Finansal bağımsızlık yolculuğu çok uzun ve çetrefilli bir süreç. Temettü emekliliği için koşarken bir sürü fedakarlık yapmamız gerekiyor. Bundan öte, çoğumuz köle olduğumuzun bile farkında değiliz.
Bir çoğumuzun her saniyemizi emen ve bizi sürekli meşgul eden sürüyle derdi var. Bu hengamenin içinde “ben aslında özgür müyüm?” diye sormak aklımıza bile gelmiyor.
Aslında hiç derdimiz olmasa da bu tür sorular sormak pek akıllı adam işi değil herhalde.
Benim Babil Şehir Devleti yasalarına göre bir köle olduğumu fark etmem işten bunalmam ile olmuştu. Ne yapabilirim diye araştırırken “Finansal Özgürlük” kavramı ile tanışmıştım.
Finansal Özgürlük Yolculuğunda Kendinize Sormanız Gereken 10 Soru
Portföy durumu açıklamaya bir ay ara vermiştim. Ama ben de çok fena alışmışım. Bu yüzden eski formatta devam edeceğim gittiği yere kadar.
Bu ay her zamanki gibi çok çabuk geçti. Artık kısmetse İngiltere yolu gözüktü. Sanırım iki ay içinde size İngiltere’den yazmaya başlarım. Garsonluk anılarımı paylaşırım. Daha şarap açmayı bile bilmiyorum nasıl garson olacağız onu da anlamadım ama neyse:) Öğrenirim artık. Herşey temettü emekliliği için:)
Bu ay 2019 hedeflerimden birini daha devirdim. 3.000 TL’lik temettü hedefim vardı ve Ağustos 2019 itibariyle 3.283 TL temettü gelirine ulaşarak bunu aştım. Darısı siz temettü emeklisi adayı dostlarımın başına.
Bundan sonra hedefim aslında bir maaş kadar temettü geliri elde etmek. Fakat portföy aşırı hisse ağırlıklı oldu. Artık hedefim 1.000 dolarlık ilk Eurobond’umu almak olacak. Yıl sonuna kadar hisse portföyünün yanına bunu eklemek istiyorum.
Neyse girişte fazla gevezelik etmeyeyim. Yazıda uzun uzun anlatırım.
Şirketlerde yatırımcıya en çok faydayı sağlayan şey; en az sermaye harcaması yaparak en çok faaliyet kârını üretmektir.
Bunu yapması için de hem yönetimde hem de yatırımlarda en az harcamayı yaparak en çok faydayı sağlamasını bekliyoruz.
Şirketin ne kadar tasarruf ettiğini ve yatırım yaptığını ölçmenin yöntemlerinden bir tanesi de “Genel yönetim Gideri/Faaliyet Kârı” oranına bakmak.
Yani şirketimizin genel merkezinin ne kadar para harcadığını kontrol ediyoruz ve ister portföyümüzle ister rakipleri ile karşılaştırıyoruz. Bir başka yolda geçmişte bu oranın ne kadar olduğunu bugün ile karşılaştırmak olabilir. Böylece şirketin bir tasarruf içine girip girmediğini görüyoruz.
Sonuçta, ne kadar az genel merkez gideri ile işlerini yürütüyorsa bizim için o kadar iyidir. Genel Yönetim Giderine harcanmayan para hissedarlar olarak bize kalan paradır.
Şimdi örnek olarak hem portföyün “Genel Yönetim Gideri/Faaliyet Kârı Oranı”na bakalım.
Böylece siz de portföyünüze uygulayarak şirket genel merkezinizin harcama ve tasarruf ile olan durumuna bakabilirsiniz. Bunu isterseniz sektördeki bütün şirketler arasında karşılaştırarak da yapabiliriz.
Hadi başlayalım.
Genel Yönetim Gideri / Faaliyet Kârı Karşılaştırması
Herkese selamlar. Karar alma mekanizmamızı etkileyen “bilişsel önyargılar”ımızı incelemeye devam ediyorum. Bunlardan bir tanesi de “backfire effect” olarak da bilinen geri tepme etkisi.
Kısaca, yerleşik düşünce ve inançlarımızın aksine bir bilgi ile karşılaştığımızda, yerleşik fikrimizi sorgulamak yerine, ona daha fazla bağlanmamız anlamına geliyor.
Bu yazıda önyargıyı daha da ayrıntılı inceleyeceğiz ve yatırımcılığımıza olası etkilerini de sorgulayacağız.
Peki neden önyargıları inceliyorum? Çünkü önyargılarımız doğru ve tarafsız karar almamızı engelliyor. Doğru sonuçları almak ve başarılı olmak için ise duygusal değil analitik olmalıyız. Bunu da ancak önyargılarımızı yakından tanıyarak ve tuzaklarına düşmeyerek yapabiliriz. Yani savaşı kazanmak için düşmanlarımızı ve kendimizi tanımalıyız.
Kendinizi ve düşmanınızı tanıyorsanız yüz tane savaşın sonucundan kormanıza gerek yoktur. Eğer kendinizi bilir de düşmanı bilmezseniz kazandığınız her zaferin yanında bir de yenilgi alırsınız. Eğer ne kendinizi ne de düşmanınızı tanıyorsanız her savaşı kaybedersiniz.
Altın büyük ihtimalle ülkemizde özellikle bireysel yatırımcılar için en önemli yatırım aracıdır. Bunda yüksek enflasyonun ve parayı yastık altında tutmanın yıllar içinde verdiği güvenin de etkisi büyüktür.
Sadece ev hanımlarının değil biz borsacılar arasında bile portföyü dengelemek için çok yüklü miktarda kullanıldığını görüyoruz.
Paylaşılan portföylerde genellikle bir miktar altın oluyor. Yeni başlayanlar da altın olmalı mı, ne kadar olmalı gibi sorular soruyorlar. Yani altın çekiyor.
Bu yazıda olaya biraz farklı bir açıdan bakacağım. Acaba finansal bağımsızlığımı sadece altın ile kazanmaya kalksam ne kadar para biriktirmem gerekiyor?