Bir Kaplumbağanın Hikayesi

Herkese selamlar. Dalga boylarının her yatırım enstrümanında çok arttığı günlerdeyiz. Özellikle ekran izleyen spekülatörlerin ya da daha kötüsü kendini yatırımcı sanan ama aslında spekülatör gibi davranan kişilerin çok zorlandığı dönemlerden geçiyoruz. Ama bu günler de geçecek. Kimse zamanını bilemez ama geçecek.

Artık sistemimi sürekli dinlemekten sıkılmışsınızdır muhtemelen. Ama tekrar edeyim. Sistemim bir tavşanın çevikliğinden çok kaplumbağanın iradesine dayanıyor.

“Yolunu değiştirmeden devam ettiğin sürece ne kadar yavaş gittiğinin önemi yoktur.”

Konfüçyüs

Sistem; sürekli olarak biriktirmek, her ne olursa olsun iyi şirketlerin hisselerini hiç satmamak üzerine kurulu. Kimi zaman uyduğum kimi zaman ise uyamadığım bu sistem ile ileride temettü ve diğer pasif gelirlerle emekli olmak istiyorum.

Yatırımcımıyız Spekülatör Mü?

Öncelikle belirteyim ikisinden birini seçmekte bir yanlış yok. İkisinde de para kazanabilirsiniz.

Yatırımcılığı seçerseniz şirketlerin olması gereken değeri hesaplayıp, o değere gelince satabilirsiniz. Veya ömür boyu tutar, sadece aşırı değerlendiğinde veya şirket temel verilerinde büyük bozulmalar yaşadığında satabilirsiniz. O zamana kadar temettü ya da kira almaya devam edersiniz.

Spekülatörlüğü seçerseniz ise herhangi bir malı alıp başkasının daha fazla ödemesini umabilirsiniz. Bitcoin’i 10 dolarken almışsınızdır. 10 bin dolarken satmışsınızdır. Ya da 20 bin dolarken alıp birinin ona 30 bin ödemesini bekliyorsunuzdur.

Buradaki asıl sıkıntı insanların kendini spekülatörken yatırımcı sanmasında yatıyor. Kendilerine yatırımcıyım diyorlar ama ne vadeleri belli, ne ellerindeki malların ne kadar edebileceğini biliyorlar. Daha kötüsü ellerindeki mallar yatırım yapmaya uygun değil de spekülasyona uygun oluyor.

Ben bunun kararını önceden verdim. Yatırımcı olmaya çalışıyorum.

Takip Ettiğim Yol Çok Uzun

Etrafımdaki arkadaşlarım  gittiğim yolun yanlış olduğunu söylüyor, ben devam ediyorum.

Hiç kaybetmeden!, al sat yaparak ne kadar para kazandıklarını ve yolumun beyhude olduğunu söylüyorlar ama ben yine devam ediyorum.

Ekonomik durumun düzelmeyeceğini söylüyorlar ama ben yine devam ediyorum.

Her alım yaptığımda kör kuyuya taş attığımı sanıyorum ama olsun… Ben yine de devam ediyorum.

Bozuk telefonla geziyorum çünkü telefon almak için değil hisse senedi almak için doğru zaman olduğunu düşünüyorum, insanlar bana pinti diyor. Ben yine devam ediyorum.

Herkes öğlen dışarıda yemek yiyor. Ben evden getirdiğim ekmek arasını yerken alaycı bakışlar atıyorlar. Yine devam ediyorum.

Cep telefonu faturamı düşürmek için araştırma yaparken görüyorlar, dalga geçiyorlar. Ben yine devam ediyorum.

Her şeyi bir yana bırakın, bazen kendi kendime ben deli miyim diye soruyorum. Ama olsun, yine devam ediyorum.

Kaplumbağa İle Tavşanın Hikayesi

Bir daha anlatmayayım. Hepimiz ezbere biliyoruz zaten. Yarışı hızlı giden tavşan değil de yavaş olsada yürümeye devam eden kaplumbağa kazanıyor.

Takip ettiğim stratejiyi uygulayabilmem için aslında ne kadar bilgisiz olduğumu aynı kaplumbağanın yavaş olduğunu bildiği gibi bilmem ve kabul etmem gerekiyor.

Al-sat yaparak zengin olamayacağım. Hiç bir zaman beni küçük gören insanlar gibi bir senetten bir günde on binler kaldıramayacağım. En azından bunu sürekli yapamayacağım.

Bu yüzden de yavaş adımlarla da olsa yoluma devam etmeliyim. Kimi zaman dışarıdaki sesleri duymayacak kadar sağır olmalıyım, kimi zaman gözümü hem aşırı kötümserliğe hem de aşırı iyimserliğe kapatmalıyım.

En önemlisi Seinfeld stratejisinde olduğu gibi zinciri kırmamalıyım.

