Peter Lynch Makaleleri Serisi: 3 Halka Arzlar

Herkese selamlar.

Peter Lynch’in Worth Magazine için yazdığı 3. makaleyi de çevirdim.

Bu sefer konumuz halka arzlar. Ünlü yatırımcı bu yazısında halka arz nedir ve halka arzlarda nelere dikkat edilmelidir sorusunu cevaplıyor.

Daha sonra da bir örnek üzerinden uygulamalı olarak dikkat ettiği noktaları belirtiyor.

Lafı fazla uzatmadan sözü Peter Lynch’e bırakıyorum.

Hadi başlayalım.

Parasının çoğunu likörden kazanan bir restorana biraz ürkek davranırım. Likörün tadı her yerde aynıdır ve bara benzeyen bir restoran müşterilerini daha popüler bir bara kaybeder.

Peter Lynch

Halka Arzların Açıklanması (IPOs)

Her yıl yüzlerce halka arz yapılıyor. Bu “finansal bebeklere” ilk halka arz (IPO) denir ve bunun nasıl yapıldığı Street’teki en büyüleyici hikayelerden biridir. İnsanlar için hayat cenazecide (undertaker) biterken, hisse senetleri için aracı kurumda (underwriter) başlar. X şirketi, hisselerini sabit bir fiyattan halka açmak için aracı kuruma gider. Fiyatın nerede sabitleneceği bir tahmin oyunu gibidir ve aracı kurum açısından hassas bir durum yaratır.

Eğer fiyatı çok yüksek olarak halka arz edildiyse, hisseler işlem görmeye başladıklarında serbest düşüşe geçerler. Halka arza katılanlar hem paralarını hem de aracılık eden kuruma olan güvenlerini kaybederler. Alıcıların çoğunluğunu büyük Wall Street kurumları oluşturduğundan para kaybetmeyi çok hoş karşılamazlar ve bu da aracılık yapan kurumun popülerliğini etkiler.

Öte yandan, eğer fiyat çok düşük tutulursa hisseler uçuşa geçer ve halka arza katılanları çok memnun eder fakat şirket için aynı şeyi söyleyemeyiz. X şirketi, eğer aracı kurum daha yüksek fiyat belirleseydi, sattıkları hisselerden çok daha fazla para kazanabileceğinin farkına varır. Bir dahaki sefere bir iş yapmak istediğinde, X şirketi başka bir aracı kurum bulur.

İki tarafı da memnun etmek için aracı kurum, şirketi kandırılmış hissetmeyecek kadar yüksek ve halka arza katılanları da biraz kâr ettirecek kadar düşük bir fiyat ayarlamaya çalışır.  Halka arzlarda bu süreç “masada bir şeyler bırakmak” olarak adlandırılır.

Fakat aracı kurum, halka arz zamanında ek hisse satma hakkını da (genellikle %10) saklı tutar.  Buna, ek hisse satışı stratejisinin icat edildiği halka arz olan ve şimdi kapanan Green Shoe Corp.’un anısına “Green Shoe” payı denir. Eğer her şey yolunda giderse, hisse fiyatı serbest piyasada işle görmeye başladığında biraz “kalkar” (başka bir halka arz jargonu). Böylece halka arza ek olarak bu “Green Shoe” hisse senetleri de satılabilir.

Halka arzların ilk üç ayda iyi performans göstermelerinin sebebi, düşünülen piyasa fiyatından daha düşüğe halka arz edilmelerine sebep olan bu yöntemdir. Doğrusu, eğer son on yılda her halka arza katılsaydınız ve hisselerinizi üç ay elde tutup sonra satıp başka bir halka arza katılsaydınız, S&P 500’ü büyük bir farkla geçmiş olurdunuz.

Çekici bir halka arza katılmak o kadar da kolay değildir. Halka arzı gerçekleştiren aracı kurum tarafından bu hisseler emeklilik fonları, yatırım fonları gibi kurumlara azar azar, sadaka gibi verilir. Genellikle en iyilerine aşırı başvuru olur. Magellan’da yeni halka arz olacak bir şirket nedeniyle heyecanlanıp daha sonra da çok küçük bir pay alabileceğimizi öğrenmek bizim için sürekli bir hüsran kaynağıydı.

Eğer Magellan’ın böyle bir sıkıntısı varsa siz bir de çekici bir halka arza katılan ortalama yatırımcıyı düşünün. Aracı kurumlar en büyük ve en iyi müşterilerine sunmak için hisse payı alırlar. Eğer bunlardan biri değilseniz ve aracı kurumunuz size bu “gözde” halka arza girme imkânı veriyorsa, bunu fare kapanındaki peynir olarak düşünmelisiniz. Neden büyük yatırımcılar bu anlaşmaya yanaşmıyorlar?

