Kaç Saat Çalıştığımı Sanıyorum? Aslında Kaç Saat Çalışıyorum?

Herkesin kolayca cevaplayabileceği bir soru gibi görünüyor aslında. Kaç saat çalışıyorsun? 8.30-17.30 arası, 1 saat öğle molası ile birlikte beş günden haftada 40 saat çalışıyorum. Mesai saatlerim bu kadar en azından.

Öyle mi acaba? Aslında bu buzdağının sadece görünen kısmı. Altında çok daha fazlası var. İşe gitmek için erken kalkmak, trafikte geçen saatler, işte üstümüze yığılan stresi atmak için harcadığımız zamanlar. Hafta sonu gidilen AVM bile çalışmaktan sayılabilir.

Yani işe gittiğim için yaşadığım herşey.

Şimdi 40 saat çalışma işi ne kadar çoğalıyor ona bakacağım. Hisse senedi biriktirerek erken emekli olmak için bir sebep daha çıkacak bana. Mecbur olduğum değil, istediğim işi yapmamı sağlayacak bir sebep.

Hadi başlayalım.

 

Kaç saat çalıştığımı sanıyorum?

Bir hafta 168 saat. Ben 8 saat çalışmak için para alıyorum. Yani 40 saat çalışıyorum. Haftanın 40/168= %23,8’ini çalışarak geçiriyorum.

Şuraya dünyada ve Türkiye’deki çalışma saatleri ile ilgili bir yazı bırakıyorum. Kısaca özetlersem Türkiye’de en çok çalışma süresi 45 saat olmalı. Bu rakam Fransa’da 35, İngiltere’de 48, Japonya’da 40, Meksika’da 40 saat.

Tabii ki resmi saatler bunlar. Çoğu insanın gayriresmi çalışma sürelerinin bunlardan çok daha fazla olduğunun farkındayım.

Aslında kaç saat çalışıyorum?

Bazı yerleşmiş düşünceler var kafamızda. Böyle gelmiş böyle gidiyor. Babamızdan böyle görmüşüz, dedemiz öyle bilirmiş ve biz de bunları kabul olduğu gibi kabul etmişiz. 40 saat çalıştığımızı sanmak da bunlardan bir tanesi bence.

Ama dananın kuyruğunun koptuğu yer burası. Size tipik bir günümü anlatayım. Oradan gidelim ve aslında ne kadar çalıştığımı bulalım.

Saat 6.45’te kalkıyorum. Servise 7.10’da biniyorum. 8’de işteyim. İş 8.30’da başladığı için yarım saatim boş oluyor. Kahvaltı ediyorum.

8.30’da iş başı. 12.30’a kadar çalışma. 1 saat yemek molası.

Sonra 13.30’da tekrar işbaşı. 17.30’da çıkış. 19.00’da eve varış. Trafik varsa ayvayı yedik!

İşe gitmek için harcadığım saati de kattığımda 06.45’ten 19.00’a kadar geçen 12 saat. 15 dakika da fazlası var. 

Demek ki aslında ben günde 8 saat çalışmıyorum, 12 saat çalışıyorum. Haftada 40 saat değil 60 saat ediyor bu. En çok çalışma izni verilen ülkeler olan İngiltere, BEA ve Hindistan fazla.

Nerede 40 saat nerede 60 saat. Haftamın 60/168=%35.7’sini çalışarak geçiriyorum.

Bir de bunun çalışma stresini atmak için rahatlaması var. Rahatlamaya çalışması var. O da çok zaman tutuyor.

Erken emekli olmaya çalışmak için bir neden daha

İşte bu 40 saat yerine 60 saat çalışma benim erken emeklilik ile uğraşmama bir neden daha oluşturuyor. İleride yapacağım bütçe çalışmalarının da temelini oluşturacak bu durum. Saat başı kazancımı hesaplarken 40 değil de 60 saati alacağım. Böylece aslında saat başı aldığım ücret de düşecek.

