Hisse Senedi Almadan Önce Kendimize Sormamız Gereken Üç Soru

Herkese selamlar! Şirketlere yatırım yapmadan önce onlara bir ton soru soruyoruz. Kâr ediyor musun, F/K oranın kaç, borcun çok mu, rakiplerin kimler gibi… Sonra da yatırım yapabiliriz diyoruz ya da yok kardeş sen bir dolaş gel deyip evine gönderiyoruz.

İşin aslı, yatırım yapmak için şirketlere soru sormadan önce kendimize sorular sormalıyız. Aynayı karşımıza alıp “bak arkadaşım bu yol zorlu ve çetin bir yoldur, öyle zor kazandığın parayı böyle har vurup harman savuramazsın, başkası yat alsın kat alsın diye yatırım yapılmaz, sen bu işe hazır mısın?” dememiz gerekiyor.

Test üç sorudan oluşuyor. Eğer bu soruların cevaplarına evet diyebiliyorsak o zaman yatırım yapmaya başlayabiliriz. Yok! soruların cevabı hayırsa o zaman eğitime devam.

Hadi o zaman, ünlü yatırımcı Peter Lynch’in hisse senedi yatırımı yapmadan önce herkesin sorması gerektiğine inandığı üç soru neymiş bir görelim ve ülkemize ne derece uygun beraber tartışalım…

Hisse senedi yatırımı yapmadan önce sorulması gereken üç soru

1) Evim Var Mı?

Geldik yüz yıllık tartışmalı bir soruya. Ev mi almalıyım yoksa hisse yatırımı mı yapmalıyım? Ünlü yatırımcı bu soruya ilk önce ev almalısın diye cevap veriyor. Bunu üç nedene dayandırıyor.

Bunlardan ilki; ev alanın zarar etmeyeceği yönünde. Ben hiç ev alınca zarar edeni görmedim diyor.

Bizde pek adetten değil ama Amerika’da insanlar ev almaya önce küçükten başlıyor. Önce olunca  1+1 veya stüdyo al. Sonra onu sat üstüne biraz daha para koy (ya mortgageni kapat ya da yeniden mortgage yap), gerektiğinde 2+1’e çık. Çocuklar olunca 3+1’e geç. Çocuklar evlenince tekrar daha küçük bir eve dön ve sermayeyi emekliliğin için yatırıma yönlendir diye kısaca tarif edebileceğim bir sistem kullanıyorlar.

İkinci nedense bu blogda sürekli üstünü çizdiğim psikoloji boyutu… Kimse evinin değeri bir günde %5 düştü diye satmıyor fakat hissesini satan bol. Herkes şu an uzun veya en azından orta vadeli yatırımcı ama krizlerde ya da düzeltmelerde maalesef insanların psikolojisi çabuk değişiyor. Bir eviniz olsun diyor yazar. Ne olur ne olmaz.

Son olarak da ev alanlarımız bilir. Bir evi almadan önce ne kadar araştırıyoruz? Komşulara, çevreye, ortalama metrekare fiyatına, her şeye bakıyoruz. Ama hisse senetlerinde bunu yapmıyoruz. Siz hiç bu evin değeri %100 artacakmış diye araştırmadan ev aldınız mı?

Bu üç sebepten dolayı Peter Lynch mutlaka bir ev almanız gerektiğini söylüyor.

Önce Amerika’ya bakayım kabaca… Amerika’da ya da diğer ülkelerde oturan varsa daha kesin bilgi verebilir bize. Maaşım $3.500 olsun. Okuduğum Amerikalı bir blogger geçenlerde ev aldı. $260.000’dı evin fiyatı. Metrekaresi de $1.700 civarına denk geliyor.  Konut kredilerini inceledim $250.000 kredi alsa 30 yıllık mortgage için yıllık %3,5 faizden $1.150 civarı para ödeyecek. İki kişi çalışsalar $7.000 dolar kazanıp bu $1.150 konut kredisi ödeyip ev sahibi olabiliyorlar. Bir de fiyatı daha düşük olan 1+1 evler için bunu yaptığımızda sanırım aylık ödeme $500-$600 dolara falan düşer. O zaman da borsaya yatırım yapacak param olurmuş yani.

Yiğit saçmalama orası Amerika. Sen nerede yaşıyorsun diyebilirsiniz. İstanbul’da zor ama diyelim ki Ankara’da 260.000 TL’lik ev alsam ne kadar ödeyeceğim acaba? Bir kere 65 000 TL ön ödeme var. Geri kalan 195.000 TL’yi de eh en fazla 10 sene mortgage ile ödeyebileceğim. O da aylık 2.700 TL taksit yapıyor. Geriye bana 900 Tl kalıyor. Yetmez!

