Herkese selamlar.
Eylül ayı hepimiz için oldukça zor geçti. Biliyorum, her yazıya bu cümle ile başlıyorum ama bu sefer gerçekten de zorluydu.
El konulan fonlara bulaşmamış olsak da endeksin düşüşünden hepimiz etkilendik. Ay ortasında belirsizlik ve dalgalanma çok arttı.
Bu ortamda hepimiz gibi ben de gemiyi devirmeden, dalgalar arasında yol almaya çalıştım.
Bu tür düşüşler sırasında o anda yapılacak çok fazla şey bulunmuyor. Öncelikle sermayeyi tamamen kaybetmemek için önceden hazırlanmak gerekiyor. 12 Eylül’de yazdığım “Yatırımda Hata Yapmak Kaçınılmaz, Peki Hangisini Seçersiniz” adlı yazımda belirttiğim gibi, 1. tip hatayı yapmamak yani hayatta kalmak ve sermayeyi korumak bunların başında geliyor.
Sonra olay anında bazı taktiksel işlemler yapabilirsiniz. Bunlara da yazının ilerleyen bölümlerinde bakacağız.
Bu ay portföyün getirisi TL bazında %0 oldu. Dolar bazında da %2’lik bir zarar var. BIST 100’ün aylık düşüşü %12.67 olmuş.
Şimdi portföy durumunun ayrıntılarına bakalım.
Eylül 2026 Sonunda Genel Portföy Dağılımı

Portföyün %53.97’si hisse senetlerinden oluşuyor. Detaylarına aşağıda bakacağız.
2. büyük pozisyon %29.43 ile gayrimenkul pozisyonu. 4 projenin ödemeleri devam ediyor. Özellikle böyle düşüş zamanlarında bu biraz daha zorlayıcı oluyor. Öte yandan bu yatırımların kira vs gibi geri dönüşleri henüz başlamadı. Projeler bittikçe burası toparlanacak ve pozitif nakit akışı sağlayacaktır. Bunu da masraflar ve düzenli hisse alımında kullanırım diye düşünüyorum. Gayrimenkul portföyü büyük oranda maliyeti ile portföyde bulunuyor. Satış yaparsam ya da kiraya verirsem o zaman güncel maliyeti ile koyabilirim. Siz olsaydınız bunu portföyde nasıl gösterirdiniz? Fikirlerinizi duymak isterim.
Ek olarak bu ödemeler düşüş dönemlerinde yüklü alım yapmamı engelliyor hatta zorunlu durumlarda çıkış yapmama sebep oluyor. Sanırım portföyün en kırılgan olduğu yer de burası.
3. büyük pozisyonum %12.62 ile Eurobond pozisyonu. Eurobond almak için getirisinin %9-10 üstünde olmasını bekliyorum. Eğer oralara gelirse vadesine 2-3 yıl kalmış Eurobondlarda alım yapmayı düşünebilirim. Daha uzun vadeli alımları şimdilik düşünmüyorum. Getiriler oralara hiç gelmeyebilir.
%2.32 nakit pozisyon taşıyorum.
%1.66 da değerli maden pozisyonum var. Uzun vadede bunu ilk önce %10’lara taşımayı düşünüyorum. Fakat bu ay ekleme yapmadım.
Portföy dağılımı genel olarak böyle. Hisse senetlerinin değer kazanması ile 2026 sonunda bu oranın %70-80’lere çıkabileceğini düşünüyordum sene başında. Fakat hem ödemelerden dolayı para çıkışı yapmamdan hem de hisse senetleri performansının beklentimin altında kalmasından buraları göremedik. Ben hala yılın geri kalanı için umutluyum. Bakalım neler olacak. Hep birlikte göreceğiz.
Burada kendime bir eleştiri yapmam lazım. Portföy tamamen Türkiye’de dezenflasyon olacağı, faizlerin düşeceği tezine dayanıyor. Özellikle gayrimenkuller ve GYO’lar doğrudan buna bağlı. Eğer seçimlere doğru faiz indirimleri ve rahatlama başlamazsa portföy umduğum performansı gerçekleşmeyecektir. Bunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Şimdi hisse senedi varlığına geçelim.
Eylül 2026 Sonunda Hisse Senedi Portföyü
Öncelikle bir uyarıda bulunmam gerekiyor. Hisse senetleri ve paylarını değerlendirirken genel portföyün %29’unun gayrimenkulde, %12’sinin Eurobondda ve %4’inin de nakit ve değerli metalde olduğunu unutmayın.