Apple Computer 1980 yılında halka arz edildiğinde, Massachusetts eyaleti, esrarlı Blue Sky kanunlarını kullanarak, küçük hissedarların hisse senedi almasını engelledi. Amacı da Apple’ın çok riskli bir yatırım olması dolayısıyla sadece büyük yatırımcıların katılmasının istenmesiydi. Bu Boston Red Sox’un benim eyaletimdeki en kötü kararı vererek Babe Ruth’u satması gibi kötü bir karardı. Benim için bir şanstı çünkü bu sayede Apple’dan büyük bir pay alabilmiştim.

Halka arzlar genellikle dalga halinde gelir ve onu sakin bir zaman dilimi izler. 1981 ortasında bir dalga vardı, diğeri 1983’ün ortasından 1984’ün başlarına kadar sürdü, bir tanesi 1987’deydi. Şimdi de 1991’in sonlarında başlayan bir dalganın ortasındayız. Bu dalgalar genellikle yatırımcıların coşkulu oldukları ve bir hisse için en çok parayı ödeyebilecekleri zamana denk gelir. Şirketler halka arz olmak için coşkulu bir atmosferi beklerler, bu yüzden de bu kadar çoğu aynı zamanda halka arz olur.

Bazıları coşkulu bir zamanda halka arza katılmanın hata olduğunu söylerler. Bu genelde doğru olabilir fakat bu aynı zamanda en iyi halka arzların meydana geldiği zamandır. MBIA adlı şirket halka arz olduğunda 1987 Haziranıydı. Belediye tahvillerinin kârlı sigortacısı halka 23.50 dolardan arz edilmişti ve Ekim’deki Kara Pazartesi’de değerinin yarısını kaybetti. Şu an 63 dolar seviyesinde.

Prospektüsten Öğrenilecek Dersler

Eğer bir halka arzı kaçırdıysanız, “ikincil piyasadan” istediğiniz kadar hisse senedi alabilirsiniz. Hisselerin kalkmadığı nadir zamanlarda kelepir avına çıkarım. Böyle bir zaman dilimi 1992’nin yazında yapılan 100 halka arzın 70’inin orijinal fiyatında ya altında satıldığı zaman olmuştu.

Yeni halka arzların listesine bakarken, Tex-Mex restoran zinciri Taco Cabana’ya denk geldim. İçinde her biri Taco Cabana Restorantlarını gösteren kırmızı şili biber ikonlarının olduğu ve şirket sloganı olan “Eğer Borracho fasülyelerimizi beğendiyseniz korna çalın” yazan Texas haritasının da olduğu bir dizi raporun kopyasını aldım.

Prospektüsleri incelemek her zaman iyi bir fikirdir. Bunlardan iki tane var. Bir tanesi içinde bir sürü kırmızı renkli uyarının olduğu uyarıcı prospektüs (red herring). Bu, anlaşmanın şartlarını ve aracı kurumun “road Show”dan sonra yatırımcılara hissenin hangi fiyat aralığından satılabileceğinin nihai olmayan açıklamasıdır. Tüm ayrıntıların olduğu son prospektüs ise siyah olarak basılır.

Taco Cabana’nın uyarıcı prospektüsünde hisse senedinin 11 dolar ile 13 dolar arasında bir fiyattan arz edilebileceği söyleniyordu fakat Ekim 1992’de halka 13.50 dolardan açıldı. Besbelli yatırımcılar borracho fasulyelerine kısmen de olsa heyecanlanmışlardı.

Prospektüs ayrıca hisse satışından elde edilen paraya ne olacağını da söyler. Para iki yere gidebilir: Şirketin kasasına (en iyi sonuç) ya da hisselerini halka arzda satan kurucuların ve yöneticilerin cebine. Şirketin içindekilerin ne zaman halka arzı nakde dönmek için bahane ettiklerini görsem kendi kendime şöyle derim: Eğer onlar şirketin geleceğine inanmıyorlarsa, ben neden inanayım?

Bu halka arzda ise, 20 milyon şirketin kasasına giderken, 13 milyon da şirketin içindekilere gidiyor. Ayrıca hisse başı 94 cent de aracılık yapan kuruma kalıyor (Wall Street’in halka arzları bu kadar sevmesine şaşmamalı). Sıradan piyasada, aracı kurumlar hisse alım satımına aracılık ederek üç ile beş cent arası para kazanırlar.

