Peter Lynch’in Worth Magazine’de Yazdığı Makaleler Serisi:1

Herkese selamlar.

Warren Buffett’ın hissedarlara yadığı mektuplar serisinden sonra yeni bir çeviri serisine başlıyorum. Bu seferki konuğumuz Peter Lynch olacak.

Ünlü yatırımcı Fidelity Magellan’dan emekli olduktan sonra Worth Magazine için makaleler yazmaya başlamış. Benim de Mustafa Bey’in paylaşımından sonra haberim oldu. Kendisine teşekkür ederim.

Yaklaşık 181 sayfalık uzun bir çeviri olacak. Bu yüzden her bir makaleyi ayrı blog yazısı olacak şekilde ara ara çevireceğim. Bittiğinde ise PDF olarak koyarız.

Umarım bizlere katkısı olur.

Şimdi biraz mektuptan bahsedeyim.

Bu bölümde Peter Lynch, küçük yatırımcıların kurumsal yatırımcılarına göre olan avantajlarından bahsediyor. Tüketici olarak ve iş hayatının içindeki üreticiler olarak daha avantajlı olduklarından fakat gereksiz bir özgüven eksikliğinden dolayı piyasa popülerliğine kurban gittiklerini söylüyor.

Beni en çok şaşırtan ise Peter Lynch’in 1993 yılında bu yönteme örnek olarak daha küçük bir kahve zinciriyken Starbuck’ı örnek göstermesi oldu.

Neyse lafı fazla uzatmayayım ve sizi ilk yazı ile baş başa bırakayım.

Hadi başlayayım.

93/01 Sakarlar Sürüsünü Yenmek

Hiçbir şey küçük yatırımcının kafasını, büyük kurumsallara karşı oynamaktan kaynaklanan yanlış aşağılık duygusu kadar karıştıramaz. Ne de olsa kurumlar çok büyüktür ve piyasayı domine ettiklerinden dolayı o kadar çok dikkat çekerler ki, amatör hisse seçicileri kendilerini fantezi beyzbol oyununda Atlanta Braves (1991 Ulusal Lig Şampiyonu) ile rekabet etmek zorunda kalmış gibi hissederler.

Bunu daha önce söylemiştim, fakat Wall Street’te üç yıl profesyonel olarak çalıştıktan sonra, küçük yatırımcının rekabet ettiğinin değil Atlanta Braves, Toledo Mud Hens (alt ligde bir takım) bile olmadığını söyleyebilirim. Bunlar daha çok Gürleyen Sürüye (Thundering Herd) benziyor.

Belki hatırlarsınız, “Gürleyen Sürü”, alım satımın çoğunu küçük yatırımcının yaptığı zamanlarda Merrill Lynch’in bunlara hizmet vermesi için tuttuğu büyük broker sürüsüne o zamanki ekonomi basınının verdiği addır. Bugünlerde Wall Street’te başka bir Gürleyen Sürü bulunuyor: Şu an alım satımın çoğunu yapan, yatırım fonu yöneticilerinin de dahil olduğu kurumsal yatırımcılar.

Bu Gürleyen Sürünün büyük çoğunluğu ise şu an Sakarlar Sürüsü olarak bile adlandırılabilir.  Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Sakarlar Sürüsü ile birçok kez karşılaştım.

Şu an piyasayı kurumsallar domine ediyor ve dolayısıyla bu da birçok insana amatörlerin hiç şansı olmadığını düşündürtüyor. Aksine, amatörlerin şansı daha da arttı. Çünkü artık amatörler, Sürü başka bir yöne giderken onların gözden kaçırdıkları hisseleri ya da özellikle fazla hırpaladıkları hisseleri alarak kendilerine bağımsız bir rota çizebilirler. Onları durduransa sığır sürüsü ile Atlanta Braves’i karıştırmalarına sebep olan aşağılık duygusudur.

Aşağılık duygusu küçük yatırımcılara kendi felaketlerine sebep olan üç şeyi yaptırır: 1) Geri kalmamak için profesyonelleri taklit ederek gündemdeki hisse senetlerini almak, IBM diyelim; 2) Future, opsiyon ya da futureların opsiyonunu alarak “karmaşık” hale gelmek; 3) Magazin ya da popüler finansal haber programlarında profesyonellerin tavsiye ettikleri şeyleri almak. Ünlülerin hisse tavsiyeleri o kadar popüler olmuştur ki, bir firmaya yatırım yapmak için en önemli klasik Harry Amcalarının tüyolarını bile geçmiştir. 