Bu ay portföyde en büyük değişiklik SASA’nın çıkıp ENKAI’nin portföye dahil olması oldu.
SASA’yı portföyden çıkarıp yerine ENKAI’yi ekledim. Düşüşün etkilerinden kendimi koruyabilmek ve portföyün riskini biraz olsun düşürebilmek adına böyle bir işlem yaptım.
Öte yandan yazının başında paylaştığım taktiksel bazı hareketlerim oldu. Büyük düşüş gününde EKGYO ve ENKAI’de sabah satıp sonrasında geri ekledim. Buradan elde ettiğim fonları da GLYHO, RYGYO ve EKGYO alımlarında kullandım. Fiyat düşse de biraz da olsa hisse sayısını arttırmış oldum.
Tabii ki düşüşün devamında portföy yapısı gereği çok fazla hisse ekleyecek nakdim kalmamıştı. Düşüşü izlemekten başka çarem yoktu.
Bu tür zamanlarda önce geminin su alıp almadığını kontrol etmek gerekiyor. Kısa vadeli panik satışlarından dolayı zarar edebiliriz fakat portföy yapısı gereği büyük zararlar etmek kabul edilemez olmalı. Bunun için de önceden hazırlık yapmak gerekiyor. Hiç olmazsa riskin farkında olmak ve gerektiğinde ona göre harekete geçmek gerekiyor.
Sonrasında küçük taktiksel hareketlerle lot sayısı arttırmaya çalışabilirsiniz. Bu da kesin kazanç anlamına gelmiyor. Ben sattıktan sonra endeks dönebilirdi de. Döndüğü zamanlar da olmuştu.
Şimdi de teker teker hisseler ne yapmış ona bakalım. İlk durağımız GLYHO olacak.
GLYHO (Global Yatırım Holding)
GLYHO’nun ana iştiraki diyebileceğimiz GPH’in yolcu istatistiklerine bakmadan önce geri alımlardan başlayalım.

GLYHO Eylül 2026’da 1.519.618 lot geri alım yaptı. Böylece alınan tutarın şirket sermayesine oranı %1,979’a ulaştı. Bu sene, yasaklı ayları saymazsak yapılan en düşük geri alım bu ay oldu.
Öte yandan Yönetim Kurulu Başkanımız da 936.753 lotluk bir alım yaptı. Böylece şirketteki payını %36.376’ya çıkardı.
Geçen sene Ekim ayında çok az geri alım olmuş. Tekrar bilanço açıklanana kadar geri alım yapılmayan karanlık döneme girmiş olabiliriz.
Öte yandan artık sahiplik oranı %3’ü geçtiğinde KAP’tan açıklanması gerekiyor. Size oradaki yeni gelişmeleri de göstereyim.

Morgan Stanley ve LEONIDSPORT B.V. isimli şirketlerin %3’ü geçerek tabloda yerini aldığını gördük. Morgan Stanley’in payının ne anlama geldiğinden emin değilim.
Fakat LEONIDSPORT B.V.’nin düzenli alımlarının devam ettiğini görüyoruz. Bu bir aile şirketi gibi görünüyor. Bu şirket hakkında fazla bilgiyi Genel Kurulunda sorabiliriz. O zamana kadar bekleyeceğiz. Sizin bu şirket ve yatırımları hakkında bilginiz varsa yorumlara mutlaka yazın. Biz de öğrenmiş oluruz.
Şimdi de GPH’in faaliyetlerine bakalım.

Limanlara gelen gemi sayısı 2025’in aynı dönemine göre %9 arttı. Konsolide yolcu sayısı da %13 artış kaydetti.
Konsolide edilmeyen limanlar dahil edildiğinde Ağustos 2026’da limanlarımıza gelen yolcu sayısı 2.166.169 oldu.

Ben konsolide edilmeyen limanları çıkararak bir tablo tutuyorum. Bu tabloda görüleceği üzere yolcu artışı tekrar çift hanelere çıkmış durumda. Özellikle Bahamalar’daki limanların artan katkısı devam ediyor. Bunu bölümlere ayrılmış yolcu sayılarında daha fazla göreceğiz.

