Peter Lynch’in Yatırım Üzerine Son Röportajının Çevirisi

Herkese selamlar.

Borsada Tek Başına’nın ve daha bir çok kitabın yazarı, Magellan Fonu’nun efsane yöneticisi Peter Lynch’i artık tanımayanımız yoktur.

Geçenlerde bir yazı hazırlarken şimdi 75 yaşında olan bu ünlü yatırımcının, eski şirketi Fidelity için verdiği en son röportajına rastladım.

Hoşuma gitti ve ilgilenenler için Türkçe’ye çevirdim.

Çeviriyi beğenmeyip bunun İngilizce’si yok mu yeaa diyenler için orijinalini de buraya koyuyorum :))

Umarım faydalı olur.

Hadi başlayalım.

Efsane Yatırımcıdan Dersler

Peter Lynch 50 yıl önce Fidelity’de işe başladığında, bir dolardan daha düşük fiyata öğle yemeği yiyebilir, faaliyet raporlarını okumak için postanın gelmesini beklerdiniz ve Dow Jones Sanayi Endeksi 1.000 puana ulaşmamıştı.

O zamandan bu zamana çok şey değişti fakat Peter Lynch’in hisse senetlerine olan çocuksu ilgisi aynı kaldı. Çok canlı gözüktüğü lacivert ceketi, sarı kravatı ve spor ayakkabılarıyla, yatırım konusundaki bilgisinin bir kısmını Viewpoint ile paylaşmak üzere Fidelity’ nin Grafik Odası’na (bir zamanlar grafiklerin elle çizilip duvara asıldığı yere) geldi.

Fidelity’nin Magellan Fonu’nu yönettiği 13 yıl boyunca (1977-1990), çok yüksek bir performans gösterdi ve yönettiği fonları 18 milyon dolardan 14 milyar dolara (1990 sonunda) çıkardı. O zamandan beri Lynch, Fidelity’deki neredeyse her hisse senedi analistine akıl hocalığı yapmıştır. Ayrıca aralarında Borsada Tek Başına ve Borsayı Yenmek olan çok satan kitabında yazarı ve Boston halkı, Katolik Okulları Vakfı ve Inner City Burs’unun da destekçisidir.

İster teker teker hisse senetlerini seçmekten zevk alın ya da niyetiniz bu olsun ya da bunun için fonlardan, ETF’lerden yararlanın, Peter Lynch’in sadelik dolu sözleri sizi daha iyi bir yatırımcı yapacaktır.

İyi Bir Yatırımcı Olmak İçin Neye İhtiyacınız Var?

Lynch: Hisse senedi piyasasında, en önemli organ yürektir, beyin değil.

İşe giderken duyacağınız olumsuz haberler artık neredeyse sonsuz sayıda. Yani soru şu: Bunu kaldırabilir misiniz? Hisse senetlerinin bundan 10, 20 hatta 30 yıl sonra bulunmanız gereken yer olduğuna inancınız tam mı? Eğer buna inanıyorsanız, hisse senedi fonlarında biraz para bulundurmalısınız.

Bu acıyı ne kadar tolere edebileceğiniz meselesi. Mutlaka geri çekilmeler olacak. Yarın olabilir. Bundan bir yıl sonra olabilir. Ne olacağını kim bilebilir ki? Soru şu: Buna hazır mısınız? Bunu yüreğiniz kaldırır mı?

Bir çok insan sadece tutunduğu için çok iyi performans gösteriyor.

Hisse Senedi Piyasası Neredeyse 10 Senedir Boğa Piyasasında. Yatırımcıların Hisse Senetlerini Azaltmalarının Zamanı Geldi mi?

Lynch: Uzun dönemde, hisse senetleri bulunması çok güzel bir yerdir. Fakat iki sene sonra şimdikinden daha yüksek mi düşük mü oluruz bilemem. Yazı tura atmam lazım.

