Site icon Latteden Borsaya

Temettü Yeterli Değil Mardin Çimento (MRDIN) Örneği

Yazmaya başlayalı altı aydan fazla oldu. Bu yola çıktığımda “temettüsü büyüyen hisse yatırımcısı” olmaya karar vermiştim. Yani temettüsünü sürekli arttıran hisselere yatırım yapacak ve onları araştıracaktım.

Zaman geçtikçe anladım ki bir çok yatırımcı, şirketin sadece temettü vermesini yeterli görüyor ya da araştırmadan öyle varsayıyor. Bu da bazen olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.

Şimdi tüm yazıları okumayanlar için ben nasıl bir yol izliyorum onu açıklayayım. Yatırım sistemimden biraz bahsedeyim.

Ardından da Mardin Çimento (MRDIN) örneğiyle neden sadece temettü vermenin uzun vadeli yatırım için yeterli olmadığını açıklamaya çalışayım.

Bu yazının sonunda niye temettü yatırımcısı değil de temettüsü büyüyen hisse yatırımcısı olduğumu anlatmış olacağım. Hadi başlayalım.

Temettü Yeterli Değil Mardin Çimento (MRDIN) Örneği

Bütün hisseleri bir küme, bir topluluk olarak düşünürsek, benim bunlardan bi kısmına odaklanmam gerekiyor. Çünkü tüm hisseleri takip etmem yanlış kararlar almama sebep olabilir. Zaten bütün şirketleri takip etmem de imkansız. Bu yüzden alacağım hisse seçeneklerini  şöyle azaltıyorum:

  1.  İlk olarak temettü verme geleneği olanları bir tarafa ayırıyorum ve sadece onlarla ilgileniyorum. Sonuçta temettü vermeyen kötüdür ve temettü veren de iyidir diye genelleme yapılamaz ama bu ayrım bana daha az hisse içinden seçim yaparak odaklanma fırsatı veriyor.  Ayrıca bu büyük oranda kötü niyetli patron hisselerinden de uzak durmamı, kârını yatırımcısıyla paylaşan hisselerle ilgilenmemi sağlıyor.
  2. Fakat temettü vermesi de yetmiyor çünkü ilk hedefim büyüme ve büyümeye bağlı temettü artışı…  Yani hisse temettü verecek ve bunu net kârdaki büyümeye bağlı olarak benle de paylaşacak. Kârdaki sürekli büyüme kritik derecede önemli.

İşte bu iki koşulu sağlayan hisselerde daha sonra fiyata, şirketin genel durumuna ve diğer bir çok koşula bakarak yatırım kararı alıyorum.

Temettü vermenin ve bunu arttırmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Fakat aynı zamanda bunun aşırıya kaçmasının büyümeyi düşüreceğini ve finansman giderlerini arttıracağını da biliyorum. Nakit temettü dağıtma oranıyla oldukça alakalı bir durum bu. Yatırım yapan şirketin iç dış kaynağa ihtiyacı oluyor sonuçta.

Bu yüzden temettü verimini şirketin kalitesine bakarken çoğunlukla dikkate almıyorum. İstisna haller de olabilir tabii.

Şimdi neden sadece temettü vermenin yeterli olmadığını, temettü verimi yüksek hisselerin her zaman uzun vadeli yatırıma uygun olmayacağını Mardin Çimento Örneği ile açıklayayım.

Mardin Çimento Örneği

Mardin Çimentoyu (MRDIN) yılını tam hatırlamıyorum ama 2009-2010 civarı olması lazım, 8 veya 9 TL’den almıştım.

Bir forumda temettü yatırımcılığıyla karşılaşmıştım, çok ilgimi çekmişti ve onunda temettü verimi çok iyiydi. Kârının büyük bir kısmını paylaşıyordu. O zamanlar çok revaçtaydı.

Sonra baktım hisse temettü veriyor ama fiyatı yükselmiyor. Neyse dedim ikinci sene de temettüyü aldım, baktım yine yükselmiyor. Böyle böyle devam etti. Fiyat 8 oldu, 7 oldu 6 oldu… Durum zaten ortada.