Özellikle Doğu Akdeniz’de bir durgunluk var. Amerika kıtasında ise yolcu sayısı artışı sürüyor. Daha orada sezon başlamadı ama katkı güzel. Bakalım, umarım 2026-2027 sezonunu da Karayipler’de güzel geçiririz.
Bu ay yeni bir liman alım haberi gelmedi.
Son olarak da Eylül ayında GLYHO pozisyonunu etkileyen önemli gelişmeleri sizinle paylaşmak istiyorum. Ben her gün takip ediyorum ama en önemlilerini 4 madde halinde özetlersem şunlar çıkıyor:
- Cruise talebi ve 2027 rezervasyonları güçlü kalmaya devam ediyor. Carnival Corporation üçüncü çeyrekte tarihinin en yüksek gelir, net yield ve net kâr rakamlarını açıkladı. 2027 için hem rezervasyon doluluğu hem de fiyatlar rekor seviyeye ulaştı. Yakıt maliyetlerindeki sert artışa rağmen şirket yıllık beklentisini operasyonel olarak yukarı çekti. Bu veriler, yüksek enerji maliyetlerinin henüz cruise talebinde belirgin bir bozulmaya yol açmadığını gösteriyor. Yani gelen bilançolardan şu an savaş kaynaklı bir bozulma yaşanmış değil. Avrupa kruvaziyer sezonunun da artık sonuna gelmiş bulunuyoruz.
- Orta Doğu’daki jeopolitik risk kruvaziyer kapasitesini Akdeniz ve Atlantik’e kaydırdı. MSC, Costa, AIDA, TUI Cruises, Celestyal ve Aroya dahil operatörler 2026-27 ve/veya 2027-28 Arabistan yarımadasındaki programlarını iptal etti. Kapasitenin bir bölümü Akdeniz, Kanarya Adaları, Güney Amerika ve Kuzey Avrupa’ya yönlendirildi. Bu gelişme GPH’nin özellikle Akdeniz ve Kanarya Adaları limanlarındaki yolcu hacmi açısından olumlu. Özellikle Kanarya Adaları Avrupa yolcusu için kışın yazı yaşayabilecekleri bir liman görevi görüyor. Bunun etkilerini bu sonbahar ve kışta daha yoğun görebileceğimizi umuyorum.
- GPH, Las Palmas’taki yeni terminalini açtı. 14.000 m² büyüklüğündeki terminal aynı anda dört kruvaziyer gemisine hizmet verebiliyor. MSC de 2027-28 kışında MSC Euribia’yı Kanarya Adaları’na konuşlandırarak bölgedeki kapasitesini artıracağını açıkladı. Bu iki gelişme birlikte Las Palmas yatırımının kullanım oranı ve yolcu büyümesi açısından olumlu sinyal veriyor.
- Carnival’ın 2027 kapasite dağılımında Avrupa, Karayipler’i yakalıyor. Şirket 2027 kapasitesinin %34’ünü Avrupa’ya, %34’ünü Karayipler’e ayıracak. Avrupa’nın payı 2026’daki %31’den yükseliyor. Özellikle sezonun uzaması ve Avrupa’ya kapasite kayması, GPH’nin yoğun biçimde faaliyet gösterdiği Avrupa/Akdeniz limanları açısından yapısal olarak destekleyici.
Son olarak CONSE ve NATURELGAZ hakkında belirgin bir gelişme olmadı. Orada yatırımlar devam ediyor. Özellikle CONSE’nin Bahamalardaki santral yatırımlarının meyvelerini 2027’de görmeye başlarız.
Son olarak şunu da belirtmem lazım. GLYHO’da her şey çok iyi değil. Borçluluğu çok yüksek bir şirket ve bu borç en büyük titizlik ile yönetilmeli. Hata yapma şansları yok.
Öte yandan değer üretiminin ve gelecekte elde edeceğimiz kazançların çoğu GPH’te işlerin iyi gitmesine bağlı.
Bu olaylar karşısında da dikkatli olmak ve sinyalleri takip etmek gerekiyor.
Son olarak bu ay lot olarak GLYHO varlığımı %4 oranında arttırdım.
RYGYO – Reysaş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı
RYGYO’da bu ay KAP’ta gördüğümüz bir gelişme olmadı. İşler her zamanki gibi istikrarlı şekilde ilerlemeye devam ediyor.