Fakat insanlar düzeltme beklerken ya da bunları tahmin etmeye çalışırken, düşüşlerden çok daha fazla para kaybettiler. Yani demek istediğim, piyasanın düşüş ve yükselişlerini tahmin etmek çok verimli değil.

Piyasa Düştüğünde Nasıl Hissedersiniz?

Lynch: Magellan’ı yönettiğim 13 yıl boyunca piyasa 9 defa %10 ve üzeri düştü. O her düştüğünde fon daha fazla değer kaybetti. Ben de bu konuda hiç endişelenmedim.

Hisse senedi piyasası 10, 30 ve hatta 100 sene sonra olunması gereken en iyi yer. Fakat paraya bir iki yıl içinde ihtiyacınız olacaksa, hisse senedi almamalısınız. Bunun yerine para piyası fonlarını düşünmelisiniz.

Piyasalar Eninde Sonunda Düştüğünde Yatırımcılar Ne Yapmalı?

Lynch: Her gün aynaya bakmalı ve kendinize şu soruyu sormalısınız: Piyasalar %10 düşerse ne yaparım? %20 düşerse ne yaparım? Satış yapar mıyım? Piyasanın dışına çıkar mıyım? Eğer cevabınız evet ise, hisse varlığınızı düşürmeyi bugün gözden geçirmelisiniz.

Uzun Vadeli Yatırımcılar Şu An Nerede Fırsatları Araştırmalı?

Lynch: Gelişmekte olan ülkeler bu aralar fena dayak yedi. Fakat iyi işler yapan bir çok ülke var. Yani orada potansiyel olduğunu düşünüyorum. Benim uzmanlık alanım değil ama gelişmekte olan ülkeler araştırma yapmak için doğru yerler olabilir.

Yatırımcılığa Ne Zaman İlgi Duymaya Başladınız?

Lynch: Babam ben 7 yaşındayken hastalandı ve 10 yaşında da öldü. Hisse senedi piyasasının muhteşem olduğu 50’li yıllarda, 11 yaşındayken golf oyuncularının sopalarını taşımaya başladım. O zaman hisse senetleri hep yukarı gidiyordu ve insanlar birbirine hisse senedi tavsiye ediyordu.

Gold oynarken insanlar hisse senetlerini konuşurlar ben de daha sonra konuştukları senetleri incelerdim. Hiç param yoktu ve yükselişi sadece seyrederdim. Bir gün “Vay canına, bu muhteşem bir iş” dedim. Böylece başladım. Boston Koleji’nde hava kargo sektörü ile ilgili bir rapor yazdım ve 300 dolarlık Flying Tiger Havayolu şirketi hissesi aldım. Vietnam Savaşı başladı ve Vietnam’a bir çok şey taşıdılar.

Sanırım bu bir şans örneği, fakat alırken sebebini biliyordum. Baktım ve ” hava kargo taşımacılığında büyük potansiyel var” dedim. Flying Tiger sadece kargo taşıyordu, insan değil. Çalışmamı yaptım ve “burada büyüme potansiyeli var” dedim. Sanırım yüksek lisansımı Flying Tiger ile ödedim.

Şimdi 75 yaşındayım (bana göre orta yaş 88 ve yaşlılık da 107’de başlıyor). Hiç değişmedim. 19-20 yaşında ne yapıyorsam şu an da aynısını yapıyorum.

Sizce Bireysel Yatırımcıların Yaptığı En Büyük Hata Nedir?

Lynch: İnsanlar ev aldıklarında, buzdolabı aldıklarında ya da araba aldıklarında çok dikkatli davranıyorlar. Uçak bileti alırken bir kaç yüz dolar tasarruf etmek için saatlerce araştırma yapıyorlar. Otobüste duydukları tuhaf bir fikre 5.000-10.000 dolar yatırabiliyorlar. Bu kumardır. Yatırım değil. Araştırma değil. Sadece tamamen spekülasyondur.

Bireysel Yatırımcılar Nasıl Hisse Senedi Seçmeli?

