Peter Lynch Makaleleri Serisi: 4

Herkese selamlar.

Peter Lynch bu bölümde CML’nin nasıl toparlandığını ve şirkete yatırım yapmasını engelleyen öcüleri anlatıyor. En çok hoşuma giden kısmı şu oldu:

Bir çok şirket yatırımcılarının endişelenmesi için bir malzeme verir. Fakat bir gerçek korkular vardır, bir de “kapının arkasında öcü var” türü korkular. Öcü daha görünmemiştir ve orada olduğundan da emin değilsinizdir fakat orada olmadığını kanıtlamak için karanlıkta dolaşmak da istemezsiniz.

Peter Lynch

Bununla birlikte dördüncü makaleyi de çevirmiş oldum.

Umarım faydalı olur.

Hadi başlayalım.

Gözünüze güzel bir şirket kestirdiniz. Bütün işaretler olumlu, fakat içinizde sizi şirketten uzak tutan bir şüphe var. Bu yüzden şirket gelişmeyi sürdürürken cebinizde nakitle beklemeye devam ediyorsunuz ve aynı zamanda da hissenin fiyatının yükselmesini izliyorsunuz. Bu “Almayanın Pişmanlığı” olgusuna yol açar ki ben de her CML Group’tan bahsettiklerinde bunu yaşarım. CML, NordicTrack’in satış-pazarlamasını yapıyor. Oturma odasında kayak yapma aktivitesinin geleceğine olan şüphem, şirketin 1990’ların sonundan 1992’ye kadar on katına çıkmasına sebep olan iyi haberleri görmezden gelmeme sebep oldu. Bütün hareketi kaçırdım. Fakat doğrusu, yükselişe katılmak ve para kazanmak için birçok işaret de vardı.

Benim CML ile olan ilişkim (kurucusu olan Charles M. Leighton’un isminin baş harfleri) 1980’lerin başına, CML’nin daha erkek giyimi, Caroll Reed ile kadın giyimi ve Boston Whaler ile alakasının olmadığı zamana denk gelir. Şirketin stratejisi işte ve eğlencede 30-50 arasına erişmekti. CML Group bu yaş grubunun diğerlerine oranla dört kat daha fazla büyüdüğünü ve harcayacak çok daha fazla parası olduğunu keşfetmişti.

O zamanla Boston Whaler’ım yoktu (ailem bana bir tane alarak bu yanlışı düzeltti), fakat bu sahil şeridinde en çok karşılaşılan bottu ve ürünün üstün kalitesine ikna olmak için yeterince fazla Whaler kullanmıştım. Bu sırada, Baltimore’a bir seyahat sırasında, bir takım elbiseye ihtiyacım oldu ve Georgetown’daki Britches’ten bir tane aldım ve Louis Rukeyser ile “Wall Street Haftası’nda” giydim.

CML’nin Magellan Yatırım Fonu’na aldığım yüzlerce hisseden biri olmasına, CML takımı giymeme ve CML botu kullanmama rağmen Rukeyser’in programında CML hissesi önermemiştim. Oysaki, fona kayda değer bir kısmını alacak kadar şirketi sevmiştim.

CML, bir bölümdeki başarının diğer bölümdeki başarısızlıkla karşılandığı o dağınık işletmelerden bir tanesiydi, bu yüzden bütün olarak çok ileri gitmedi. Britches ve Boston Whaler’ın ikisi de iyi performans gösterdiğinde ve benim gibi hafta sonu korsanları oyunlarını geliştirebilsin diye atletlerin video kasetlerini yapan Sybervision’dan, çok kâr etmişti. Bu arada, Carroll Reed’in kârlılığı düşüktü ve Britches de aynı anda bir çok yere yayılıyordu. Ayrıca CML’nin çok borcu vardı.

En sevdiğim CML iştiraki The Nature Company idi yoksa başka nereden çocuğunuza dinozor dişi alabilirdiniz? Bu ödüllü perakendeci, sadece hotdog satan bir büfenin hayal edebileceği, metrekare başına 600 dolarlık bir yıllık satış hasılatına ulaşmıştı. Ne yazık ki etrafta CML’yi kurtaracak kadar Nature Company mağazası yoktu özellikle de bot satışlarının düşmeye, Britches’ın gerilemeye başladığı, Sybervision’ın da modasının geçtiği 1988-89 arasında. On yılın sonunda CML’nin finansal durumu götüye gitti. Birkaç yıl, hisse senedi 3 ile 8 dolar arasındaki dar bir bantta dalgalandı (dar diyorum çünkü bu yazıyı yazdığımda hissenin 33.50 dolara çıkmasını sağlayan hareket başlamak üzereydi).