RYGYO’da yabancı alımı devam ediyor. Bu ay da göründüğü kadarı ile yabancıların aldığı ve yerlilerin sattığı bir ay olmaya devam etmiş.
Geçen sene Kasım ayında Dubai’de gittiğim yatırım konferansında da herkesin bir şirket sunumu yapması gerekiyordu. Ben de GLYHO sunumu yapmıştım. Tanıştığım çoğu kişi de bana RYGYO’yu sormuştu. Hissenin bilinmesinde Mohnish Pabrai’nin etkisi çok fazla.
Size 2026/2. Çeyrek bilançosunu inceleyeceğimi söylemiştim ama maalesef zamanım olmadı. Bu sebeple kısaca bilançodan da bahsetmek istiyorum.
Şirketin net borcu 5,30 milyar TL. Buna karşılık brüt borcu ve kısa vadeli borcu ciddi oranda artmış. Bunun karşılığında da görülen parayı finansal yatırımda beklettikleri. Büyük ihtimalle yatırımlarda kullanacaklar ya da ihtiyat olsun diye aldılar. 2026/3. çeyrek bilançosu açıklandığında daha çok yorum yapabiliriz. Olmadı Genel Kurul’da açıklama yapabilirler. Bu arada kısa vadeli finansman riskinin her zaman üzerinde dikkatle durulması gereken bir durum olduğunu da belirtmem gerekiyor.
Gayrimenkul portföyü büyümeye devam ediyor. 2026/2. çeyrek itibari ile 111 milyar TL’lik büyüklüğü var.
Özkaynakları hisse sayısına böldüğümüzde hisse başına defter değerimiz yaklaşık 51 TL çıkıyor. Bu oran yıl sonu değerlemeleri ile artacaktır ama yine de şimdi defter değerine oldukça yakın olduğumuzu söyleyebilirim.
RYGYO pozisyonuna bu ay yaklaşık %5’lik bir ekleme yaptım. Çok agresif arttırmayı ya da azaltmayı düşünmüyorum. Düşüşlerde fırsat çıkarsa duruma göre bakarım.
Son olarak Mohnish Pabrai’nin Wagon Fonu yatırımcı toplantısı 23 Eylül’de yapıldı. Biliyorsunuz birinci pozisyonu RYGYO. Olumlu konuşmaya devam etti. Video yayınlandığında ayrıntılı şekilde bir video ile yorumlarız.
TRGYO (Torunlar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı)
TRGYO’da bu ay KAP’a yansıyan bir gelişme olmadı. Şirket AVM’lerden kira toplama devam ediyor. Öte yandan inşaatlar da devam ediyor.
Bu ay TRGYO varlığımı %12 oranında arttırdım.
EKGYO
EKGYO bu ay da arsa portföyünü ihaleler ile değerlendirmeye devam ediyor. Şimdi bunlara sıra sıra bakalım.



Öte yandan 4 tane arsanın da alımını tamamladı şirket. Onun da KAP açıklamasını buraya bırakıyorum.

Eylül ayında EKGYO pozisyonumu %2’nin biraz üzerinde arttırdım.
ENKAI – Enka İnşaat
Enka’da bir KAP bildirimi olmadı. Şirket bu sene hiç ihale de almadı. Mevcut inşaatlar devam ediyor.
Uzun vadeli pozisyonumu saymazsak kısa vadede taktiksel olarak SASA yerine aldığım bir pozisyon oldu.
Belki SASA’ya geri dönmek için kullanırım, belki de pozisyonu taşırım.
XLE
Biliyorsunuz 6-7 aydır Amerika Petrol şirketleri ETF’i taşıyorum. Burada Eylül ayındaki gelişmeleri 2 madde halinde özetlersek karşımıza şu çıkıyor.
- Orta Doğu’daki arz krizi XLE şirketlerinin kârlılığını güçlü biçimde destekledi. Eylül ortasında Suudi Arabistan’ın Doğu – Batı boru hattına yapılan saldırı, Hürmüz’deki aksaklıklarla birleşerek petrol arzını daha da sıkıştırdı. Brent dönem içinde 100 doların üzerine çıktı. Yüksek petrol fiyatlarının yanında rekor seviyelere yaklaşan rafineri marjları özellikle ExxonMobil, Chevron ve XLE’deki rafineri şirketlerinin nakit akışlarını destekledi.
- Ayın ikinci yarısında arz normalleşmeye başladı. Suudi Arabistan Doğu-Batı hattını 22 Eylül’de yeniden devreye aldı ve Hürmüz üzerinden ihracatını hızla artırdı.
Orta Doğu ham petrol ihracatı eylül sonunda 16,3 milyon varil/gün ile savaşın başlamasından sonraki en yüksek seviyeye ulaştı. Buna rağmen savaş öncesinin yaklaşık 3,2 milyon varil/gün altında kalması, petrol fiyatlarını destekleyen arz riskinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Öte yandan petrol arzı normalleşse bile rafineri ürünlerinin marjının eskiye dönmesinin en az bir sene alabileceği söyleniyor. Bu bizim enflasyon görünümü için iyi bir sinyal değil. İş ne kadar erken çözülürse bizim için o kadar iyi.
Ben her şeyin normale dönmesi sonucu ve bu pozisyondan zarar etmeye razıyım.
Sonuç
Bizi çok zorlayan ve baştan hazır olunması gereken bir ayı geride bıraktık. Taktiksel olarak bir kısım hareketlerle olumsuz etkileri sınırlamaya çalıştım fakat istediğim kadar ek alım yapamadım.