Ancak böyle 10 yıllık bir stratejisi uygulayabilirim. Ancak böyle iyi şirketlerin hisselerini on yıllarca toplayabilirim. Hem aşağıdan hem de yukarıdan alım yapmam gerekiyor.

2008’de O Senetten Şu Kadar Alsaydın Şimdi Zengin Olmuştun

Bu lafı tepe zamanlarında o kadar çok duyuyorduk ki. Yaşamayan bilemez tabii. Ama sanırım kriz zamanlarındaki insanların duygu durumunu biraz olsun anlamış olduk.

Bende öyle dipten tüm servetimi borsaya koyabilecek ne yürek var ne de servet. Bu yüzden maaşımdan arta kalanlarla birikim yapmaya devam edeceğim.

Şimdi olmasa bile bir dahaki boğa piyasasında yine şu zamanda şundan şu kadar alsaydın zengin olmuştun yazılarını duymaya devam edeceğiz.

Sadece o yazıları okuduğunuzda bu günleri hatırlayın. Dibin dibi var, kimse neyin ne zaman olduğunu bilmiyor. Herkeste bir panik havası var.

“Dikiz aynasından her şey daha berrak görünür.”

Warren Buffett

Toparlarsam

Şu an her şeye gözlerimi ve kulaklarımı tıkamış durumdayım. Aynı bir kaplumbağa gibi yavaş adımlarla hedefe yürüyorum.

Başarılı olmak tabii ki dış etkenlere de bağlı. Ama ben etkileyebileceğim şeylerle uğraşıyorum. Bunların başında da kendim geliyorum.

Bir de agresif bir şekilde küçük masraflara saldırmaya başladım. 50 gb bulut kapasitesi, telefon faturası vb gibi bir çok alanda kısıntılara gitmeye başlıyorum. Bunları da bir dahaki yazıda paylaşacağım.

Şimdilik biriktirmeye ve yavaş yavaş yolumda yürümeye devam ediyorum.

Herkese iyi bayramlar, saygılar.

17 Yorum

  1. Hasan demiş ki:

    Azminiz takdire şayan, 2018de şundan alsaydın zengin olmuştun dönemindeyiz gibi hissediyorum bende. 2028 de belki böyle derler ama bu defa bizde yiğit gibi 2018dw şundan alsaydık zengin olmuştuk derler kim bilir..

    Ağustos 18, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Hasan Bey,

      Desteğiniz için çok teşekkür ederim. Diplerde miyiz yoksa bu tepe mi bilmiyorum ama aylık küçük küçük alarak biriktirmeye devam ediyorum.

      Şuradan alsaydın şu kadar kazanmıştın, zengin olmuştun gibi lafların pratikte geçersiz olduğunun bir kanıtı bu günler.

      Saygılar.

      Ağustos 18, 2018
  2. hsyn demiş ki:

    Sayın: Yiğit bey; sizin azim ve istikrarlı duruşunuzu tebrik ediyor alkışlıyorum. Haa bize de morel oluyorsun farkında mısın? Sizin duruşunuz bize morel olduğu gibi belki Türkiye’nin duruşu da başka millletlere cesaret verir de bu baskılardan ve ekonomik ablukadan kurtuluruz. Bir hikayede ben size anlatayım. Bir zamanlar beldenin birinde : Zalim bir ağa vardı. İstediğini elde ederdi. Bir gün bir geline ( köylü birazda gariban. Ama yürekli birinin eşi) göz koydu . o da( gelin) ev hane halkına söyledi. Ağa bu karşı çıksa canıyla öder . Gene ağanın dediği olur. Gelinin eşi dedi haber sal ağa falan gün gelsin. Söyle eşim kasabaya gidecek. Mahalle duysun , bilsin o gün ben evde yokum. Adam eve saklandı. Ama hazırlığını da yaptı. Ağanın adamları dışarda bahçenin ilerisinde vs. gözetmenlik yapıyorlardı. Ağa eve girer girmez silah sesi duyuldu. Ağanın adamları bağırdılar ; Hey heyt! ağamıza bir şey olursa yakarız , yaşatmayız diye koşup eve girdiler. Baksalar ağa girişte yerde kanlar içinde yatıyor. Hem kontrol ediyorlar , hemde ağamıza birşey olursa kimseyi yaşatmayız buraları dar ederiz diye bağırıyorlar. Daha nice tehditler … Ağanın adamlarından biri dedi ki: yav ağa ölmüş. Öbürleri az terettütden sonra hep beraber yeter kurtulduk deyip , evden çekip gittiler…Türkiye’nin üzerine gelen bu zalim ağada inşaallah bir gün : hiç ummadığımız bir şekilde ( hikayede fakir ama yürekli bir köylü) benzer bir akibeti bekliyorum. Kıştan sonra yaz gibi ; bu zorluklar biterse . Yavaş yavaş biriktirenler ( kablumbağa) kazanır. Saygılarımla…

    Ağustos 18, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Hüseyin Bey,

      Bu yolda birlikte yürümeye başladık. Boğa piyasasının vahşiliğini de, ayı piyasasının zulmünü de birlikte gördük, görüyoruz.

