Yazar: <span class="vcard">Lattedenborsaya</span>

Herkese selamlar.

Bir adım daha atamayacak kadar yorulduğumu düşündüğümde Hume’un şu sözü aklıma gelir: “Eğer burada durup daha ileri gitmeyeceksek, niçin bu noktaya kadar geldik?”

Majoris

Biz finansal özgürlük yolculuğuna neden başladık?

Niye çoğu kişi gününü gün ederken biz tasarruf ettik?

Niye “bazıları” Türkiye’nin güzide şirketlerine tuvalet kağıdı muamelesi yaparken biz yatırım yapmayı seçtik?

Neden finansal özgürlüğümüzü kazanmak için fırsat buldukça kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz?

Ya da neden kolay yoldan dolar ya da altının şemsiyesi altına girmiyoruz da risk alıyoruz?

Herkesin takatinin tükendiği ve kafasında onlarca soru olduğu günlerde ben de bu soruları soruyorum kendime.

Ama “benim için”, zaman, planı bozma ve umutsuzluğa kapılma zamanı değil. Bu yüzden bu karanlık günlerde, finansal özgürlüğümü kazandığımda nasıl bir portföyümün olmasını planladığımdan bahsedeceğim.

Bundan kısmetse 7-8 sene sonra, nasıl bir portföyüm olacak? Geçmişten günümüze doğru gelerek amacım ne biraz bundan bahsetmek istiyorum.

Ayrıca bazı eleştirilere de cevap hakkımı kullanacağım.

Hadi başlayalım.

Genel

Herkese selamlar.

Zor günlerden geçiyoruz. Uzun vadeli yatırımcılar için başka bir sınav daha devam ediyor.

Olayın sebebi, kimine göre virüs, kimine göre petrol fiyatları, kimine göre düşük faiz oranları, kimine göre kötü borçlar.

Ama balon oluştuktan sonra elbet bir iğne de bulunuyor.

Daha önce ülkemiz kaynaklı bir düşüşle karşılaşmıştık. Bu sefer de global bir satış dalgasına denk geldik.

Bana da “Portföyüne bilezik gibi nasıl geçirdiler ama heheh” gibi yorumlar geliyor. Sanırım para kaybetmemden zevk alan insanlar var. Neyse canları sağolsun.

Oysa bu günlerin geleceğini buradaki herkes biliyordu. Zamanını bilmiyorduk belki ama kapitalizmin doğasında bu var zaten. İnişler ve çıkışlar hep olacak.

Ben şirketlerime ve yarattıkları değere odaklanmaya devam ediyorum. Yani portföyden satış yapmadım.

Bu yazıda da otobüs tepesinde, size bu konuda ne düşündüğümü anlatacağım. Doğru, yanlış, siz karar verirsiniz artık.

Hadi başlayalım.

Genel Yatırımcı Olarak Psikolojim

Herkese selamlar.

Norveç Varlık Fonu’nun çok beklenen 2019 Faaliyet Raporu yayınlandı.

Norveçlilerin petrolden sağladıkları refahın gelecek nesilleri aktarılması için kurdukları fonun 2019’da ne yaptığına başka bir yazıda değineceğim.

Fakat şimdi sıra Fon’un Türkiye Varlıklarına bakmaya geldi.

Bakalım 2019’un sonunda fonda hangi Türk şirketleri var. Geçen seneden 2018’e oranları hangilerini çıkarıp hangilerini eklemişler.

Ama kısaca özetlersem; hisse senedi sayısı 58’den 53’e düşmüş. Yatırım tutarı da $707.476.312’den $803.078.354’e çıkmış.

Tahvil tarafında ise 2018’de $390.224.432’lık yatırımları varken 2019 sonunda bu tutarı $497.943.650’a çıkarmışlar.

Hadi çok vakit kaybetmeden başlayalım.

Norveç Varlık Fonu

Herkese selamlar.

Öncelikle hepimizin başı sağolsun. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına da sabır diliyorum. Bu zor günleri de şüphesiz ki atlatacağız.

Hepimizin canı sıkkın. Bu ay portföy durumunu yayınlamayacaktım ama takip eden arkadaşların istekleri oldu. Bu yüzden geç de olsa Şubat sonu itibariyle portföyde ne olmuş bakalım dedim.

Özetlersem, Şubat portföy büyüklüğü 82.002 TL’ye düşmüş durumda. Tasarrufların yanında altın oranını %6’ya düşürerek hisse senetlerine ekleme yaptım. Düşüşler sürerse kademeli olarak altın oranını önce %3’e, sonra da %0’a düşüreceğim ve temettülerle de hisse alarak portföy oranını %100 hisse senedine çıkaracağım.

Hadi başlayalım.

Genel Temettü Gelirleri

Herkese selamlar.

Warren Buffett her sene, Berkshire Hathaway hissedarlarına hitaben faaliyet raporunun başında bir yazı yayınlıyor.

Büyük yatırımcının 2019 Faaliyet Raporu için yazdığı mektubun çevirisini her sene olduğu gibi bu sene de, biraz geçikmeli de olsa yapıyorum.

Bu mektup biraz acıklı olmuş. Warren Buffett vasiyetini yayınlıyor ve öldükten sonra ne yapılması gerektiğini ayrıntılı olarak açıklıyor.

Ayrıca temettü olarak dağıtılmayan kârların şirket üzerindeki olumlu etkilerini, 1924 yılında yazılan bir kitap üzerinde açıklıyor. Özellikle bizim gibi temettü emeklisi olamaya çalışan kişilerin dikkatle okuması gerkiyor.

Bu sefer birebir çevirmek yerine daha okunabilir olması açısından daha basitçe çevirmeye çalışacağım.

Hadi başlayalım.

Genel