Buraya değinmek önemli. CML Boston Whaler’ı sattı, Sybervision ve Caroll Reed’i borçlarını ödemek için elden çıkardı ve kendini tümüyle NordicTrack’e adadı. NordicTrack bölümü CML tarafından alındığı 1986 yılından beri hızla ivme kazanıyordu. İlk yılda, NordicTrack 30.000 egzersiz aleti sattı. Satışlar üçüncü yılda da 30.000 ve beşinci yılın sonunda bu 140.000’i buldu. Doğada ya da sokakta bile kaymamış insanlar evlerinin salonunda kayıyorlardı.

Bizim evde de NordicTrack vardı ve eşim Carolyn düzenli olarak kullanıyordu. Uzaktan onu bir heykel gibi izlerdim fakat iyi dizayn edilmiş olduğunu ve bir kürek çekme makinesinden çok daha az yer kapladığını görebiliyordum.

1990’lı yılların sonunda gelişmelerden fayda sağlamak için mükemmel bir pozisyondaydım. Şirketin yeniden yapılandırıldığını biliyordum ve NordicTrack şu an kârın %90’ını üretiyordu. NordicTrack’in satışlarınının olağanüstü şekilde artığını biliyordum. Ayrıca NorcikTrack’in sayısız mağaza ve insanların denemesi için noktalar açtığını da gözlemliyordum.

Bundan önce NordicTrack almanızın tek yolu posta ile sipariş vermek ya da TV reklamlarında çıkan 800’lü numaraları aramaktı. Yüzlerce, binlerce insan 600 dolarlık ürünü görmeden almıştı. Böyle pahalı bir ürünü televizyon gösteriminden değil de canlı olarak görüp alacak daha milyonlarca insan olmalıydı.

Ayrıca bana geçmişte çok iyi tavsiyeler veren iki profesyonelden olan Denver Colorado’da ikamet eden özel para yönetici Dick Goldstein ve Bostan’da bölgesel bir aracı kurum olan Adams, Harkness &Hills’te analist olan Harry “Skip” Wells III’den de iyi yorumlar alıyordum. Goldstein, CML’nin en büyük pozisyonu haline geldiğini söylemişti. Wells de CML’yi, Wall Street’ten çok az ilgi görürken bile, on senedir takip ediyordu. CML raporlarında Wells, fitness olayına o kadar heyecanlanıyordu ki kendinizi raporu bırakıp mekik çekmemek için zor tutuyordunuz.

Ayrıca CML’deki beklentiler konsunda da çok heyecanlıydı çünkü onun görüşüne göre “fitness ve iyi yaşam akımına” kapılmak üzereydik ve bunun NordicTrack donanımları için yarattığı potansiyel olağanüstüydü.

Şimdi, iki tane uzman beni dolduruyordu, NordicTrack’in satış artışı bir yılda %15’ten %100’e çıkmıştı, şirket borcunu azaltıyordu ve yeni nokta ve mağaza açılışlarında etkileyici bir artış görülüyordu. Yine de ben CML hissesi almayı düşünmekten ve yatırım komitelerinde olduğum vakıflara önermekten bile kaçınıyordum.

Benim rahatsız edici şüphe lobum NordickTrack’in bir büyük akım değil de geçici bir heves olduğunu, evde egzersiz yapmak isteyenlerin zaten birer alet aldıklarını ve bir tane daha almayacaklarını söylüyordu. Dahası, salonda kayak yapanların bir çoğunun ayaklarını ileri geri hareket ettirmekten bıktıklarını ve Jane Fonda egzersiz kasetlerine geri döneceklerini düşünüyordum.

Bir çok şirket yatırımcılarının endişelenmesi için bir malzeme verir. Fakat bir gerçek korkular vardır, bir de “kapının arkasında öcü var” türü korkular. Öcü daha görünmemiştir ve orada olduğundan da emin değilsinizdir fakat orada olmadığını kanıtlamak için karanlıkta dolaşmak da istemezsiniz.