Lynch: Hisse senetleri piyango bileti değildir. Her hisse senedinin arkasında bir şirket vardır. Eğer şirket iyi işler yaparsa hisse senetleri de iyi gider. Şirkete bakmalı ve onu araştırmalısınız. Fidelity’de bunu yaparız ve ben de buna odaklanırım.

Hisse Senedi Yatırıma Başlamanın En İyi Yolu Nedir?

Lynch: Sanal portföy ile başlayın. Sonra: “Portföye x miktar 10.000, 100.000 dolar para koyuyorum” deyin. Sonuçta sanal. Almak için 5 şirket seçin. Sonra neden bu beşini alıyorum diye sorun. Bunun cevabı “çünkü bunlar yukarı gidiyor.” değil. Bunu denedim. Bu bir sebep değil. Bunu beğenmemin sebebi nedir?

Sonra bunları takip ediyorsunuz ve zamanla hangi konularda iyi olduğunuzu buluyorsunuz. Geri dönenlerde mi iyisiniz? Değer şirketlerinde mi iyisiniz? Küçük şirketlerde mi iyisiniz?

Önemli olan hissenin 3 dolardan 6 dolara gitmesi değil. Neden yukarı gitti? Hikayesi ne? Araştırma budur. Şirketin temel verileri mi iyileşti?

Ortalama Bir Yatırımcı Nasıl Avantaj Kazanabilir?

Lynch: Kendinize şunu sorun: Şirketi analiz edebiliyor muyum? McDonalds’ın ne yaptığını herkes aşağı yukarı bilir. Fakat bioteknoloji ya da bilgisayar yazılımı firmalarını analiz etmek zordur. Yani kendinize sorun: Şirket hakkında bir şeyler biliyor musunuz? Matematiğe ne ekleyebilirsiniz? Bir avantajınız var mı?

Girişimsel kardiyolojist olabilirsiniz ve kalp pompası takabilirsiniz. Vay canına dersiniz, bu krizi önleyen ve kan dolaşımına destek sağlayan mükemmel bir buluş. Aslında ameliyathanede, bu buluşu herkesten önce görmüşsünüzdür. Yani bir şeyde avantajlısınızdır.

Hisse Senedi Almaya Çıktığınızda Nelere Bakarsınız?

Lynch: Beyzbol terimleriyle anlatırsak, iki veya üçüncü vuruşta almak ve yedi veya sekizinci vuruşta da satmak isteriz (Dokuz son).

Walmart borsaya açıldığı onuncu yılında Amerika’nın sadece %15’ine yayılmıştı. Sonraki otuz yıl yaptıkları tek şey %15’ten %100′ yayılmak oldu. Hisse 50 kat gitti. Mükemmel bir formülleri vardı ve bunu tüm Amerika’ya yaydılar.

Bir Hisse Senedini Satmanız Gerektiğini Nereden Biliyorsunuz?

Lynch: Bir şirketi ne zaman satacağınıza karar vermek için almaya karar verdiğimizdekiyle tamamen aynı şeyi yaparız. Bu şirketi neden aldığınızla ilgili mevcut bir hikayeniz vardır. Şirket kötülükten biraz daha iyileşerek orta kötülüğe geçer. Şirketin bolca nakdi vardır ve iflas etmeyecektir.

Şirket orta kötülükten daha iyiye gittiğinde ve nihayetinde iyi olduğunda ben muhtemelen çıkmış olurum. Büyüme hikayesi olan şirketi hiç büyüme hikayesi kalmadığında satarsınız. Taco Bell sadece Güney Califonia’dayken nereye gidebilirlerdi? Tabii ki California Merkez’e gittiler. Sonra da her yere ulaştılar. Yani bahsettiğim 70 yıllık bir hikaye.

Şirketin ne zaman olgunluğa erişeceğini tanımlamalısınız, işte o zaman çıkış zamanıdır. Ya da hikaye kötüleştiği zaman. Eğer hikaye devam ediyorsa siz de devam edersiniz.