1+1 alsam, Eryamanda 130 000 bine var daireler 20 yıllık falan. O zaman da 32.000 TL ödeme yapmam gerekiyor. Geriye kalan 90.000 TL için on yılda 1200 TL ödemem lazım. Ödeyebileceğim bir rakam ama aidatıyla vs 1.500’ü bulur. Ama çocuk olana kadar insan eşiyle 1+1’de oturabilir. Hanımları ikna etmek çok zor olur ama.

Neyse bu bölüm çok uzadı. Peter Lynch amcama burası Amerika değil diyorum. Ama eğer erken emekli olmayı kafaya koyduysanız 3.500 TL maaş alan biri için 1200 TL ödenebilir.Geri kalandan da borsaya yatırım pekala yapılabilir diye düşünüyorum. Faizler düşük olsaydı çok daha güzel olurdu herşey tabii. Ama tabii ki 30.000 TL peşinatı biriktirmesi de zor.

2) Yatırım Yaptığın Paraya İhtiyacın Var Mı?

Birinciyi soruyu geçtiysek ikinci soruyu sormamız gerekiyor. Bu da paraya yakın gelecekte ihtiyacımız var mı? Yakın gelecek derken üç beş yıldan bahsediyoruz. Yazarın dediğine göre hisse senetlerinin üç ilâ beş yılda ne olacağı belli olmayabilir. Çok sağlam şirketler bile yıllarca yerlerde sürünebilir. Ama on yıl sonrası daha tahmin edilebilir diyor.

Tavsiyesi ise sadece kaybettiğinizde günlük hayat kalitenize etki etmeyecek parayla yatırım yapın.

Ben buna sonuna kadar katılıyorum. Eklemek istediğim ise eğer kısa vadede ihtiyacınız olan parayla yatırım yaparsanız, psikolojinizi bozarsınız ve hatalı karar alabilirsiniz. Üstadların da sıkça vurguladığı bir şey bu. İhtiyacın olan parayla yatırım yapma! Düğün masraflarını karşılamak için şeytan dürtmedi değil ama :D… (#sakinolyiğit)

Uzun lafın kısası ihtiyacın olan parayla yatırım yaparsan o parayı unutamazsın. Birileri dürter durur hata yaparsın. Üstelik iyi yönetilen şirketlerin hisse senetleri uzun vadede Türkiye büyüdükçe büyüyecek bu kesin ama kısa vadede ne olacağı bilinmez. Warren Buffett bilmiyor yani en azından.

3) Başarı İçin Gerekli Kişisel Niteliklere Sahip Miyim?

Şimdi gelelim en önemli maddeye. Sabır, mantık, kendine yetebilmek, acıya dayanıklılık, açık fikirli olmak, kararlılık, tarafsızlık, esneklik, alçak gönüllülük, bağımsız araştırma yapabilmek, hatalarını kabul etmek ve sürüden ayrı düşünebilmek. Evet en başarılı yatırımcıların IQ’sunun ortalama bir yerlerde olduğu bu piyasada zeki olmak gerekli değil.

Ayrıca bazen mantığınız size bir şeyi yapmanızı bas bas bağırırken denilenin tam tersini yapma gücü gerekir. Bazen neredeyse yeraltı sığınağına saklanmayı düşünürken senet almanız, bazen de Warren Buffett gibi zengin olacağım böyle giderse 2 yıla kalmaz dediğinizde bir şirketin senetlerini satmanız gerekebilir çünkü. Eğer herkes korkarken senet alabilseydi, hepimiz zengin olurduk değil mi:)?

Ne yazık ki içimizdeki bazı şeyler bizi çok kötü birer yatırımcı yapıyor diyor ünlü yatırımcı. Bunları da kaygı, rehavet ve teslim olma diye özetliyor.

İlk paragraftaki fikirler niye gerekli biliyor musunuz? Piyasalar güllük gülistanlıkken değil de %10-20-30 düştüğünde nasıl davranacağımızı belirleyeceği için gerekli 🙂

Son olarak da yazar böyle özetliyor durumu: “Önemli olan iç güdülerimize güvenmek değildir. Zamanı geldiğinde onlara karşı koyabilmektir”

Saygılar.

Not: Peter Lynch’in sözleri “Borsada Tek Başına” isimli kitaptan alınmıştır.