Hisse Seçim Kriterleri Gibi Arkadaş Seçim Kriterleri Yapmak Lazım!

Herkese selamlar. Bu aralar yurtdışında bir iş başvurusuna odaklandığım için bloga uğrayamadım. Az önce başvuruyu tamamladım ve bir şeyler karalayayım dedim. Aslında temettü verimi üzerine bir kaç şey yazacaktım fakat baktım borsa havamda değilim, ben de içimi dökeyim dedim.

Borsada sürekli kaliteli hisse peşindeyiz. Yok net kârı artacak, yok temettü verecek, patron üç kağıtçı olmayacak, şirketin çok borcu olmayacak, falan da filan.

Fakat bu gün hisse seçim kriterleri gibi arkadaş seçim kriterleri de yapmam gerekiyormuş.

Hiç hayatta yaptığınız seçimleri düşündünüz mü? Ne kadar zordurlar. O kadar çok değişken vardır ki bir türlü karar veremezsiniz. Arkadaşlar, işler vs. Liste uzar gider. Fakat borsa öyle mi? Kriterlerini koy, stratejini belirle, alımını yap. Sonra üç ayda bir faaliyet raporları gelsin, şirket sana ne yaptığını, hangi sonuçları aldığını söylesin. Birileri bunları denetlesin.

Hoşuna giderse al, tut, gitmezse yallah. Önünde şirketin kurulduğundan beri verileri. Ortamı, rakipleri, gelecek pazar öngörüsü, herşey var. Karar vermek ne kadar kolay.

Fakat arkadaşlar öyle mi? Sabrı gösterirsin, emek verirsin. Biraz gözlemlersin, en önemlisi aranda güven oluşur. Yaşanmışlıklar birikir. Güvenirsin de güvenirsin…

Sonra bir bakarsın arkandan kazığı sokmuş (hançer değil kazık!). Hem de yüzüne güle güle yapmış bunu.

Karpuz gibi, kesmeden anlayamıyorsun.

Çıkarlar araya giriyor, insanlar sinsi sinsi çevrende dolanıyor, dost diyorsun aslında düşman, arkadaş diyorsun aslında çıkarcı. İçini döküyorsun kim bilir kimlere dolaylı yayın yapmış oluyorsun. Bilemiyorsun yani.

Hisse araştırmaya, işime o kadar odaklanmışım ki, ihanetin geldiğini görmemişim.

Reklamlar

Ama bundan sonra karar verdim, hisse seçerkenki hassasiyetimi insanlara yaklaşırken de göstereceğim.

“Arkadaş seçim kriterleri” yapayım bari. Faaliyet raporu da yayınlamıyor ki meretler, okuyalım öğrenelim. Sonra aa Yiğit bak kazık 🙂

Herşeye rağmen, kendimden bile daha fazla güvendiğim dostlarımı atlarsam haksızlık etmiş olurum. Onlar da işyerindendi, bunlar da öyle. Demek ki genelleme de yapmamak gerekiyor.

Toparlarsam

İş başvurum kabul edilirse gelirim büyük ihtimalle çok artacak ve temettü emekliliği planlarımı erkene çekebileceğim. Olmazsa canım sağolsun. Kimin ne mal olduğunu öğrenmiş olduk.

Hisse senedi seçiminde gösterdiğim özveriyi arkadaş seçerken de göstermem lazım. Ne kadar bin kat daha zor olsa da. Özellikle bir türlü ayarı tutturmayı beceremediğim iş yerlerinde.

Sonra niye olmuyor bık bık bık…

Siz bu konuda nelere dikkat ediyorusunuz? Sizi de şok eden ihanetler yaşadınız mı arkadaşlarınızdan? Bu olay bakış açınızı değiştirdi mi? Nasıl atlattınız?

Hayırlısı olsun diyelim,

Saygılar.

İlk Yorumu Siz Yapın

Yorumunuzu Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.