Şirketin içindekilere baktığımızda, 2.046 milyon hissesine sahip başkanı, çabucak 10 milyon doları cebe indirmek için 754.500 hissesini satıyor Hisselerinin hepsini tutmasını yeğlerdim fakat uyarıcı prospektüste yazan onca dedikoducu ayrıntı arasında, adamın yaşının 65 olduğunu duydum. Sanırım 65 yaşına gelmiş birinin biraz parasının tadını çıkarmaya hakkı vardır ve ne de olsa hisselerinin yarıdan fazlasını tutmaya devam edecek. Bu arada, Taco Cabana halka kapalıyken şirketin finansörlerinden olan Prudential Venture Partners II’da 2.9 milyon hisseye sahip ve bunları satmıyor. Bu iyiye işaret.

Diğer nokta da şirketin elde edeceği fonlarla ne yapacağıdır. Uyarıcı prospektüs, şirketin toplam borcunu 10.4 milyon dolardan 2.5 milyon dolara indireceğini söylüyor. Yeni halka açılan şirketlerde, güçlü bir bilanço görmek her zaman güven vericidir. Borcu olmayan şirketin batması çok zordur.

Yönetim ne yaptığını biliyor mu? Raporun 20. Sayfasında, Taco Cabana’nın ilk “Meksika Veranda Cafe”sini 1978 yılında açtığı ve o zamandan beri çoğunluğu merkez ve güney Teksas’ta olmak üzere, 40 tane daha işyeri eklediği yazıyor. Başkan’ın da San Antonio’da 36 yıllık bir restoran işletmeciliği tecrübesi var. Başkan daha önce Fuddruckers’ta başkan yardımcılığı, faaliyetlerde sorumlu başkan yardımcısı da daha önce Burger King’de başkan yardımcılığı, yönetim kurulu başkanı da Church’s Fried Chicken’ın COO’luğunu ve başkanlığını yapmış. Yani işlerini biliyorlar.

Ssatışlar artıyor yani kârlılık da artıyor (bu bir diğer iyi işarettir). Şirket aynı zamanda 1993’te 12, 1994’te de 18 yeni kafe açmaya kararlı görünüyor.

Ayrıca prospektüsü incelerken, Taco Cabana restoranlarının parlak pembe olduğu, 24 saat açık kaldıkları, kişi başı ortalama hesabın 4.63 dolar olduğu, cironun %40’nın da arabaya servisten oluştuğu gibi birçok ıvır zıvır öğrendiniz. Saat sabahın dördünde kendinizi borracho fasulyesi yemek üzere pembe binaya giderken hayal ettiniz ve Teksaslıların kalbine, aklına ve midelerine hayret ettiniz.

Ayrıca burada bir Taco Cabana açmanın maliyetinin 900.000 dolar olduğu ve her restoranın bir yıllık cirosunun ortalama 1.8 milyon doları bulabildiği de yazıyor. Restoran yatırımlarında genel kural bir yıllık cironun yapım maliyetini geçmesidir. Bire iki oranı da gayet makuldür.

Alkol (sanırım bira) satışların %6’sını kapsıyor. Parasının çoğunu likörden kazanan bir restorana biraz ürkek davranırım. Likörün tadı her yerde aynıdır ve bara benzeyen bir restoran müşterilerini daha popüler bir bara kaybeder.

Fiyat 13.50 dolarken şirket, 1993 kârı olan 75 centin 18 katına işlem görüyordu. Bu toplam kârının 23 katına işlem gören hızlı büyüyen bir şirket için aşırı bir fiyatlama değil.

Taco Cabana’nın hisselerinin alınmasını önermiyorum. Prospektüs okuyarak ne kadar çok bilgi edinebileceğinizi ve yeni halka arz olacak bir şirketi böyle incelemenin ne kadar mantık olduğunu anlatmak için örnek veriyorum.

Yeni şirketler rutin olarak Wall Street tarafından yanlış anlaşılır ya da görmezden gelinir ve bu da bu şirketleri bağımsız araştırma yapan bireysel yatırımcılar için mükemmel hedef yapar. Son halka arzlar hakkında birçok danışmanlık servisi ve haber bülteni bulunur. Bunlar: New York’taki Investment Dealers’ Digest’in çıkardığı “Going Public/The IPO Reporter” (yıllık 990 dolar; 212-227-1200); White Plain New York’tan National Corporate Sciences’in çıkardığı “New Issues Digest” (yıllık 425 dolar;914-421-1500); ve Standard &Poor’un çıkardığı “Emerging &Special Situations (yıllık 223,50 dolar; 800-221-5277).