Olması gerekenden fazla, asıl önemlisi farkında olmadan daha fazla çalışıyorum. Stres biriktiriyorum. Sonra o stresi atmak için bir şeyler yapmaya çalışıyorum. İş beni tüketiyor.

Sizin durumunuz nasıl? Gerçek çalışma saatiniz ne kadar? 40 saatten fazla mı?

Saygılar.

12 Comments

  1. Onur KAPTAN said:

    Sizinki yine iyi. . Bu hesapla biz 24 saat çalışıyoruz… Sukredin bence yiğit bey😂

    Onur kapan “mesaina strait” den bildirdi…

    May 3, 2018
    Reply
    • Lattedenborsaya said:

      Sayın Onur Kaptan,

      İtalya’da durursanız bol bol makarna, pizza yiyin bizim yerimize.

      Sizin mesai 24 saat:) O zaman 24 saat çalışıyorsunuz demektir. Bundan sonraki hesaplamaları öyle yaparsınız.

      Saygılar.

      May 4, 2018
      Reply
      • Onur KAPTAN said:

        Tamam ama o zaman bi hesap yapmaya gerek kalmıyor zaten. 😂😂

        May 5, 2018
        Reply
        • Lattedenborsaya said:

          Evet siz 24 saat olarak alabilirsiniz:)

          May 6, 2018
          Reply
  2. Yoldaş Koçdemir said:

    Çok haklısınız, Allahtan Cumartesi çalışmıyorsunuz benim gibi. Şantiyeciyim her sabah 06.00’da kalkıyorum akşam 20.30 eve dönüş, cumartesi dahil, çalışan haklarının bu korunmadığı, hiç sayıldığı ülkede olmak insana çok koyuyor. Selam ve sevgilerimle.

    May 4, 2018
    Reply
    • Lattedenborsaya said:

      Sayın Yoldaş Bey,

      Maalesef yola çok zaman gidiyor. Umarım şartlarımız daha iyileşir. Kolay gelsin.

      Saygılar.

      May 4, 2018
      Reply
  3. Keyfe said:

    Biraz subjektif olacak belki ama buraya zamanın da göreceli olduğunu eklemek gerek. Şöyle anlatayım; Bir dönercinin ateşin karşısında geçirdiği zamanla bir insan kaynakları yöneticisinin geçirdiği zaman aynı değildir (hiç bir işi iyi/kötü gibi yada az çalışıyor çok çalışıyor gibi karşılaştırmıyorum)

    May 4, 2018
    Reply
    • Lattedenborsaya said:

      Sayın Keyfe,

      Bu çalışmanın ikinci bölümünde saat başı ne kadar kazandığımız hesaplayacağım. Onun için bu hesaplamayı yapmıştım. Ama siz de haklısınız. Zaman da göreceli bir kavram. Ama göreceliliği hesaba katamam öznel olduğu için.

      Saygılar.

      May 4, 2018
      Reply
  4. HAYKIRIS said:

    Bu konuda çok şanslıyım. Küçük bir ilçede yaşadığım için 07:45 evden çıkıyorum 17:15 de evde oluyorum. Öğle arası arkadaşlar zorla lokantaya götürdükleri için 150 lira gibi bir masrafım oluyordu. Kendime bisiklet aldım. Öğle arası eve gideceğim diyorum. Artık zorla lokantaya götürülmüyorum. Böylece bisikletim kendini amorti etmeye başladı. (Bisikletimi 1300 liraya aldım.)
    Ayrıca bisiklet çok ekonomik oldu. Motorine gelen zamlardan etkilenmiyor ve bir bardak suyla 8 km gidiyor. 🙂

    Öğle arası zaten yemek ihtiyacı hissetmediğim için hem lokantaya gitmiyor hem de evde şekerleme yapıyorum. Akşam kendimi daha dinç hissediyorum. Günde 4 saat uykuya kendimi iyice alıştırdım diyebilirim.
    Aklımda “Da Vinci uykusu” da var ama sanırım yapamam. Çok zor. ( Gün içinde belli aralıklarla 6 kez 20 dk. uyuyarak toplamda 2 saat uykuyla günü tamamlamak.)