Portföy hem dolar bazlı hem de TL bazlı zirvesinden aşağıda seyretmeye devam ediyor. Umarım sizinle portföylerimizde yeni yükselişler yaşanırken buluşmak nasip olur.
Hepimizin morali bozuk ama Tony Dungy’nin şampiyonluk maçından önce oyuncularına söylediği gibi her zaman yaptığımız şeyi yapmaya devam etmeliyiz. O da yetenekli ve dürüst yöneticiler tarafından yönetilen, işini iyi yapan, hendeği (hendekleri) olan, büyümesini aşırı risk almadan sürdürme yeteneği olan ülkemiz şirketlerine bıkmadan, usanmadan yatırım yapmaya devam etmek.
Bazen rüzgar arkamızda olacak ve bizi hızlandıracak, bazen de önümüzden esecek ve bizi yavaşlatacak. fakat bütün bunlara rağmen biz ilerlemeye devam edeceğiz. Bazen hızlı bazen yavaş ama sürekli.
Sürekli ilerlemek için kendinizi kalabalıklardan soyutlamanız gerekiyor. Bırakın Bay Piyasa ahmaklık yapsın. Size her gün çılgın fiyatlarla malınızı almayı teklif etsin. Bize söylediği her fiyatı kabul etmek zorunda değiliz. Manik depresif bir halde karşımıza çıkarsa bundan faydalanırız. Yoksa güzel geçeriz.
116 aydır kesintisiz olarak yatırım yapan bir arkadaşınız olarak hep birlikte neler neler yaşadığımızın şahidisiniz. Bu da geçecek ve bundan da daha güçlü şekilde çıkacağız.
O zamana kadar en iyi bildiğimiz şeyi yapmaya devam edeceğiz.
Saygılar.
Yasal Uyarı: Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir. Burada yer alan bilgi, yorum ve değerlendirmeler genel niteliktedir; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili SPK düzenlemeleri kapsamında yatırım danışmanlığı hizmeti olarak değerlendirilmemelidir.
Paylaştığım portföy hareketleri ve yatırım kararları tamamen kişisel görüşlerimi, risk algımı, vade anlayışımı ve finansal durumumu yansıtır. Bunlar sizin mali durumunuz, risk-getiri tercihleriniz ve yatırım hedeflerinizle uyumlu olmayabilir.
Hiçbir sermaye piyasası aracı için “al”, “sat” veya “tut” önerisinde bulunmuyorum. Piyasalar risk içerir; anaparanızı kısmen ya da tamamen kaybedebilirsiniz. Yatırım kararlarınızı yalnızca bu yazıya dayanarak değil, kendi araştırmanız, kendi analizinizi ve gerekirse lisanslı bir yatırım danışmanıyla yapacağınız görüşme sonucunda vermelisiniz.
Not: Bu zamanlarda bir şeyler okumak isteyenlerin mutlaka ünlü koç Tony Dungy’nin “Quiet Strength” isimli kitabını okumasını tavsiye ederim. Hem sizi ekonomiden uzaklaştırır hem de Tony Dungy’den çok şey öğrenirsiniz. Ben kitabı çok sevmiştim. İncelemesini yaptım sanıyordum ama ekonomi kitabı değil diye tanıtmamışım. Aklınızda olsun.

İlk Yorumu Siz Yapın