Kategori: Yatırımcı Olarak Psikolojim

Herkese selamlar.

Zor günlerden geçiyoruz. Uzun vadeli yatırımcılar için başka bir sınav daha devam ediyor.

Olayın sebebi, kimine göre virüs, kimine göre petrol fiyatları, kimine göre düşük faiz oranları, kimine göre kötü borçlar.

Ama balon oluştuktan sonra elbet bir iğne de bulunuyor.

Daha önce ülkemiz kaynaklı bir düşüşle karşılaşmıştık. Bu sefer de global bir satış dalgasına denk geldik.

Bana da “Portföyüne bilezik gibi nasıl geçirdiler ama heheh” gibi yorumlar geliyor. Sanırım para kaybetmemden zevk alan insanlar var. Neyse canları sağolsun.

Oysa bu günlerin geleceğini buradaki herkes biliyordu. Zamanını bilmiyorduk belki ama kapitalizmin doğasında bu var zaten. İnişler ve çıkışlar hep olacak.

Ben şirketlerime ve yarattıkları değere odaklanmaya devam ediyorum. Yani portföyden satış yapmadım.

Bu yazıda da otobüs tepesinde, size bu konuda ne düşündüğümü anlatacağım. Doğru, yanlış, siz karar verirsiniz artık.

Hadi başlayalım.

Genel Yatırımcı Olarak Psikolojim

Büyük bir koşuşturmanın içinden gelerek odama girdim. İçerisinin sıcaklığı yüzüme vurdu. Ağır ahşap kapıyı kapattım. Şu an sadece cızırdayan florasan lambanın sesi ve biraz da klavye tıkırtısı var.

Her ne kadar dışarıdaki sesleri engellemiş olsam da, kafamdaki sesleri ve karmaşayı durduramıyorum. Masamın üstümün düzeni ile kafamın içindeki keşmekeş tam bir tezatlık oluşturuyor.

Yapılacak bir sürü iş, düşünülecek bir sürü şey var. Büyük bir aç gözlülükle hepsini yapmak, hepsini düşünmek istiyorum.

Bunda başladığım yeni hayatın etkisi kadar gerçekten ilk kez bu kadar varlıkla boğa piyasasında bulunmamın etkisi büyük.

Son dört aydır elimi neye attıysam fiyatı yükseldi, portföy değeri hızla büyüdü. Çoğu kişi için çerez parası olan portföyüm benim için önemli çok daha önemli hale geldi. Artık bir günde 1 aylık maaşım kadar kayıp ya da kazanç yaşıyorum. İlk başladığımda bunu hayal bile edemezdim.

Ve, bu yeni sorulara ve sorunlara yol açmaya başladı.

Şimdi hem size bunlardan bahsedeceğim hem de boğa piyasası üzerine yaptığım gözlemleri anlatacağım. Bundan yıllar sonra okuyanlar da 2019 sonunda yaşamaya başladığımız boğa piyasası ortamı hakkında bilgi sahibi olurlar.

Hadi başlayalım.

Yatırımcı Olarak Psikolojim

Herkese selamlar. Ayı piyasasında birinci yılı az çok geride bıraktık. Bu haftayı ise bankalarda yaşanan ani yükseliş ile kapatıyoruz.

Kimse düşüşün ne zaman son bulacağını ve yükselişin ne zaman başlayacağını bilmiyor. Bu işin ustaları olasılıktan bahsedip senaryolarda nasıl davranacaklarını açıklarken, bildiğini sananların “Bakın bilmiştim, şöyle böyle olur demiştim oldu.” şeklinde yazılarını görüyoruz. Piyasada en çok rağbet gören de bunlar sanırım.

Etrafta çok fazla gürültü var. Suriye meselesi, iç ekonomik meseleler, Çin – ABD çekişmesi, seçimler, Brexit, faiz artışları…

Yani kısacası kimse ne olacağını bilmiyor, kimse harekete geçemiyor.

Bu blogda kendi düşüncelerimi ve insanlarda gözlemlediklerimi de ara sıra paylaşıyorum. Şimdi de ayı piyasası insanları bezdirmişken yaşanan yükselişi ve genel birkaç gözlemimi paylaşmak istiyorum.

Belki 10 sene sonra biri bunları okuduğunda: “Vay be hiç bir şey değişmemiş!” der. Ya da ben okuduğumda ne kadar da yanlış düşünüyormuşum falan derim.

Belki de beraber tartışıp biraz betin fırtınası yaparız.

Hadi başlayalım.

ID-100289087
Ayı Piyasası, Ani Yükseliş ve Psikoloji

Genel Yatırımcı Olarak Psikolojim

Herkese selamlar! Tekrar ayı piyasasına girdik. Moraller biraz bozuk. Bir yandan erken seçim bir yandan da dolarda, enflasyonda ve faizde yaşanan yükselişlerden dolayı herkesin kafası karışmış durumda. Olumsuzluk genele yayıldı.

Bu zor zamanlarda yatırımcı olarak psikolojimi kaydetsem ve son gelişmelerden bahsetsem iyi olacak.

Ek gelir yaratma çalışmalarım var. Bunun yanında, yükselen dolar Eurobondu faizlerinden yararlanma gibi bir düşüncem var.

Portföyde ise satış yok, ek alım var.

Hadi başlayalım.

bulletin-board-3127287_1920.jpg
Yatırımcı Olarak Psikolojim ve Ayı Piyasası

Genel Yatırımcı Olarak Psikolojim

Herkese selamlar! Yatırımcı olarak psikolojimi kaydetmeye devam ediyorum ara ara. En son 9 Eylül 2017’de kararsızlığımı ve tedirginliğimi yazmıştım.

O zamanlar borsa 109 500 civarlarındaymış. Daha da yükselecek mi düşecek mi diye düşünüp duruyormuşum. Uzun vadeli yatırımcıyım güya:) Şimdi borsa 120.000’nin biraz sütünde seyrediyor.

Eylül 2017’den beri yaklaşık 4,5 ay geçmiş. Su gibi akıp geçiyor zaman. Bu süreçte bir şey farkettim…

Anladım ki iş dönüyor dolaşıyor tasarrufa geliyor. Ne kadar çok tasarruf edersem bu işi o kadar erken bitiririm. Tasarruf edemediğim her ay ise gelecekteki gelirimden oluyorum.

Acilen para biriktirmeye odaklanıp bunu arttırmalıyım. Ya da bir kaç yan gelir yaratmalıyım diye düşünüyorum. Yoksa halimiz harap olacak. Bu yazı bir özüne dön! yazısı.

Hadi başlayalım.

thinking-272677_1920

Genel Temel Bilgiler Yatırımcı Olarak Psikolojim