Herkese selamlar.
Borsa yatırımına başladığım 109. ayı geride bıraktım.
Yine, her zaman olduğu gibi başımız belada:) Ne önümüzü görebildik ki?
Fakat aylık ödemeleri yapmak için portföyün %3-4’ünü satmaktan başka, savaş riski yüzünden bir satış yapmadım. Sebeplerini bir paragraf ile anlatacağım.
Yapılan satışlara rağmen portföy bu ayı %3 civarı artıda kapattı. Bu yükselişin temel sebebi ise RYGYO ve GLYHO’da yaşanan yükselişin devamı oldu. Bu iki şirkette de işler iyi gidiyor ve yerli yatırımcı satışlarına devam ederken yabancı yatırımcının da alımlarını sürdürüyor.
Buna karşılık diğer GYO pozisyonları portföyü aşağı çekti. Özellikle yüksek gelen Ocak enflasyonu ve Şubat’ın da yüksek gelme ihtimali hisseler üzerinde baskı yarattı.
Hadi şimdi ayrıntılara geçelim.
Tahmin Edemezsiniz Ama Hazırlanabilirsiniz
Dünyada endişelenecek şeyler hiçbir zaman bitmedi ve bitmeyecek. Hele bizim gibi bir coğrafyada maruz kalabileceğiz olaylar katlanarak artıyor.
Her endişelendiğim zaman portföy portföyü bozsaydım maalesef bileşik getirinin nimetlerinden hiçbir zaman yararlanamazdım.
Kontrol Edebildiklerimiz Kontrol Edemediklerimiz
Şu hayatta kontrol edebileceğimiz ve edemeyeceğimiz şeyler var.
Kısıtlı gücümüzü ve zamanımızı kontrol edemeeyeceğimiz şeylerle harcamak bize sadece zaman kaybettirir.
Ben yatırıma ve genel olarak hayata bu açıdan bakmaya çalışıyorum.
Eğer kontrol edemeyeceğiniz şeylere odaklanarak ve gelecekte olacak şeyleri tahmin ederek portföy yönetmeye karar verirseniz ortaya şöyle bir karar süreci çıkıyor:
- ABD ve İran arasında yaşanacak bir savaş olacak mı? Öncelikle bunu tahmin etmeniz gerekiyor.
- Sonra bu savaşın ne kadar süreceği, nasıl ilerleyeceğini ve sonuçlarının neler olacağını doğru olarak tahmin etmeniz gerekiyor.
- Sonrasında da bu sonuçların hisse senetlerine ve diğer yatırım enstrümanlarına olası etkilerini kestirmeniz gerekiyor.
- En son olarak da bu olayların şirketlere olası etkilerini doğru tahmin edip ona göre pozisyon almanız gerekiyor.
Tahmin edersiniz ki bu dört maddeden bir tanesini bile doğru tahmin etmek çok zor. Bunların bir zincir halinde doğru tahmin edilmesi ise neredeyse falcılığa giriyor.
Bu sebepten de kontrol edemeyeceğim, bilgi avantajımın olmadığı işlerle uğraşmak yerine bilgi avantajı elde edebileceğim alanlara, yani kontrol edebileceği alanlara yönelmeyi tercih ediyorum.
Nedir bunlar? Ortağı olduğum şirketlerin faaliyerleri hakkında bilgi sahibi olmak, sektörleri takip etmek, daha iyi bir yatırımcı olabilmek için okumak-araştırmak ve her zaman kapının arkasında beni mahvedebilecek, istediğim kadar araştırma yapsam da gözden kaçırabileceğim risklerin varlığını daha en baştan kabul edip buna göre bir portföy oluşturmak.
Tahmin Edemezsiniz Ama Hazırlanabilirsiniz
Kontrol edemeyeceğimiz olaylar hakkında düşünmeyi bıraktık, şirketlerimize odaklandık. Peki risklere karşı hiç mi önlem almayacağız. Tabii ki alacağız. Burada da Howard Marks’ın efsane makalesine atıf yapmak gerekiyor.