Diyelim ki kendi kendinize yatırım yapmak için yerel S&L (ABD’de mevduat toplayıp kredi veren bir çeşit banka türü) America First and Foremost’tan paranızı çektiniz ve hisse almaya karar verdiniz. Nedense America First and Foremost’un hisse fiyatının yarıya düşmesi ilginizi çekti. Bunun güçlü bir bilançosu olan ve ticari kredisi olmayan sağlam bir kurum olduğunu biliyorsunuz çünkü paranızı oraya koymadan önce bütün bunları kontrol ettiniz. (S&L’i buraya yazdığım iki üç yazıda da konu etmemden dolayı beni affedin çünkü bu aralar bu sektöre abayı yakmış durumdayım.)

Telefonu kaldırıp, gerçek hayattaki hikayenin kağıt üstünde de o kadar güzel olup olmadığını öğrenmek üzere America F&F’in son faaliyet raporunu istemek için telefonu kaldırdığınızda içinizden bir ses şöyle der: “Sen kimsin ki daha önce Barron’s, Forbes ya da Business Week’te ağızlara sakız olmamış bir şirketi almaya çalışıyorsun.”

Böylece faaliyet raporunu istemek yerine, haber köşesine, uzmanların ne söylediğine bakmaya gidiyorsunuz ve birinde Mario Gabelli’nin dünyanın en ünlü içecek firması Coca Cola Enterprises’ın hisselerini aldığını görüyorsunuz. Ünlü fon yöneticisi Gabelli’nin sizden ve Harry Amcanızın toplamından çok daha fazla şey bildiğini düşünerek hisseyi alıyorsunuz. Doğrusu, Gabelli sizin ve amcanızın bildiğinin toplamından çok şey biliyor fakat bu onun tüyosu olan Coca Cola Enterprises’tan para kazanacağınız anlamına gelmiyor. (Bu şirketi örnek veriyorum çünkü üç yıl önce ben de Barron’da bu şirketi şimdiki fiyatından üç dolar daha yüksekteyken tavsiye etmiştim.)

Gabelli size ev telefonunu vermediği için, ona Coca Cola Enterprises’ı hala sevip sevmediğini, fiyat düşüşünü daha fazla hisse almak için fırsat olup görüp görmediğini, ya da firmadan soğuyarak zararını kesip kesmediğini soramıyorsunuz.

Büyük bir olasılıkla, fiyat düşüşü hisseye olan inancınızı zedeleyecek ve Gabelli size moral vermediği için zararınızı kesecek ve hisseyi belki de Gabelli’ye satacaksınız. Daha sonra azalan sermayenizi alıp, belki de aracı kurumunuzdaki bir analist olan başka bir ünlünün tüyosunda süreci tekrarlayacaksınız. Eğer yeterince zarar-kes yaparsanız, er ya da geç kesecek hiç paranız kalmayacak.

Bu tarzla kendi hisselerinizi kendiniz seçerseniz her zaman şüphelendiğiniz şeyi doğrularsınız: Küçük yatırımcının Atlanta Braves ile yarışma imkanı yoktur. Eğer paranızı tamamen tüketmeden moralinizi bozacak kadar şanslıysanız kalan paranızı bir yatırım fonuna yatırabilirsiniz. Burada benim tavsiyem, eğer profesyonellerin dediğini yapacaksanız, tecrübelerinden tamamen yararlanmak için onların fonuna yatırım yapın.

Eğer küçük yatırımcı uzmanların al tavsiyeleri yerine kendi araştırmasına güvense hem kendi fikirlerine daha çok güvenmeye başlar hem de daha çok net varlığı olur diye düşünüyorum. Bu mantıklı olan tek “bağımsız yatırım” yöntemidir. Bunu söylemek benim üç köşe yazılık zamanımı aldı ama zaten yatırımcı olarak avantaja sahipsiniz, bunun için bir tüyo almanıza gerek yok. Amerika First and Foremost’un bir mudisi olarak duruma onu takip edecek kadar yakınsınız, ayrıca sürü gelmeden önce düşük fiyatlardan hisseyi alma şansınız var.

Aslında, yatırımcının avantajını ikiye ayırabiliriz: Sektörle ya da bağlı şirketlerle iş yapmanızdan kaynaklanan iş üstündeki avantajınız ve restoranlarda, havaalanlarında ya da AVMlerde edindiğiniz tüketici avantajınız. 

Doğrusu, son on yılda New York Borsası’nda en iyi performans göstermiş yirmi şirketin altısı (Home Depot, Circuit City, the Gap, Wal-Mart Stores, Liz Claiborne ve Dillard Department Stores)  milyonlarca tüketicinin burnunun dibindeydi ve eğer bu girişimlerin popülaritesine dikkat edilseydi, bu avantajdan kâr edilebilirdi. Bunu yapmak için zamanları da vardı: Bir restoranın ya da perakendecinin ülkenin tamamına yayılması 15 yılını alır ve birçok yatırımcı Wall Street profesyonelleri farkına varmadan bunu görebilir.

