Yaşam Standardı Enflasyonu Nedir? Nasıl Kurtuluruz?

Herkese selamlar. Ne kadar maaş alırsak alalım, çoğumuz borç içindeyiz. Tamam düşük maaş alanlar borçlu da yüksek maaş alanlar niye borçlu? Zaten başımızda bir enflasyon belası var. Bir de kendi başımıza iş açıyoruz.

Öğrenciyken 1000 TL’ye geçiniyorduk da şimdi niye 4000 TL yetmiyor? Hazır çorba ve makarna ile dört kişi doyarken şimdi niye 50 TL’yi yemeğe veriveriyoruz?

Suçluyu buldum:) İsmi “yaşam standardı enflasyonu”.

Sebepleri çeşitli: gösteriş, iş arkadaşlarıyla yarışma, ben bunu hak ediyorum gibi tehlikeli sözler.

Bu yazıda önce yaşam standardı enflasyonunu tanıtacağım, sonra da sakınmak için neler yapabiliriz ona bakacağım.

Hadi başlayalım.

holzfigur-980784_1920
Yaşam Standardı Enflasyonu Nedir? Nasıl Kurtuluruz?

Yaşam Standardı Enflasyonu Nedir?

İnsanların maaşları arttıkça harcamalarını arttırmaları durumudur. Daha çok eşya daha çok mutluluk getirir mottosunun bir sonucudur. Ama daha fazla mutluluk getirmediği gibi sizi özgürlük hedefinizden de saptırır. Tabii finansal olarak özgür olmadığınızın farkındaysanız. Farkında olmayanlara zaten geçmiş olsun.

Genellikle öğrencilikten sonra çalışmaya başlayınca etkisini gösterir ve insana su gibi para harcatır. Bir evi dört kişi paylaşırken ayrı eve çıkılır, makarnanın yerini dışarıdan söylenen hazır yemekler alır.

İlk işe başladığımda “bunun öğrencilikten tek farkı istediğin kadar pizza söyleyebiliyorsun” derdim hep. Ah o pizzaların yerine ASELS alsaymışım şimdi zengin olmuştum:)

Ama öğrencilikten çalışmaya geçmeye de pek gerek yok. Şimdi maaşınızın 4.000 TL’den 15.000 TL’ye çıktığını düşünün.

Yapılacaklar listesini veriyorum. O kötü evde ve semtte oturulur mu? Hemen daha güzel bir eve çıkmak gerekir. 1.000 TL kira olur 3.000 TL. Ya da ev aldınız ve konut kredisi ödemeye başladınız.  O kadar maaş alıyoruz bu arabaya mı bineceğiz yani? Hemen yeni bir araba almak gerekir. Ama nakit yok. Çek bir kredi! Bu arada arabanın yıllık masrafı da artar.

Çocuk devlet okuluna gidiyordu. Hemen özel okula yazdırdınız. Kısa bir tatil yapıyordunuz. 15.000 TL maaş alan adam her otelde kalmaz. Hop ultra multra her şey dahil bir otelde yarım ve bir maaş arası bir para bıraktınız.

O kadar maaş alan adam işe evden yemek getirir mi? İşte rezil olursunuz mazallah. Hop, her öğlen bir restorandasınız. Lokanta demiyorum yanlış anlaşılmasın.

Soğanın cücüğünü yemeye, en janti takım elbiseye küçük bir servet bırakmaya başladınız. Benim hayal gücüm bu kadar:) Siz genişletebilirsiniz.

Sonra bir baktınız. 4.000 TL ile geçiniyordunuz ama bir şey biriktiremiyordunuz. Şimdi 15.000 TL alıyorsunuz daha zor bir duruma düştünüz. Gene biriktirememeye başladınız.

İşte buna yaşam standardı enflasyonu diyoruz.

Yaşam Standardı Enflasyonundan Nasıl Kaçınabiliriz?

Çok eşya mutluluk getirmiyor. Öncelikle sanırım bunun farkına varmak lazım. Hatta insanları mutsuz ettiği ve rafları doldurduğu kadar kafaları meşgul ettiği bilinen bir gerçek. Finansal bağımsızlığın da ilk kurallarından biri bu. Az eşya, çok yatırım:)

Daha fazla gelir elde ediyoruz diye daha fazla harcama yapmak zorunda da değiliz. Tabii ki bazı şeyler değişecek. Memnun olmadığınız bazı şeyleri değiştirip yenilerini alacaksınız. Sonuçta para ne için gerekli? Fakat mutluluğu ve tatmini buna bağlamamak lazım.

Bir diğeri de harcamadan biriktirmek.  3.000 TL ile geçinen biri 2.700 TL ile de geçinebilir. 15.000 TL alan biri de 13.000 TL’ye hiç bir zorluk çekmeden geçinebilir.

Benim iki senedir ulaşamadığım gelirimin %50’sini biriktirme hedefim var. Yaşam standardı enflasyonundan kaçınmak için siz de harcamadan önce gelirinizin bir yüzdesini biriktirebilir ve bununla yatırım yapabilirsiniz. Böylece ne kadar aldığınız farketmez. Hatta standartlarınızı koruyup maaşınızı arttırırsanız erken emeklilik hedefine daha çabuk ulaşırsınız.

Bir diğer önemli nokta da yeni borç yapmaktan kaçınmak bence. Çok para kazanıyoruz diye hemen hayatımızı tamamen değiştirmek zorunda değiliz.

Kredi üzerine kredi çekmek ve büyük değişiklikleri borçla değiştirmek zorunda da değiliz. Yani olabildiğince kötü borçtan kaçınmalıyız. Kötü borç=kendi kendini ödemeyen borç.