Bu makaleyi mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Makalede nereye gittimizi bilmekten daha çok nerede olduğumuzu bilerek pozisyon almanın öneminden bahsediyor. Çünkü nereye gittiğimizi bilmek kontrol edemediğimiz bir çok olasılık içeriyor fakat nerede bulunduğumuzu yani kredi döngüsü, yatırımcıların içinde bulunduğu psikoloji, şirketlerinizin içinde bulunduğu yaşam döngüsü, rekabet durumu gibi birçok bilgiye ulaşabiliriz ve bu bilgiler ile de pozisyonumuzu ayarlayabiliriz.
Hisse senedi pozisyonumuzu değiştiririz, nakit pozisyonumuzu arttırır-azaltırız, kullandığımız kaldıracı sıfırlarız gibi gibi birçok şey yapabiliriz.
Ben de olası bir İran karışıklığına karşı, sadece bu sebeple bir hazırlık yapmadım. Zaten portföy böyle bir olayın olabileceğine göre ayarlanmış durumda. Kaldıraç kullanılmıyorum ve borsa yatırımlarının yanında diğer yatırımlarla da dengeyi sağlamaya çalışıyorum.
Pazartesi nasıl açarız, nasıl kaparız bilmiyorum. İran Hürmüz Boğazını kapatır mı bilmiyorum. Bunu bilen biri var mı, bence yok. Olsa bile bu gibi olayları doğrulukla tahmin edebilen birine biz ulaşabilir miyiz? Ona ulaşamayacağımızdan eminim işte.
Bir de bu iş bittikten sonra ben bilmiştim diyenler olacaktır. Bu yazılar bana komik geliyor ve kendi kendime “meydana gelen 2 savaştan 45 tanesini bildiler yine” diyorum. Bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterecektir.
Lafı çok uzatmadan özetlersem: Sadece kontrol edebileceğim şeylere enerjimi harcamaya çalışıyorum. Şirketlerimin neler yaptığını takip etmek bana bilgi üstünlüğü sağlayabilir ve bu bilgilere ulaşmaya çalışmak Hürmüz Boğazı’nın kapacağına pozisyon almaktan çok daha ulaşılabilir ve anlamlı olur.
Kapının arkasındaki öcüye her zaman hazırlıklı olmak, mevcut durumu tahlil edip ona göre pozisyonları ayarlamak ve bileşik getiri makinesini gereksiz yere bozmamak en büyük önceliğim.
%60 hisse pozisyonunda biri olarak her zaman benden daha fazla kazanan olacaktır. Bununla da gayet barışığım. Sonuçta başkalarının benden daha çok kazanması benim daha az kazanmama sebep olmuyor. Önemli olan portföy büyüklüğü.
Bu bölümü kapatırken şunu da eklemem lazım. Hisseler %25 ve üstü düşerse büyük ihtimalle hisse sayısını azaltarak en iyi şirketlerde portföyü toplarım ve hisse sayısını azaltırım. Onun dışında ufak alımlar dışında hareket etmeyeceğim.
Şimdi de hisse senedi portföyüne geçelim.
Latteden Borsaya Hisse Senedi Portföyü
Portföyün ana omurgasını GLHYO ve RYGYO oluşturmaya devam ediyor.
Geri kalan hisseler ise EKGYO, SNGYO, TRGYO ve CATES.
Bu ay pek değişiklik yapmadım. Sadece gayrimenkul ve borç ödemeleri için portföyünden biraz para çıktım.
Şimdi de hisselerdeki genel gelişmelere bakalım.
GLYHO
2026 yılı şirket için güzel başladı. Umarım böyle devam eder.
Limanlara gelen yolcu sayılı Ocak 2025’e göre %15 arttı, gemi sayısı ise %11 arttı.
Bu artışa en önemli katkı Karayipler öncülüğündeki Amerika kıtasından geldi. Özellikle devam eden liman inşaatları ve kruvaziyer sektöründe yaşanan gemi ve yolcu büyümesi düşünüldüğünde buradaki artışın yıllar boyunca devam edeceğini düşünebiliriz.