New York hakkındaki “ Eğer orada yapabilirsem, her yerde yaparım” sözü belki şarkıcılar, komedyenler ya da taksiciler için doğru olabilir fakat onlarca şirket daha hikayeleri Gürleyen Sürünün en yoğun olarak bulunduğu New York ya da Boston’daki işlem masalarının üstüne gelmeden başarıya ulaşmış olurlar.  

Morrison Knudsen’in yönetim kurulundaki arkadaşım Irene Peden, kahve severlik avantajını kullanarak Seattle’lı popüler kahve şirketi Starbucks’ın hisselerini satın aldı. Peden Elektrik Mühendisliği bölümünde profesör ve her ne ise yeraltı uzaktan algılaması konusunda bir uzman. Güne her zaman bir bardak Starbucks kahvesi ile başlıyor. Seattle’dayken Starbucks’ın hayranı olmuş fakat Washington D.C’deki geçici görevindeyken de Starbucks ‘tan kahve çekirdekleri göndermelerini istemiş.

Yönetim kurulunda olduğu şirketin hisseleri hariç, geçen yıl Starbucks halka arz olana kadar başka hiçbir şirketin hisselerini almamıştı. Starbucks’la olan deneyimi ona şirketin iki önemli avantajı olduğunu söylüyordu: İnsanların istedikleri bir ürünü kâr ederek satabiliyordu.

Peden’in, Starbuck’ın iyi sermayelendirilmiş olduğunu, kârın düzenli olarak arttığını ve şu an Seattle’ın doğu ve güneyine yayılmakta olduğunu anlaması için çok derinlere bakmasına gerek yoktu. Hikaye hala güzel ve hisse de hala iyi gidiyor.

Benim de dahil olduğum yerel yardım kuruluşundan yeni emekli olan Cherly Peterson, mektup yazıcılığı avantajını kullanarak, pul, mektup zarfı satan ve postanelerde beklemekten yorulmuş olan insanlara posta kutusu satan mail Boxes Etc. isimli şirkete yatırım yapmıştı. Starbucks’taki aynı hikayeydi: İyi şirket, güçlü bilanço, postanelerden bıkmış milyonlarca Amerikalının yarattığı büyük potansiyel. Hisse ilk halka arz edildiğinde iki dolardı şimdi bölünmeler düzeltildikten sonra 15 dolara satılıyor.

İşte size bir tane daha: Bir bilgisayar dergisi abonesi ya da IBM bilgisayarı ya da klonu sahibi kendi tüketici avantajını kullanarak Microsoft’tan haberdar olabilir. Aldığınız her IBM bilgisayar, yanında Microsoft’un haklarına sahip olduğu Microsoft işletim sitemi ile birlikte gelir (MS/DOS). Microsoft’un bu tekeli ona Goodyear’ın yollardaki tüm arabaların tekerleklerini yapması gibi bir avantaj sunar. Fakat eğer 1986 yılında ilk halka arzında şirketi fark edemediyseniz bile yolda karşınıza daha bir çok fırsat çıkmıştı. Microsoft; “Word”, “Windows”, Macintosh’lara çeşitli ürünler ve popüler Lotus’a meydan okuyan “Excel” gibi ürünlerle istikrarlı şekilde gelirlerini arttırmaya devam etti.

Bilgisayar üretimi, çok fazla rakibin birbirini öldürdüğü kalleş bir sektör fakat onlar için kötü olan Microsoft için iyi çünkü IBM her DOS içeren bir bilgisayar sattığında Microsoft kâr ediyor. Bir çok bireysel yatırımcı profesyoneller gibi düşünmeye çalışıp IBM’deki dönüşü yakalamaya çalışırken, bir amatör gibi düşünüp PCWeek dergisindeki ya da kendi bilgisayarlarındaki ipuçlarını yakalamaya çalışmalıydılar (Her bilgisayardaki Microsoft yazılımını görebilirlerdi). Keşke bende fark etseydim. Hissenin fiyatı 35 kat arttı.

Bu sırada yaptığım seyahatlerimde Au Bon Pain isimli, sürekli yanlış telaffuz ettiğim bir şirket dikkatimi çekiyor. Bu kruvasan ve kahve dükkanı havalimanlarında ve AVM’lerdeki yemek bölümlerinde bulunuyor ve benim gibi insanların da kruvasan sevme avantajlarını kullanmasına sebep oluyor. Şirket daha yeni halka arz oldu fakat on yıldan fazla süredir hizmet veriyor. Güzel bir bilançosu, yayılmak için güzel bir planı var ve şimdilik büyük pazarların az bir kısmında faaliyetteler. Fakat benim sözüme güvenmeyin. Kendi ödevinizi yapın.

