Latteden Borsaya Yazılar

Herkese selamlar.

Yapay zekâ hakkında konuşurken çoğu insan iki kötü uç arasında savruluyor: Ya “bu sefer farklı” diyerek gözü kapalı coşuyor ya da “bu bir balon” diyerek konuyu tek kelimeyle kapatıp rahatlıyor.

Bugüne kadar ikinci kampta olan ve yükselişin büyük çoğunluğunu kaçıran biri olarak baktığımda bu tür konuları değerlendirirken tarafsız olmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sonuçta David Einhorn’un dediği gibi: “Bizim amacımız olması gerekeni değil, olacak olanı bulmaya çalışmak.”

Çünkü asıl mesele teknolojinin kendisi değil.O teknolojiye yüklenen beklentiyle ödenen fiyat arasındaki gerilim. Bunu ölçüp çözebilirsek mantıklı karar verebiliriz diye düşünüyorum.

Howard Marks’ın yaklaşımı tam da burada işe yarıyor: Geleceği bilmediğini açıkça kabul edip, yine de bugünkü davranışlara bakarak riskin nerede biriktiğini anlamaya çalışmak. Ünlü yatırımcının her zamanki yaklaşımı zaten buna yönelik.

Bu yazı, “Yapay zekâ balonu var mı?” sorusunu bir iddia yarışına çevirmiyor. Yatırımcı psikolojisi, borcun yapısı, değerleme ve belirsizlik üzerinden daha zor ama daha faydalı bir yere taşıyor: Coşku irrasyonel mi, değil mi? Bununla beraber biz bu belirsizlikte nasıl pozisyon alacağız?

Hadi başlayalım.

Howard Marks Makaleleri

Herkese selamlar.

Türkiye piyasalarında yatırım yapan bütün yabancıların zihninde aynı üç soru var: Yönetim riski, kur riski ve oyunun kurallarının değişme ihtimali.

Piyasanın içinde olduğumuz için bu sorulara çoğu zaman, duygusal ve savunmacı cevaplar veriyoruz. Oysa bazen dışarıdan, soğukkanlı ve uzun vadeli düşünen bir zihnin bakışı çok daha öğretici oluyor.

Mohnish Pabrai tam olarak bu noktada önemli.

Pabrai, Türkiye’ye sadece “hikâye” için bakmıyor. Bunun yanında nakit akışı, yönetim kalitesi ve asimetrik getiri için yatırım yapan nadir yabancı yatırımcılardan biri.

Yeni kurduğu Pabrai Wagons Fund üzerinden paylaştığı çeyreklik sunumlar, Türkiye varlıklarına dair belki de en berrak dış göz değerlendirmelerinden birini sunuyor.

Bu yazıda, Pabrai’nin RYGYO, TAVHL ve GMTAS (Gimat Mağazacılık) hakkındaki son yorumlarını değiştirmeden size aktarmaya çalıştım.

Hadi başlayalım.

Hisse Senedi Yatırımı Ünlü Yatırımcılar

Herkese selamlar.

Bir şirket büyük bir satın alma açıkladığında yatırımcılar genellikle sevinir. Manşetler atılır, sunumlar yapılır, “büyüme hikâyesi” her yerde anlatılır.

Peki basit ama biraz da düşündürücü bir soru soralım: Bu büyük satın almalar gerçekten hissedarların işine yarar mı? Onlara değer katar mı?

Kendisi de yüzlerce şirket satın almış Warren Buffett’a göre çoğu zaman bu sorunun cevabı genellikle hayır olur.

Hatta Buffett, Berkshire Hathaway hissedarlarına yazdığı mektuplarda şirket satın almalarını defalarca sert biçimde eleştirmiştir. Ünlü yatırımcının bu konudaki temel tezi oldukça nettir:

Çoğu satın alma anlaşması, hissedarlara değer yaratmaz. Yalnızca yöneticinin egosunu tatmin eder.— Warren Buffett (1981 Hissedar Mektubu)

Bu yazıda, Buffett’ın hissedar mektuplarından yola çıkarak şirket satın almalarının neden çoğu zaman hayal kırıklığıyla sonuçlandığı ve bireysel yatırımcı olarak bundan hangi dersleri çıkarmamız gerektiği hakkında konuşacağız.

Hadi başlayalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı

Herkese selamlar.

“Uygulama Sanatı” isimli kitaptan size olabildiğince çok örnek vermek istiyorum. Bu kitabı anlamanın ve uygulamanın bize çok büyük avantaj sağlayacağını düşünüyorum. Bu sebeple de 3. yazıyı yazmaya karar verdim.

Parçaları yavaş yavaş birleştirip sonunda bir yol haritası çıkaracağız.

İlk önce Kaybeden Yatırımcıların yani Tavşanların 10 ortak özelliğinden bahsettim. Bu yatırımcılar kaybeden hisselere aşırı bağlanıyor, zarar ettiklerinde suçu başkalarına atıyor ve en önemlisi de bir hisse senedinde zarardayken hiçbir şey yapmıyorlardı.

Sonra da bu kaybeden yatırımcıların kazanan yatırımcılara dönüşmeleri için yapabilecekleri 12 şeyi iki parça halinde anlattım. 1. Bölüm, 2. Bölüm.

Sonuç hep şuna çıkıyor: Kaybederken durup beklememelisiniz. Bir planınız olmalı ve duruma aktif olarak “adapte olmalısınız”.

Durumu değerlendirip tezinizi doğruladıysanız o varlıktan daha fazla almalısınız ya da zararı kabullenip zararınızı sizi batırmadan kesmelisiniz.

Peki borsada kaybettiğiniz bir hisseyi elinizde ne kadar tutmalısınız? Şimdi bir profesyonel gibi kayıplarınızı kesmenin “acımasız” kuralını hep birlikte öğreneceğiz.

Hadi başlayalım.

Genel The Art of Execution Serisi

Herkese selamlar.

Kasım 2025’te sadece portföyüm değil, global jeopolitik denklem de kırılma noktasına yaklaştı.

106 aydır yatırım yapıyorum ve bu ay makro ile mikro hikâyenin birbirine bu kadar yaklaştığı çok az dönem gördüm. Sanki bütün düğümlerin çözüleceği bir ay olacak Aralık 2025.

Portföye bakarsak: Hisse sayısını 7’ye düşürdüm. En büyük pozisyonum GLYHO olmaya devam ediyor.

3 tane de GYO taşıyorum.

Faiz düşüşü için aldığım diğer pozisyonlar da AKBNK ve ISMEN oldu.

Şimdi ayrıntılara bakalım.

Hadi başlayalım.

Finansal Özgürlük Hisse Senedi Yatırımı Portföy Durumu