Genel Ekonominin Hisse Senetlerine Olan Etkisini Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Lynch: Bence eğer ekonomiye yılda 13 dakika ayırıyorsanız, 10 dakikanızı boşa harcamışsınız demektir. Yani demek istediğim, hiç faydalı değildir. Herkes geleceği tahmin etmeye çalışır, ben de 800’lü medyum hatlarını aramışımdır. Hiç yardımı olmadı. Bu yüzden baktığım tek şey şu an ne olduğudur.

Fon Yatırımcılarına Tavsiyeleriniz Nelerdir?

Lynch: Soru şu ki: Bir fon aldığınızda neye sahip olduğunuzu biliyor musunuz? Aradığınız tat bu mu? Gerçek bir hareket mi istiyorsunuz yoksa muhafazakarlık mı? Bilirsiniz, biz kamuoyunun mutlu olmasını isteriz. İnsanlara neler yapılması gerektiğini söylemeyiz. Fakat konuşacak insanlarımız da var.

Hiç Büyük Bir Başarısızlığınız Oldu mu?

Lynch: Çok fazla başarısızlığım var. Bir keresinde o muhteşem giysileri olan perakendeciyi almıştım. Şirket 3 kere Vogue kapağına çıkmıştı ve hiç borcu yoktu ki bu çok önemlidir. Eğer borcunuz yoksa düşmeniz çok zordur. Bunun için bir ödül alırsınız. Böylece herşeyi doğru yapmışlardı ama birden Bonnie and Clyde filmi çıktı ve etek ucu diz üstünden bileğin beş santim üstüne kaydı. Böylece ellerindeki mallar işe yaramaz hale geldi ve yeni sezona da bir hazırlıkları yoktu. İki yıl sonra ortalık yatıştı ama şirket artık ortalıkta değildi.

Yani düşüşleriniz oluyor. Belki her on seferin beş altısında haklı oluyorsunuz. Ama kazananlarınız 4-10 ya da 20 kat gittiğinde, %50,%75 ya da %100 kaybettiklerinizin zararını çıkarırsınız.

Fidelity’deki 50. Yılınızı Yeni Kutladınız. Geriye Baktığınızda, En Çok Ne Değişti?

Lynch: Veriler şu an çok iyi. Nike’ın faaliyet raporunu okuyabilmek için postanın kütüphanemize gelmesini beklediğimi hatırlıyorum. Şimdi biri raporunu yayınladığında tüm dünyadan erişebiliyorsunuz. Yatırımcı sunumları oluyor. Bilanço yayınlıyorlar. Yani veri orda ve bedava.

Yani teorik olarak bireysel yatırımcının profesyonellere göre avantajı son 20-30 yılda arttı. Sorun şu ki insanların çok fazla ön yargıları var. Demiryolu, petrol ya da demir çelik şirketlerine bakmıyorlar. adece yılda %40 büyüyen şirketlere bakıyorlar. Geri dönenlere de bakmıyorlar. Ya da sendikası olanlara.

Son derece tarafsız olmalısınız. Fidelity’nin bu kadar çok sayıda mükemmel fon yöneticisinin olmasının sebebi bu: Nereye bakacakları konusunda son derece esnekler.

Teşekkürler Peter!

Röportaj burada bitiyor. Umarım okuyan herkese faydalı olur.

Saygılar.

Not: Bu arada “Piyasa zamanlamasını” konuştuğumuz podcastimiz de yayında. Bekleriz:)

4 Yorum

  1. Değer Yatırımcısı demiş ki:

    Podcast de ayrı güzelmiş. Teşekkürler çabanız için Yiğit Bey.

    Ocak 31, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Teşekkür ederim Sayın Değer Yatırımcısı, beğendiğinize sevindim. Umarım uzun soluklu olacak.

      Ocak 31, 2020
  2. Bulent demiş ki:

    elinize saglik, cok faydali bir yazi

    Şubat 9, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Teşekkür ederim Bülent Bey:)

      Şubat 9, 2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.