Temettü Geliri ve Enflasyon

Temettü geliri elde ederek finansal özgürlüğümüzü kazanmaya çalışıyoruz. Temettülerini her sene arttıran şirketlere yatırım yaparak gelirimizin de her sene artması için gayret gösteriyoruz. Sebebi de şirketlerin benden çok çalışarak kâr etmesi ve kârını her sene arttırarak bana daha çok kâr payı vermesi.

Peki her sene aldığımız temettüyü ve temettüsü büyüyen şirketlerden elde ettiğim getiriyi neyle kıyaslayacağım?

Yatırımlarımı, hangi yatırım araçlarıyla karşılaştıracağım? Neyi başarı sayıp neyi başarısızlık olarak adlandıracağım?

O seneki temettü artışı alım gücümü korumaya yetti mi? Bunları neye göre belirleyeceğim? Tabii ki enflasyonla…

Hadi şimdi Temettü benchmarkı olarak enflasyona bir bakalım.

ID-100310072
Temettü Geliri ve Enflasyon, Altın, Endeks ve Döviz ile Karşılaştırılması

BIST 100 Endeksi Benchmarkı

Temettü hisselerinin performansını ölçmenin en iyi yolu, onları BIST 100 hisselerinin genel performansı ile kıyaslamaktır. Alternatif olarak bir endeks fonu ile de kıyaslayabilirsiniz.

Mesela Amerika’da bütün hisse senedi yatırımcıları kendi performanslarını S&P 500’ün performansıyla kıyaslarlar ve onu geçmenin büyük bir başarı olduğunu bilirler.

Benim gibi temettü yatırımcıları temettü hisselerinin performansını Temettü 25 Endeksiyle kıyaslayabilir. Ya da doğrudan BIST 100 ile karşılaştırmak daha iyi sonuç verebilir.

Ancak Türkiye’de yaşıyorum ve temettü hisselerine yatırım yapmasaydım büyük ihtimalle ya altına, eve, arsaya ya da dövize yatırım yapardım. Yani hisseleri hisselerle karşılaştırmanın yanında diğer yatırım araçlarına da bakmalıyım.

Örnek verirsek; BIST 100 %10 arttı ama benim hisselerim aynı dönemde %7 arttı, o zaman “bu sene hisse senetlerim BIST 100’ün altında performans gösterdi” diyebilirim. Yalnız burada getiri hesabı yaparken temettülere de dikkat etmek lazım. Sonra sonuç yanlış çıkabilir.

Altın ve Döviz ile Karşılaştırma

Türkiye’de yaşıyorsam, bunları olası yatırım araçlarıyla karşılaştırmam gerektiğini düşünüyorum.

Analistler büyük oranda, döviz ve altını yatırım aracı olarak görmeselerde, yüksek enflasyon bu iki alternatifi de yatırım aracı kategorisine sokmuş ülkemizde. Herkes bunları biriktiriyor. Bu yüzden getiri karşılaştırması yapmak isteyenler görece daha risksiz olan altın ve döviz gibi yatırım araçları ile de kıyaslama yapabilirler gelirlerini. Bunu yaparken yılbaşından alternatiflere yatırım yapsalardı ne olurdu, bunu görebilirler.

Örnek verirsek; Altın %20 arttı, aynı yıl portföyüm %30 arttıysa başarılı olmuşum diyebilirim.

Mevduat Faiz Oranı veya Gösterge Devlet Tahvili ile Karşılaştırma

Benim kullandığım göstergelerden biri bu. Uzun vadede yatırımlarımın mevduat ve gösterge devlet tahvilinden daha fazla getiri getirmesini umuyorum. Çünkü mevduat belli sınıra kadar risksizken, devlet tahvilinin riski ise sıfır kabul ediliyor bu alemde.

Paramı borsada değerlendiriyorsam, daha fazla risk aldığımdan getirimin daha yüksek olmasını beklerim. Çünkü her ne kadar şirketler çok sağlam olsa da çeşitli etkenlerle fiyatlar ciddi şekilde zarar görebilir. Kısacası borsa, devlet tahvilinden daha riskli kabul edilir ve getirisinin yüksek olması beklenir.

Örnek; Mevduat faizi net %11 ise, ben borsadan %11 kazandıysam fazla risk almama rağmen aynı getiriyi sağlayarak başarısız olmuş olurum.

Reklamlar

Enflasyona Göre Karşılaştırma

Benim kullandığım ikinci yol da, portföy değerini enflasyonla karşılaştırmak. O yıl enflasyon %8 ise ve benim portföyüm %10 değer kazanmışsa, aslında benim gerçek kazancım %2 gibi oluyor yıllık net. O yüzden de enflasyona göre karşılaştırmayı daha uygun buluyorum. TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) kullanıyorum çünkü ben de nihayetinde bir tüketiciyim ve temettülerimi harcayarak geçinmeyi düşünüyorum ileride.

Temettü Artış Oranı Benchmarkı

Tabi şimdi kendime soruyorum. Ben temettüsü büyüyen hisse yatırımcısıyım. Benim portföy büyüklüğüyle ne ilgim olur? İnsan merak ediyor, bakıyor arada.

Ama daha çok önemsediğim bir şey var!!! O da temettülerin yıllık ne kadar arttığı. Eğer şirketim nakit temettü dağıtma oranıyla oynamadan, sırf kâr ettiği için bana verdiği temettüyü arttırıyorsa ve bu artış enflasyon oranından fazlaysa o zaman benim için olumludur. Şöyle açıklayayım:

2015 yılında 100 TL net temettü aldım. Enflasyon oranı da %10. Eğer şirketim bir dahaki sene verdiği temettüyü %10 arttırmışsa o zaman başa baş kalırım, hiç bir şey değişmez. Yani satınalma gücüm aynı kalır. Temettüm sadece görünüşte büyür. 2016 yılında 110 TL temettü alırım ama zaten enflasyon %10, yani alacağım mal 110 TL olmuş. Diğer bir deyişle reel gelirim artmamıştır.