Okuduğum Kruvaziyer Şirketi faaliyet raporlarında ortak nokta yolcu sayısı artışının devam ettiği, reservasyonların çok iyi gittiği ve yıllar içinde daha da artacağı yönünde. Üstelik küçük lüks gemilerin de sayısı artıyor. Bu da limanlara gelen yolcuların daha fazla para harcaması demek.
GLYHO bence iştiraki GPH özelinde burada çok iyi konumlanmış durumda. Yolcu büyümesinden faydalanmaya devam edecektir.
Bu ay iki tane haber aldık şirketten.
Sevilla Limanı operasyonları başladı ve şirket Bodrum yolcu limanındaki payını %60’tan %90’a çıkardı. Bunlar da çok güzel gelişmeler.
Şimdi de takaslara bakalım.
Şubat ayında BOFA aldığı hisseleri TEB takasına virmanladı. Şubat’ın son gününde de Citi takasından TEB takasına virman oldu. Böylece ay içinde yabancı takası artmaya devam etti. Yerli satarken yabancı yatırımcının payını arttırdığına şahit olduk. Şubat ayının neredeyse her günü yabancı alımı devam etti.
GLYHO özelinde bir başka gelişmede NTGAZ bilançosu oldu.
NTGAZ yılı 900 milyon TL net kârla kapattı.
Diğer bir önemli gelişme de şirketin Güney Afrika’ya yayılması oldu.
Bu da beklenen bir gelişmeydi. Umarım şirket adına hayırlı olur.
GLYHO pozisyonumu yüksek oranda taşımaya devam ediyorum. Mart ayı içerisinde bilançoyu açıklarlar, sonrasında da telekonferans olur ve Yönetim Kurulu Başkanımızı dinleme fırsatımız olur. Şirketin gelecek planları ile ilgili daha iyi bilgi sahibi oluruz.
RYGYO
İkini büyük pozisyonum %25 ile RYGYO oldu. Burada da iki gelişme var.
İlki Ankara’da 48.633 metre karelik depo inşaatına ruhsat alınması.
İkincisi de Sincan’daki Oto Rey projesinin tamamlanarak 96 bağımsız bölümden 12’sinin kiraya verilmesi.
Umarım şirket projelerini KAP aracılığı ile bize duyurmaya devam eder.
Şirket hakkında bir diğer takip ettiğim durum da yabancı alımının devam etmesi.
Yabancı alımı devam ediyor. Deutsche takasına 9 milyon daha gitmiş. Bu arada Vakıf’ın birinci olmasına şaşırdım. Tahtada hiç fark etmemiştim.
RYGYO bilançosu da Mart’da gelir. Yönetici yorumları, sunumlar ve faaliyet raporları ile çok daha iyi bilgi sahibi oluruz.
Bu sefer ikisinin de Genel Kurulunu kaçırmak istemiyorum. İnşallah gidebilirim.
EKGYO-SNGYO ve TRGYO
Burada da %25 gibi bir pozisyonum var. Enflasyondaki olası düşüşü ile birlikte buradan da iyi sonuçlar elde edebileceğimi düşünüyorum.
Fakat 2-3 ay öncesinde bunun yanında AKBNK ve ISMEN pozisyonum da vardı. Burayı biraz daha çeşitlendirseydim ve eski haline getirseydim kendimi daha rahat hissedermişim diye düşünüyorum.
Neyse, zaman ne gösterecek göreceğiz. Enflasyonun diğer aylarda sakinleyip biraz durulması lazım.
Kapatırken
Portföyün dolar-TL grafiği de bu şekilde oluştu. Bakalım 10. yılın sonunda nerede olacağız. Şu haftayı bir atlatalım da önce:)
Savaşın ne kadar süreceğini, nereye kadar tırmanabileceğini bilmiyorum. Umarım yayılmadan kontrol altına alınabilir.
Enflasyon ile mücadelemizde enerji fiyatları çok önemli.
Bu arada halka arzdan gelen kârlarla azar azar biriktirdiğim ufak bir portföy daha yapmaya başladım. Bunu da büyütmeyi düşünüyorum ufak ufak. Bireysel emeklilik gibi düşüneceğim.
Şimdilik benden bu kadar. Saygılar.