Şimdi MRDIN’in temettü geçmişine bakalım:

Mardin Çimento Temettü Geçmişi

Verileri İş Yatırım’ın sitesinden aldım. Şimdi burada dikkat etmenizi istediğim bazı yerler var. Teker teker üzerinden geçelim.

Temettü Verimi: Neredeyse 2013 yılı hariç hiç %8’in altına düşmemiş. Çoğu yıllar %10’un üstünde kalmış. Yani BIST ortalamalarına göre çok yüksek bir temettü verimi var.

Nakit Temettü Dağıtma Oranı: %80’in altına düşmemekle birlikte çoğu yıllar %90’ın üzerinde seyretmiş. Yani ettiği kârın %80-90’ını dağıtmış hissedarlarına.

Peki buna karşılık fiyatı ne olmuş?

MRDIN Fiyat Geçmişi

Bu da Yahoo Finance’tan aldığım MRDIN fiyat grafiği. Görüldüğü gibi fiyatı 2010 tepesinin çok altında. Enflasyonu hesaba katarsak farkı daha iyi anlayabiliriz.

Peki bu hissenin temettü verimi süper, her sene karını dağıtıyor. Dergilerde çarşaf çarşaf “temettü verimi en yüksek hisselerrrrrr” diye yazılar çıkıyor.  Neden fiyatı yerinde sayıyor o zaman? Cevabı aslında çok basit… Karını arttıramıyor. Bilakis düşürüyor. Verdiği yüksek temettü yatırımlarını kısıtlamış ve yatırıma yönlenebilecek fonları şirket dışına aktarmış.

Teorik olarak: temettü verince hissenin fiyatı şirketten çıkan nakit kadar düşer. Bu düşüşün yine teorik olarak geri alınması için yani hissenin fiyatının temettü kadar artması için o paranın kâr olarak yerine koyulması gerekir. Eğer koyulamazsa hissenin fiyatı aynı seviyeye gelemez. Eğer verdiği temettüden daha fazla kâr ederse fiyatı düştüğü yerin de üstüne çıkar.

Şimdi de kârına bakalım:

YılNet Kâr (milyon TL)
201638
201544
201460
201352
201237
201184
201078
200989
200868

Net kardaki düşüş açık bir şekilde görülüyor… Enflasyonu da hesaba katarsanız net kârdaki erimeyi daha iyi görürsünüz.

2008 yılındaki 100 TL’nin değerini koruyabilmesi için 2016 yılında 186 TL olması gerekiyor. Yani 2008 yılındaki 68 milyon TL kârın satın alma gücünü koruması için 2016 yılında 126 milyon TL olmalıydı.

Normal şartlar altında yönetimin temettüyü azaltarak kendine yeni büyüme alanları açması ve bu alanlara yatırım yapması beklenirdi. Ama onun yerine yüksek oranlı temettü ödeyip fonları hissedarlara aktarmayı seçmişler.

Bu da bir seçenek tabii…

Sonuç

Sanırım şimdi meramımı biraz daha iyi anlatabildim. Hissenin temettü vermesi ve temettü veriminin yüksekliği tek başına yeterli değil. Zaten bu gösterge fiyatla doğrudan bağlantılı olduğu için, fiyat yükseldikçe temettü verimi düşüyor. Bu da temettü verimini temettü verimini bakılması gereken ama körü körüne bağlanılması tehlikeli bir indikatör yapıyor.

Benim şirketlerim temettü vermeli ama, net karını sürekli olarak arttımalı. Net kar artışı zaten hissedarlarını düşünen şirketlerde temettü artışı olarak geri dönmesini bekliyorum.

Ayrıca, öyle şirketler arıyorum ki, karının hepsini temettü olarak vermesin, yatırımlara da kaynak ayırsın. Bunun için de nakit temettü dağıtma oranına bakıyorum. %60’ın altında olmasını istiyorum. Yoksa, ya yatırıma kaynak ayıramaz ya da finansman giderleri altında ezilebilir.

Bütün bunları Mardin Çimento özelinde anlatmaya çalıştım. Umarım fazla karıştırmadan düşüncelerimi paylaşabilmişimdir.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizin de görüşlerinizi dinlemek isterim bu konuda.

Şimdiden teşekkür ederim. Saygılar.

Image courtesy of bplanet at FreeDigitalPhotos.net

Exit mobile version