileri takip ediyor. Oradan bakabilirsiniz.

      Bu arada PPF’lerde günlük faizin yıllığa yuvarlandığını da unutmamak lazım. Olası bir faiz düşüşünde en hızlı burası etkilenir.

      Onun için zaman geldiğinde faiz düşüşünden az etkilenmek için (eninde sonunda etkilenirsiniz) uzun mevduat yapmak gerekebilir. Onun da ayrı riskleri var tabii.

      Saygılar.

      Mayıs 18, 2024
  9. cihanozdemir85 demiş ki:

    Yazının tamamı için teşekkür ederim. Mevcut piyasada işlem yapan birinin günlüğü gibi olmuş. Hem psikolojik hem de makro değerlendirmeler ilgi çekici. ABD faiz ve temettü ilişkisine dair bir sorum olacak. Mevcutta oluşan farkın faiz yönünde pozitif olması sebebiyle borsanın bundan negatif etkilenmesi beklenen bir durum ama bunun her zaman bir dengeye girdiği ile ilgili belirttiğiniz kısmı esas alırsak tersi yönde bir akış gerçekleşmesi ve borsanın pozitife evrilmesi de mümkün değil mi?

    Mayıs 21, 2024
    Yanıtla
  10. BULENT GÖKER demiş ki:

    Merhaba Hocam,
    Bir pandemi borsacısı olarak yazıyorum. Yabancının oyuna döndüğü yerde bana pek kazanç olmaz diye fonlara ağırlık verdim. Zaten enflasyon muhasebesi az olan bilgimi 0 a indirdi. Sonumuz hayırlı ola.

    Mayıs 24, 2024
    Yanıtla

Yorumunuzu Ekleyin

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.