Ama temettü artışım %20 ve enflasyon %10 olursa o zaman elime geçen para 120 TL olur, malın fiyatı 110 TL’ye çıkar. 10 TL gelirim artmış olur. Emeklilikte de biraz zam alalım değil mi?

Temettü artışının negatif olması ayrı bir olay, zaten o zaman zararıma bir de enflasyon oranını katarım. Sonra da oturur ağlarım.

Sonuç

Portföy benchmarkı olarak mevduat faizini, BIST 100’ü, gösterge tahvil faizini, dövizi ve altını kullanıyorum. Risksiz olan saydığım yatırımlara göre daha fazla kazanmayı umuyorum. İsteyen altını ya da dövizi de kullanabilir.

En önemlisi de, yıllık temettü büyüme oranını enflasyonla karşılaştırıyorum. Böylece ileride olacak temettü artışlarının alım gücümü nasıl etkileyeceğini tartmaya çalışıyorum. İleride alacağım emekli maaşlarımın da enflasyon karşısında ezilmesini istemiyorum! Ayrıca temettü artışlarının çok olmasını da, durduk yerde pasif gelirimi artıran bir unsur olarak görüyorum. (Gelsin temettülerrrrrrr)

Peki siz herhangi bir benchmark kullanıyor musunuz? Yatırımlarınızın getirileriyle, temettü artışlarıyla neyi karşılaştırıyorsunuz? Bu anlattıklarımdan daha değişik bir yol kullanıyor musunuz?

Saygılar.

Image courtesy of bplanet at FreeDigitalPhotos.net

4 Yorum

  1. deniz demiş ki:

    Selamlar,

    Blogunuzun ilk yazısından okumaya başladım 🙂 ve gerçekten çok ilgi çekici ve faydalı buldum. Artık pazar günlerimin bir bölümü bu blogda geçiyor. Sonraki yazılarımı okumadığımı göz ardı etmeden size kriptoparalara yatırımı sormak isterim. normal borsadan daha hareketli olduğu için düşük bütçe, uzun vade düşünce ve belli bir miktar risk için uygun olduğunu düşnüyorum

    Mayıs 20, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Deniz,

      Desteğiniz çok teşekkür ederim. Umarım sıkılmıyorsunuzdur:)

      Ben prensip olarak sadece bir şeyler üreten varlıklara yatırım yapmaya çalışıyorum. Bunda biraz da Warren Buffett’tan fazla etkilenmemin de sebebi var.

      Kripto paralar ise bir şey üretmiyor. Yani 1 tane kripto parası olanın bundan 100 sene sonra da eğer kripto paralar kalırsa 1 tane kripto parası olacak. Aynı altın gibi. Yine kripto paradan para kazanmak için başka bir insanın ona daha fazla para vermesi gerekecek. Yani düzenli nakit akışı yok. Ben altını da kripto paraları da bu yüzden yatırım olarak görmüyorum.

      Ama para kazanmanın da, yatırım yapmanın da bin bir türlü çeşidi var. Tek doğru yol benim ki de diyemem.

      Saygılar.

      Mayıs 20, 2018
  2. tüpçü demiş ki:

    Selamlar Yiğit kardeş,

    Borsayı duman ettiler, insanın hisse almaya eli gitmiyor. Yazık bu kadar insan iyi kötü araştırıyor, bakıyor ona göre yatırım yapıyor. Bizim şu anki durumumuz niye gözünün üstünde kaşın var? diyerek her gün dayak yiyenlere benziyor. Şu piyasada, doların rekor seviyelere, faizin %25 ‘e, enflasyonun %24 ‘e çıktığı bu durumda, borsaya yatırım yapan adama plaket verip onure etmek gerekirken, adamlar her gün bize bir kamyon dayak atıyor. Hem de her gün bir sebep buluyorlar. Yazık gerçekten çok yazık, sonra diyoruz ki neden ky borsaya girmiyor.

    Ekim 23, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Tüpçü,

      Piyasada gerçekten tat yok. Söylediklerinize katılıyorum. Enflasyon borsanın en büyük düşmanıdır. Faiz de borsanın en büyük alternatifidir. Faizler artınca borsanın değerlemeleri düşer. Fiyatlar aşağı gelir. İnsanlar ikisini karşılaştırmaya başlar. Şu anda bunu yaşıyoruz.

      Bu yüzden de %100 hisse senedinde olmanın herkes için olmadığını sürekli tekrarlıyorum. Kendinizi nasıl rahat hissediyorsanız öyle bir sepet yapmalısınız. İçine, kendi rahatınıza göre, sizi strese sokmayacak enstrümanlar da koyabilirsiniz (Altın, döviz, mevduat gibi).

      Ek olarak, borsaya mutlaka ihtiyacınız olmayan para ile girmelisiniz. Eğer ihtiyacınız olan para ile burdaysanız sürekli ekrana bakar, strese girersiniz. Strese giren adam da hata yapar.

      Son olarak da mutlaka bir malın değerini kendinize göre belirlemelisiniz. Eğer bunu yapabilirseniz, piyasanın size önerdiği fiyatların bir anlamı kalmıyor.

      Bütün bunlara rağmen hata yapacağız. Ama Türkiye büyüdükçe iyi şirketlerin de onunla paralel büyüyeceğine inanıyorum.

      Türkiye büyümeyecekse zaten yaptığımızın bir katkısı olmaz:)

      Saygılar.

      Ekim 24, 2018

Yorumunuzu Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.