      Zorluklar elbet bitecek, başka yolu yok. Ve bu karmaşık günlerde bile devam edebilenler kazanacaklar (diye umuyorum).

      Saygılar.

      Ağustos 19, 2018
  3. Kenan demiş ki:

    Yiğit Bey buffett mektuplarını çevirmeye devam edecek misiniz?İlgiyle takip ediyorum.
    Saygılar

    Ağustos 19, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Kenan Bey,

      Fırsat buldukça devam edeceğim inşallah.

      İyi bayramlar.

      Saygılar.

      Ağustos 19, 2018
    • Kenan demiş ki:

      Size de iyi bayramlar
      Saygılar

      Ağustos 19, 2018
  4. Serkan demiş ki:

    Yiğit bey azim ve kararlıklıkla biriktirmeye devam ediyorsunuz herkese de örnek oluyorsunuz tebrikler. Ben de bu yola yeni girmiş birisi olarak merak ettiğim iki konu var.

    1- enflasyonun yüksek olduğu dönemde temettü için beklenir mi diye bir algı var. Böyle bir düşünce size de gelmiyor mu arasıra. Enflasyona karşı birikimlerim erimez mi diye düşünmüyor musunuz?

    2-piyasada bir çok iyi kağıt zirvelerinin yarısına üçte birine kadar geriledi. Keşke bilebilseydim de buraya kadar nakitte bekledeydim şimdi alım yapsaydım ya da keşke toplu param olsa da bu fiyatlardan maliyetlenebilsem diye düşünüyormusunuz?

    Ağustos 20, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Serkan Bey,

      Öncelikle hoşgeldiniz. Desteğiniz için de çok teşekkür ederim. Sorularınızı kendi bakış açımdan yanıtlayayım hemen:

      1) Her ne kadar temettü yatırımcısı olsam da şirket seçerken ana amacım hiç bir zaman yüksek temettü vermesi olmadı. Böyle yatırım stratejileri özellikle yurtdışında, enflasyonun ve tahvil faizlerinin temettü verimleri ile karşılaştırılabilir olduğu yerlerde daha geçerli.

      Benim stratejim dağıtılmış kârların (temettülerin) ve dağıtılmamış kârların (dağıtılmayıp yatırıma yönlendiren kârlar) toplam artışının enflasyondan yüksek olması üzerine kuruludur. Yani; şirketin 2018 kârı 100 TL ve 2019 yılında misal kârını %30 arttırarak 130 TL’ye çıkardıysa ve enflasyon da o sene atıyorum %20 olduysa yatırımım uzun dönemde enflasyona ezilmemiş olur. Burada varsayım dağıtılmamış kârların, yani bünyede tutulan paranın yatırıma yönlendirilerek 1 TL için 1 TL’den daha büyük bir geri dönüş sağlamasıdır.

      Bunu kısmen uzun dönem özsermaye kârlılık oranı %30’dan büyük olan, bunu gelecekte de sürdürebilecek olan ve borcu az olan şirketlerle yakalayabiliyorum. Tabii yönetimin dürüst ve hissedar dostu olması, şirketin rekabetçi üstünlüğünün olması, pazar payı kazanıyor olması, sektörünün önü açık olması gibi bir çok şeye daha bakıyorum.

      Yani ana amaç en yüksek temettüyü almak değil, şimdi yaptığım yatırımla bundan 10 yıl sonra en yüksek değeri kazanabilmek. Temettü de bu işin kaymağı ve gelir yaratan kısmı oluyor.

      2) Blogun geçmiş yazılarındayken 110-120’lerde içimden portföyün %20’sini satmayı geçirdiğimi yazmıştım. Aynı his 100 binde de geldi:D ama.

      Fakat Warren Buffett’ın dediğine göre “kimse kısa vadede ne olacağını bilemez.” Ben de kendi iç güdülerime değil de Warren Buffett’a güvenmeyi seçtim ve satmadım. İyi ki de satmamışım. Bunu söylememin iki nedeni var:

      a) Genel piyasa seviyesine değil de tek tek şirketlere yatırım yapıyorum. Bu yüzden genel piyasa seviyesindeki düşüşlere bakarak portföyü boşaltamazdım.

      b) Elimdeki hisse senetlerinin çoğu tarihi zirvelerine yakın ya da %10-20 arası eksisinde seyrediyor. %10-20 için onları kaybetme riskine giremem. Çünkü, 120 bin civarlarındayken daha alta gelebileceğini çok az kişi tahmin edebilmişti. Onlarında ikinci tahminlerinin doğru olacağının garantisi yok.