Peter Lynch 1990 yılında, son 15 yılın en iyi performans gösteren fonu Magellan Fonu yönetiminden emekli oldu. Şu an Fidelity Grup’un yönetiminde ve gelecek baharda Simon &Schuster’dan çıkacak olan kitabı üzerinde çalışıyor.

Saygılar.

15 Yorum

  1. Kenan demiş ki:

    Yiğit Bey elinize sağlık .Herzamanki gibi çok güzel bir yazı olmuş.Buffett mektuplarını da PDF olarak koyma imkanınız var mı?
    Saygılar

    Haziran 2, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Kenan Bey,

      Teşekkür ederim. Biraz güncellemem lazım Warren Buffett mektuplarını, sonrasında PDF’ini hazırlayıp siteye de koyacağım.

      Saygılar.

      Haziran 3, 2020
    • İlhan demiş ki:

      Merhaba;

      Yazıyı seçin, Ctrl+C (kopyala) yapın. Bir word dosyasına yapıştırın. Farklı Kaydet seçeneğini seçin. Çıkan ekrandan dosya türünü pdf yapın. Kaydet2e basın. PDF dosyanız hazır.

      Haziran 5, 2020
  2. Gökhan demiş ki:

    Bence yine büyük bir kamu hizmeti yapmissin arkadaş. Gerçi bunu anlayacak insan sayısı az ama olsun. Severek takipteyim. Sevgiler.

    Haziran 2, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Teşekkür ederim Gökhan Bey, umarım herkese faydası olur.

      Saygılar.

      Haziran 3, 2020
  3. msd demiş ki:

    Satır arasında kullanılabilecek basit ama kıymetli bir rakam gördüm: 15 yıl. …Bir restoranın ya da perakendecinin ülkenin tamamına yayılması 15 yılını alır.
    Yani bir fırsat kaçarsa 15 yıl içinde ikincisi gelebilir.
    Çeviri için çok teşekkür ederim.

    Haziran 3, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Sayın MSD,

      Bunun Amerika olduğunu ve onun çok büyük bir yer olduğunu da eklemek lazım:)

      Saygılar.

      Haziran 4, 2020
  4. Burak demiş ki:

    Selamlar Yiğit Bey,

    Çok güzel bir yazı olmuş, tebrik ederim sizi. Hisse senetleri ile ilgili yatırım yaparken hisse senetlerini nasıl ve ne yönüyle hangi verileri kullanarak değerlendirdiğiniz ile ilgili bir yazı paylaşabilir misiniz?

    İyi Çalışmalar

    Haziran 4, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Burak Bey,

      Öncelikle desteğiniz için teşekkür ederim.

      Arada sırada bu konuda ben de arkadaşlar da yazıyoruz ama tabii toplu olarak bir yerde yok galiba. Çünkü konu çok uzun ve dallı budaklı. İleride toplu bir şey yazabilirim belki. Ama kısa vadede kafamı o konuda toplayabileceğimi sanmıyorum.

      Saygılar.

      Haziran 5, 2020
    • Burak demiş ki:

      Öncelikle cevabınız için teşekkür ederim. Böyle bir yazınızı dört gözle bekliyor olacağım. Bende borsada işlem yapmaya başlamak için kendimi hazırlamayı düşünüyorum. Şuan da bu sorduğum konu ile ilgili tavsiye edebileceğiniz kitap, yazı vb. şeyler var mıdır acaba ?

      Haziran 7, 2020
  5. Emre demiş ki:

    Gerçekten yararlı bir çeviri çalışması olmuş, emeğinize sağlık üstadım.

    Haziran 4, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Teşekkür ederim Emre Bey, umarım yardımcı olur. 🙂 Saygılar

      Haziran 5, 2020
  6. Özgür demiş ki:

    Yiğit Bey Merhaba,
    Peter Lynch kitaplarını sizin sayenizde okudum. Ve en göze çarpan yani küçük yatırımcının kendine en az kurumsal yatirimci kadar güvenmesiydi. Bu söz beni etkilemişti Yine sayenizde Lynch in diğer makalelerini de okuma fırsatı buluyoruz. Bu karşılıksız hizmeti kaç kişi yapar. Bu sebeplerle iyi ki varsınız
    Emeğinize ve yüreğinize sağlık
    Saygı ve minnettarligimi,

    Haziran 9, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar Özgür Bey,

      Yardımcı oluyorsam ne mutlu bana. Ben de bilmediğim bir sürü şey öğreniyorum bu makaleler sayesinde. Okumanın zararı olmaz:)

      Saygılar.

      Haziran 14, 2020

Yorumunuzu Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.