Her zaman konut piyasasının çöküşünü; yatırımcıların çok yakın izlenen, çoğu şirketten daha güvenli ve sağlam olan Fannie Mae’den kaçışlarına sebep olan  “kapının arkasındaki öcüye” bağlarım. 15 yıldır düzenli olarak insanlara, yatırımcıların “çok fazla McDonald’s mağazası açıldı” öcüsü ile korkmasından beri fiyatı nasıl 10 kat artarken şirketten uzak kaldıklarını anlatırım. Yine de bütün bunlara rağmen NordicTrack’in tıkanacağını düşünüyordum ve korkularımı giderecek araştırmaları yapmaktan imtina ediyordum.

Geriye baktığımda, keşke kendimi Chestnut Hill AVM’sine atsaymışım  da yeni açılan NordicTrack mağazasını ziyaret etseymişim. Böylece, NordicFitness sandalyesini, NordicFlexGold vücut geliştirme aleti, NordicRow TBX’i, bisiklet egzersiz aletini ve çeşitli kayak aletlerini görebilirdim.

Eğer müşterileri aletleri denerken izleyebilseydim, 1992 yılında satışların %25’inin yapıldığı perakende satış noktalarının önemini anlayabilirdim. Belki o zaman Skip Wells’in ana akım projeksiyonlarını daha ciddiye alabilirdim. 

Amerika’daki 10 milyon fitness severden sadece %4’ünde NordicTrack vardı, daha da ötesi, fitnesin ne olduğunu bilen 45 milyon hane ve belki de yakında egzersiz yapmaya başlayacak 31 milyon “televizyon bağımlısı” hane vardı.

Perakende noktalarını ziyaret etmenin bir diğer önemli noktası da rakamlar canlı hale getirmesidir. Bir şirketin kâr potansiyelini bütün gün çalışabilirsiniz fakat AVM’deki insanları gözlemlemek her zaman iyimser projeksiyonlara anlam kazandırır. Fakat hiçbir zaman kendime kanıtlara bakma şansı vermedim. Evde kaldım ve bütün iyi işaretleri görmezden geldim, böylece CML’nin hisse senedi 1990’ların başındaki 3.50 dolardan 1992 sonunda 33 dolara çıktı.

Ne zaman iyi giden bir şirket hakkında giderilemeyen bir şüpheniz olursa, insan doğası gereği bunu düşünenin sadece siz olduğunu sanırsınız, fakat gerçek şu ki sözüm ona yatırımcıların hepsi sizin gibi endişelidir. Sizin iyi haberleri görmezden gelmenizi sağlayan öcüyü herkes görür. Bu şüphe, korku ortadan kalktığında hisse senedinden çok büyük kazançlar elde edebileceğiniz bir ortam yaratır. İşin sırrı, başkaları yapmadan araştırmalarını yapıp hikâyeyi kontrol ederek bu korkuları bir kenara bırakmaktır.

Peter Lynch 1990 yılında, son 15 yılın en iyi performans gösteren fonu Magellan Fonu yönetiminden emekli oldu. Şu an Fidelity Grup’un yönetiminde ve gelecek baharda Simon & Schuster’dan çıkan bir kitap yazmıştır.

2 Yorum

  1. msd demiş ki:

    yiğit bey, bahsedilen şirketlerin linklerini dahil yazınıza ekleyerek ne kadar özenli bir çeviri yaptığınızı anlıyorum. yayınevlerine çeviri teklifini götürmeyi düşünün bence. 🙂
    peter lynch, şirketi tanıma konusunun ve rakamlara bakmanın önemi bu yazıda bir daha göstermiş oluyor. gözlem yapma ve değişen rakamsal veriler nelerin değiştiğini, zarar eden bir şirketin ne zaman dönüşü yaptığını göstermiş oluyor.

    Temmuz 10, 2020
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Selamlar msd,

      Çeviriyi beğendiğine sevindim. Şu anda 2 kitap çevirisi üzerinde uğraşıyorum. Bir küçük kitap da ben yazıyorum:)

      Bakalım umarım herşey güzel olur:)

      Desteğin için çok teşekkür ederim.

      Saygılar.

      Temmuz 10, 2020

Yorumunuzu Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.