      Gibi gibi bir çok nedenden ötürü satmadım. Peki hiç satmaz mıyım? Satarım. Yönetim bozulursa, şirket rekabetçi üstünlüğünü kaybederse ya da çok absürd fiyatlara yükselirse satarım:)

      İyi bayramlar dilerim:)

      Saygılar.

      Ağustos 20, 2018
    • Serkan demiş ki:

      Uzun ve açıklayıcı cevabınız için çok teşekkür ederim. Birinci soruma yani enflasyonla ilgili olan soruma cevabınız içimi rahatlattı çünkü türkiye gibi ülkelerde hele ki son dönemde paramızın bu kadar çok değer kaybettiği bir dönemde türk lirası ile yatırım kararı alabilmek zor olabiliyor. Uzun vadede iyi şirketlerin eninde sonunda enflasyonun üzerinden büyüme göstereceğine inanıyorum ben de.

      Warren Buffet da benim takip edebildiğim kadarıyla yatırım yaptığı şirketleri değiştirebiliyor zaman zaman. Ancak abd nin aksine türkiyede temettü yatırımı yapılabilecek şirket sayısı bana göre çok değil. Küçük, iyi şirketlerinse Yatırımcının güvenini kazanabilmesi için yıllar geçmesi gerekebiliyor.

      Sonuçta önemli olan tasarruf edebilmek ve bu tasarrufları doğru şirketlerde değerlendirebilmek. Hepimizin hedefi se bu şekilde. Naçizane bir önerim türk insanı olarak tasarruflarımızın düşük olduğunu göz önünde bulundurursak tasarruflarımızı daha çok nasıl artırabiliriz bu yönde yazılar ile arasıra desteklemeniz yazılarınızı. Çok teşekkür ederim

      Ağustos 20, 2018
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Serkan Bey,

      Şimdi kredi kartımdan küçük küçük para çeken şeylerle yaptığım savaşı anlatıyordum:) Onun yazısını bitirdim.

      Uzun vadeli yatırımcılık tasarruf etmekten ve az harcamaktan başlıyor. Sonrası zaten kendiliğinden geliyor.

      Buna sadık kalanlar uzun yolda hayatta kalıp başarılı olabilir diye düşünüyorum.

      Saygılar.

      Ağustos 20, 2018
    • Serkan demiş ki:

      Çok teşekkür ederim saygılarımla.

      Ağustos 20, 2018
  5. öncelikle tasarruf & birikim & yatırım ile temettü emekliliğini hedefleyenler camiâmızın mübârek kurban bayramını kutlarım… 🙂

    ben bu yolda ilk 3 yılın dolmasına önem veriyorum. ilk 3 yıl dolduktan sonra, maliyetler hakikaten düşecek, alımlar sıradanlaşacak, temettü gelirleri de sıradanlaşacak… bu konuların çoğunu düşünmeyecek bile olabiliriz. (ben şahsen düşünmüyorum)… 😀

    Ağustos 23, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Küçük Yatırımcı,

      Bu sıradanlaşmayı yaşayarak göreceğiz. Boğa piyasasını yaşamış, ardından ayı piyasası görmüş yatırımcılar olarak daha da pişeceğiz diye düşünüyorum.

      O zaman yatırımın ilk evresi olan üç yılı beklemeye devam edelim.

      Saygılar.

      Ağustos 25, 2018
  6. id aktum demiş ki:

    Hepimizin hayatlarını aldığımız vy almadığımız- ve uyguladığımız vy uygulamadığımız kararlar belirliyor. Siz bir karar almışsınız ve bu doğrultuda ; bozuk telefonla dolaşmak, yiyecek gibi doğal bir harcamayı tasarruflu hale getirmek , fatura ayarlamaları gibi bedeller ödüyorsunuz. Ortada karar, eylem, emek ve zaman varsa illaki başarı gelecektir. Başka türlü olması beklenemez.
    Konu dışında bir önerim var. Şirketlerin bu tarihlerdeki durumlarını (gerekirse isim vermeden, x şirketi şeklinde bahsederek) , mali tablolarını, bazı değerlerini tartışmaya açmak-istişare etmek, oranlar ve değerler üzerinden kıyas yapmak nasıl olur ?

    Ağustos 23, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Deniz Bey,

      Desteğinizi için çok teşekkür ederim. Başarı için başkalarının yapmak istemediği şeyleri yeterince uzun bir müddet yapmak gerekiyor. Ben de onu yapıyorum.

      Blog finansal bağımsızlık yolculuğumu anlattığı için fazla teknik detaylara bu aralar girmek istemiyorum. Onun için biraz gerideyim:)

      Saygılar.

      Ağustos 25, 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.