Etiket: <span>duration</span>

Herkese selamlar.

Borsa yatırımcısının bir ikilemi var.

Hisseler yükselirken kenarda duran para gözümüze batıyor. “Niye hepsini hisseye koymadım” diye hayıflanıyoruz.

Borsa düşerken ise bunun tam tersini yaşıyoruz. Fiyatlar tam istediğimiz kıvama gelmiş, haberler kötü, portföydeki bütün hisseler kıpkırmızı ve cebimizde alım yapacak para yok.

Bu yazıda benim de daha önce sorduğum bir soruya cevap arayacağız: Hisse senetleri portföyün ana getiri kaynağıysa, bir tahvil (bizim durumumuzda dolar bazlı Türkiye Eurobondu) portföyünü ya da daha kısa vadeli bir sabit getirili enstrümanı düşüşlerde alım yapmamızı sağlayacak bir rezerv olarak kullanabilir miyiz?

Kısa cevabı baştan vereyim: Evet, kurulabilir. Fakat varlığın vadesi ve riski, ona vereceğimiz göreve uymak zorunda. Uzun vadeli Türkiye Eurobondu bu görev için bence yanlış araç.

Yazının geri kalanı da, bunun neden böyle olduğunu ve hangi koşulda yanılıyor olabileceğimi anlatacağım.

Hadi başlayalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı