Latteden Borsaya Yazılar

Herkese selamlar,

Son portföy videomun altına gelen yorumlardan biri şöyleydi: “Faiz indirim sürecine girildiğinde sanayi hisseleri (FROTO, EREGL, SISE vb.) çok ucuz kalmışken neden portföyde ağırlığı GYO tarafına verdiniz?”

Bu aslında isteyerek yaptığım bir şey değildi. Kendime daha önce “neden sanayi hisseleri almadım ya da neden gyo alıyorum” diye sormamıştım.

Fakat güzel bir sorunun boşa gitmesini istemedim. Hem kendimi sorguladım hem de verilerle olaya bakmaya çalıştım ve bunun nedenini size anlatabilirim diye düşündüm.

Kısa cevabı yine de en başta vereyim:

  1. Sektör seçimi yapmıyorum bunun yerine kâr artışına odaklanıyorum (daha doğrusu odaklanmaya çalışıyorum). “Sanayi mi GYO mu?” sorusu, benim hisse seçme biçimime uymayan bir soru. Asıl sorduğum soru şu: Bu şirketin kârı artacak mı ve ben bu hisse için ne kadar para ödüyorum?
  2. Bir hissenin çok fazla düşmüş olması onun ucuz olduğu anlamına gelmez. Sorudaki sanayi şirketlerinin bir kısmı ucuz değil, sadece fiyatı düşmüş. Kârları da fiyatlarının yanında düştüğü için çarpanları benim için sanıldığı kadar cazip değil. (Karşıt yatırım yapanlar ya yatırım tarzı düşük fiyatlı kelepir hisse avlamak olanlar için sorunun cevabı değişebilir).
  3. Bu kuralımı her zaman disiplin ile uygulayamadım. Kârını büyüten iki sanayi şirketi (ASELSAN ve Tüpraş) yatırım tarzıma uygundu. Fakat ben ya erken sattım ya da hiç almadım.

    Burada da hata sektör tercihimde değildi. İster psikolojik deyip ister disiplinsizlik alım sinyali veren hisselerin kaçırılmasıydı yani geçen yazıda bahsettiğimiz Tip-2 hata.

Yazının geri kalanında bu üç cümlenin her birine teker teker bakacağız.

Ayrıca kendi GYO pozisyonumun zayıf noktalarını da açıkça gözden geçireceğim. Charlie Munger’ın dediği gibi: “Bana nerede öleceğimi söyleyin. Böylece oraya hiç gitmem.”

Not: Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir. Yazıda adı geçen RYGYO, GLYHO ve TUPRS’ta (yakın zamanda aldığım küçük bir) pozisyonum var. Rakamlar 8 Ekim 2026 itibariyle güncel veriler. 3. çeyrek bilançoları daha yayınlanmadı.

Hadi başlayalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı

Herkese selamlar.

Eylül ayı hepimiz için oldukça zor geçti. Biliyorum, her yazıya bu cümle ile başlıyorum ama bu sefer gerçekten de zorluydu.

El konulan fonlara bulaşmamış olsak da endeksin düşüşünden hepimiz etkilendik. Ay ortasında belirsizlik ve dalgalanma çok arttı.

Bu ortamda hepimiz gibi ben de gemiyi devirmeden, dalgalar arasında yol almaya çalıştım.

Bu tür düşüşler sırasında o anda yapılacak çok fazla şey bulunmuyor. Öncelikle sermayeyi tamamen kaybetmemek için önceden hazırlanmak gerekiyor. 12 Eylül’de yazdığım “Yatırımda Hata Yapmak Kaçınılmaz, Peki Hangisini Seçersiniz” adlı yazımda belirttiğim gibi, 1. tip hatayı yapmamak yani hayatta kalmak ve sermayeyi korumak bunların başında geliyor.

Sonra olay anında bazı taktiksel işlemler yapabilirsiniz. Bunlara da yazının ilerleyen bölümlerinde bakacağız.

Bu ay portföyün getirisi TL bazında %0 oldu. Dolar bazında da %2’lik bir zarar var. BIST 100’ün aylık düşüşü %12.67 olmuş.

Şimdi portföy durumunun ayrıntılarına bakalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı

Herkese selamlar.

Chris Hohn tarzını en sevdiğim yatırımcılardan biri ve portföyündeki değişimleri de yakından takip ediyorum. Ünlü yatırımcı 2026 yılının 2. çeyreğinde portföyüne ABD’de faaliyet gösteren 2 yeni hammadde şirketi ekledi.

Bugün, TCI Fund Management’in %1,37’sini oluşturan Vulcan Materials Company’i yakından inceleyeceğim ve oluşturacağım uzun vadeli portföye uygun olup olmadığını bulmaya çalışacağım.

Kriterlerim:

  • Güçlü hendeğinin olması. Rekabetten ve mümkünse ekonomik döngülerden etkilenmemesi.
  • Güvenlik marjı uygulayarak alım yapabilmem için fiyatının alım için uygun olması.

    Gelin dünyanın en sıkıcı işlerinden biri olan agrega madenciliği yapan bu şirketi biraz daha yakından tanıyalım.

Hadi başlayalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı

Herkese selamlar.

Bugün size biraz hatalardan ve bir yatırımcı olarak hangi hatalarla yaşamayı tercih ettiğimden bahsetmek istiyorum.

Biliyorsunuz, daha önce “Uygulama Sanatı” isimli kitabı birlikte derinlemesine incelemiştik. Üzerinde durduğumuz fikirlerden biri şuydu: Başarılı yatırımcılar da sık sık yanılır. Sonucu belirleyen şey, yalnızca doğru hisseyi seçmeleri değildir. Yanıldıklarında ne yaptıkları, ne kadar kaybettikleri ve haklı çıktıklarında ne kadar kazandıkları da bir o kadar önemlidir.

Bu kez bir adım daha ileri gideceğiz.

Madem baştan hata yapacağımızı kabul ediyoruz, bu durumda hangi hataların bedelini ödemeye razıyız?

Elbette bütün hatalarımızı önceden seçemeyiz. Fakat aldığımız ve almadığımız risklerle, hangi hatalara daha açık hâle geleceğimizi bir ölçüde belirleyebiliriz. Yani bir hatayı yapma olasılığımızı diğer hatanın üstüne çıkarabiliriz.

Bunu anlatmak için önce borsadan uzaklaşıp Afrika’da bir su birikintisinin başına gideceğiz.

Hadi başlayalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı

Herkese selamlar.

Haziran ve Temmuz’da ateşkes ile birlikte “faiz düşecek” tahminiyle biraz pozisyon değiştirdim ve bana yine pahalıya mal oldu.

RYGYO’nun bir kısmını, hisse tam yükselişe başlamadan önce EKGYO’ya çevirdim ve bu, faizin düşeceği beklentisi ile girdiğim pozisyonlarda ettiğim onuncu zarar oldu. Ayrıntısına bakarız.

Hürmüz Boğazı’nın bir açılıp bir kapandığı, petrolün 90 dolara dayandıktan sonra 80 dolarlara çekildiği ve BIST’in düşüşünü topluca sürdürdüğü bir ayda portföyde bazı değişiklikler yaptım: SAHOL çıktı, SASA girdi.

Ayrıca Sivas’ta yeni bir gayrimenkul projesine ortak oldum. 15-20 bin TL aylık kira getirisi olabilecek bir 1+1’in yarısını 2.5 milyon toplam değer üzerinden 1.25 milyon TL’ye portföye kattım. Yarısı peşin yarısı teslimde olacak şekilde bir ödeme planı var.

Gelin hepsine tek tek bakalım.

Finansal Özgürlük Portföy Durumu