Peter Lynch 1990 yılında, son 15 yılın en iyi performans gösteren fonu Magellan Fonu yönetiminden emekli oldu. Şu an Fidelity Grup’un yönetiminde ve gelecek baharda Simon &Schuster’dan çıkacak olan kitabı üzerinde çalışıyor.

Anahtar Kelimeler: Hisse yatırım stratejileri

Saygılar.

12 Yorum

  1. msd demiş ki:

    ufuk açıcı bu makaleyi tercüme ettiğiniz için teşekkürler. scala yayıncılık artık sizi farketmeli. 🙂
    başarılı yatırımcıların, hissesini aldığı işi bilmek konusunda ne kadar titiz davrandıklarını verdiği örneklerde görüyorum. restaurant yatırımlarında dikkat edilmesi gereken kuralları çok güzel anlatmış.
    halka arz hisselerini alırken dikkati çektiği ilk üç ay tutup satma stratejisi de gerçekten ilginç.

    Haziran 20, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Sayın Msd,

      Peter Lynch’in bu dergi yazılarını ayrı sevdim ben. Çok güzel anlatmış derdini. Arada çok güzel ip uçları yakalanabiliyor.

      Saygılar.

      Haziran 22, 2020
  2. Çağdaş demiş ki:

    Sayın yiğit bey emeğinize sağlık böyle bir seriyi bize kazandırdığınız için teşekkürler..yaşanmış örneklerden ders çıkarma ve halka arzları nasıl incelememiz gerektiğini anlatan bir yazı..ben de bayrak için kendimce bir araştırma yapmıştım ve bana göre hisse fiyatının halka arzını ucuz buldum ve yüzdesel olarak iyi bir kar elde ettim..tabi amerika da ki durum bizde de geçerli..halka arzlarda çok düşük miktarlarda hisse alınabiliyor..serinin devamını sabırsılıkla bekliyeceğüm saygılar..

    Haziran 20, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Teşekkürler Çağdaş Bey,

      Adamım Peter Lynch bu aralar. Ama Warren Buffett’a da döneceğim 🙂

      Saygılar.

      Haziran 22, 2020
  3. temettu_yolcusu demiş ki:

    Şu kısacık mektupta ne kadar önemli noktalar var… Emeklerinize sağlık. Çok yararlı bir paylaşım.

    Haziran 22, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Faydalı olduğuna sevindim Sayın Temettü Emeklisi 🙂

      Saygılar.

      Haziran 22, 2020
  4. Yunus Karataş demiş ki:

    Yiğit bey selamlar, yeni makele Çalışmanız için teşekürler . Malesef yıllarca bizde ” Halka arz kazık farz” diye bir terim gelişmiş. Özellik le küçük şirketler çok paha li halka arz edilmiş. 10 yıl bile bu fiyata artmamış. Yatırımcının ağzı yanmış. Yüzlerce şirketin tahtası kapanmış, bu küçük ve sığ şirketlerle le spek küçük yatırımcıyı ve küçük şirketleri hallac pamuğu gibi yerden yere vurmuştur. Bu yüzden küçük yatirimci borsaya küsmüş. Küçük yatirimci çok dikkatli olması gerekir. Her halka arz a sazan gibi atlamamak gerekir.

    Haziran 23, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Yunus Bey,

      Ne alırsak alalım mutlaka araştırmamız lazım. Bu çorap da olabilir, hisse senedi de.

      Ama ben değer kavramımızın gelişeceğine inanıyorum. Sadece biraz zaman alacak.

      Makale serisini beğendiğinize ayrıca sevindim.

      Saygılar.

      Haziran 24, 2020
  5. Ersan demiş ki:

    Yiğit bey selamlar,
    Bizim borsamızda halka arzlarda bu stratejiler ile uyumlu olmuş mu ? sizin görüşünüzü merak ediyorum.

    saygılar

    Haziran 25, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Ersan Bey,

      Yatırım stratejilerini tek bir kalıba sokamıyoruz. Bazılarında uyumlu bazılarında alakası yok. İncelemek lazım.

      Saygılar.

      Haziran 26, 2020
  6. Murathan Bali demiş ki:

    Emeğinize sağlık. hocam alakasız olacak ama yabancı teknoloji fonları hakkında ne düşünüyorsunuz? portföyün yarısını bu fonlara diğer yarısını da bist 30daki güçlü şirketlere paylaştırmayı düşünüyorum, beş yıllık bi vade için.

    Haziran 26, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Murathan Bey,

      Hiçbir fikrim yok maalesef. Saygılar.

      Haziran 26, 2020

Yorumunuzu Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.