    Ayrıca 17:00-19:00 saatleri arasında hem mesaiye kalarak ek gelir elde ediyor, hem de yoğunluk olmadığı için kitap okuyarak geçiriyorum. Bu hususta işten çıktıktan sonra trafikten dolayı evine 2 saat geç gitmekte olan insanları düşünerek kendimi motive ediyorum. Böylece kitap okuma hevesimin geçmemesini sağlıyorum.

    May 5, 2018
    Reply
    • Lattedenborsaya said:

      Sayın Haykırış,

      Küçük ilçede yaşamanın büyük avantajı var tasarruf açısından. Yol bunlardan bir tanesi. Sebze meyvenin ucuz olması da bence çok önemli.

      Bisiklet almanıza çok sevindim. Ama çok pahalılanmış bisikletler. İkinci el baksaydınız keşke:) Ülkemizde maalesef yaygın olmamasına rağmen yurtdışında herkes bisiklete biniyor. Tasarruf etmek için yemeklerini evde yiyorlar ya da evden getiriyorlar. 3000 pound maaş alan İngiliz işe bisikletle gelip öğlen evde hazırladığı ekmek arasını yiyorsa bizim gidecek çok yolumuz var demektir. Maalesef benzin bu kadar pahalıyken bile işe arabayla giden insanlar çoğunlukta. Herkes dışarıda yemek yiyor. Sizi tebrik ederim.

      Uyku benim için çok önemli ve hayat kalitemi doğrudan etkiliyor. 8 saat uyumam lazım yoksa kafam çalışmıyor maalesef. İstanbul’da kafamın çalışmamasının en büyük nedeni bu bence:)

      Mesaiye kalmanız da iyi olmuş Bence fırsatları değerlendirmek lazım. Benim o saatlerim yolda uyuklayarak geçiyor. Siz para kazanıyorsunuz.

      Tasarrufa ve biriktirmeye devam 🙂

      Saygılar.

      May 5, 2018
      Reply
      • Tutumlu said:

        3 yaşımdan beri bisiklete bindim hep.Şimdi istanbula yeni taşınınca bisikletim marmariste kaldı buralarda sürmek tehlikeli olur diye getirmedim.Adım bisikletli çocuğa çıkmıştı bi ara hatta 😀 Türkiye de altında son model araban olacak yoksa adam yerine koymuyor kimse seni ! Yurt dışında bisikletle işe gidip gelene devlet para veriyor bee.Hem sağlık açısından da iyi oluyor.Allahtan Engelli kartım var da vapura metrobüse hiç bişeye para vermiyorum.Bende gezmekten sıkıldım artık çalışmak istiyorum hala iş bulamadım bakalım istanbulun gürültüsü stressi trafiği zaten kafamı şişirip duruyor nasıl olacak bilmiyorum.Küçük yerin avantajı daha çok ama oralarda da iş yok hep turizim..vs yazlık işler oluyor.

        May 12, 2018
        Reply
        • Lattedenborsaya said:

          Sayın Tutumlu,

          Her ne kadar işe servisle gidip gelsem de yine de küçük yerde yaşayıp işe bisikletle gidip gelmeyi tercih ederdim. İstanbul’a hoş geldiniz. Ben de doktora dolayısıyla öğrenci kartı aldım. Metrobüs’e 1.25 TL basıyorum. Yoksa halim haraptı.

          Memur olunca küçük şehir büyük şehir farketmiyor maaş açısında. Siz de umarım aradığınız işi bulursunuz. Sonra da biriktirmeye başlarsınız.

          Allah yardımcınız olsun.

          Saygılar.

          May 12, 2018
          Reply

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.