Toparlarsam

İşte çoğumuzun kurbanı olduğu yaşam standardı böyle bir şey. Keşke bunun daha önce farkına varsaydım belki hiç yaşam standardı enflasyonu tuzağına düşmezdim.

Siz de yaşam standardı enflasyonunun kurbanı mısınız? Etkilerini hissediyor musunuz?

Saygılar.

 

 

 

 

20 Yorum

  1. mehmet demiş ki:

    Güzel bir yazı olmuş zevkle okudum. Aynen katılıyorum.
    Senin geleceğini parlak görüyorum.

    Kasım 2, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Mehmet Bey,

      Desteğiniz için çok teşekkür ederim. Biriktirmeye devam ediyorum. Bakalım neler olacak. Başarısız da olsam nasıl yaptığımın on sene kaydı olacak:) İsteyen herkes ders alabilecek.

      Saygılar.

      Kasım 2, 2018
  2. İsmail demiş ki:

    Psikolojimi hatta sağlığımı bozacak kadar .(

    Kasım 2, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın İsmail Bey,

      Normal enflasyona bir şey yapamıyoruz ama yaşam standardı enflasyonunu kontrol etmek elimizde. Umut var yani:)

      Saygılar.

      Kasım 2, 2018
  3. Emre demiş ki:

    Minimalizm belgeselini izlemenizi tavsiye ediyorum 🙂

    Kasım 2, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Buluruz herhalde youtube’de birşeyler Emre Bey, bu tasarruf oranlarıyla minimalizm şart artık:)

      Kasım 2, 2018
  4. Yasir demiş ki:

    Yaşam standardı enflasyonunu bende az biraz çevremde görüyorum gelir düzeyi biraz yüksek olanlar BİM. A101 gibi mağazalar yerine daha farklı migros makrocenter çağdaş market gibi (Ankara için söylüyorum) yerlere takiliyorlar pazarda 2 liraya alacağı elmayı marketten 5 liraya alıyor bunun önüne geçmek çok çok zor ama kendimle bu konuda gurur duyuyorum diyebilirim çünkü daha önümüzdeki aylarda maaslara gelecek Ocak zammını bile yatırım için ayırdım hemen hemen memur maaşlarına enflasyon ile birlikte %10 zam bekliyorum onu hoopp hisse senedine

    Kasım 2, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Yasir Bey,

      ben devam ediyorum BIM ve A101 kullanmaya. Özellikle temel ürünlerde (süt ürünleri, bakliyat gibi) çok fark ediyor.

      Maaş artışı benim de radarımda, Bu iki ay zor geçecek ama sonra biraz daha rahatlayacağız inşallah. Biriktirmeye devam.

      Saygılar.

      Kasım 2, 2018
    • Tutumlu demiş ki:

      Yahu bide ekşi sözlükte dikkat çekmek adına sürekli başlık açan troller var ya… Yok bimden alışveriş yapan ezik insan yok waikikiden giyinen ezik varoş bilmem ne.. Ben ne kadar zengin tanıdıysam ulan adamlar benden yüz kat zengindi neler gördüm bee hepsi bimden alışveriş yapıyordu 😀

      Kasım 2, 2018
    • yasir demiş ki:

      yiğit bey lütfen instagramda gıda dedektifi adlı sayfayı takip ettiğinizi sanıyordum.. 🙂 yoksa BİM in hepsi ithal olan bakliyat ürünlerini almazdınız:) süt ve süt ürünlerine diyecek lafım yok saygılar …

      Kasım 3, 2018
  5. Ozkan demiş ki:

    Selamlar,

    Hamdolsun pek yasamiyoruz bu enflasyonu. Genel olarak esim de ben de evcimen insanlariz. Guzel bir muhitten 0.88% faizle 50% kredili bir ev aldik ve oduyoruz. Onun disinda 7 yillik bir arabaya biniyoruz ve aracin mevcut degeri aylik gelirimizin 2.5 kati kadar. Nisan ayinda iki kisi Italya da 10 gunde 3000 euro harcadik ama bunu 3 yildizli otelde kalarak gun boyu muzeleri gezerek yaptik. Gelirimizin de yaklasik 50% sini biriktirebiliyoruz cok sukur. Cok fazla zevkimiz yok ve ozellikle kalici sonuclari olanlara para harciyoruz ama sanirim asil para goturen aliskanliklar duzenli olan ve hizmet sektorunden alinan (disarida yemek, eglence v.b tarzi aliskanliklar). Bir kerelik ve kalici birikimlere (esya. araba ve ev vb.) harcanan para enflasyon yaratmiyor bence,,

    Kasım 2, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Özkan Bey,

      Gelirinizin %50’sini biriktirebilmeniz muhteşem. Hem de gezmeye ve diğer şeylere vakit ayırarak yapmanız da ayrı bir güzellik tabii.

      Bol kazançlar dilerim.

      Saygılar.

      Kasım 3, 2018
  6. Coskun demiş ki:

    Selamlar,

    Bu yılbaşında sizin bloğunuzdan da ilham alarak hisse senedi yatırımına başlamıştım. Finansal anlamda sürekli bilinçlendiren yazılarınız için teşekkür ederim.

    Yaşam standardı enflasyonu konusuna gelince bence oransal olarak bütçe oluşturmak hem psikolojik hem pratik olarak daha uygulanabilir bir yöntem. Mesela 5000TL maaşın %50si birikim/yatırıma ayrılıyorsa, maaş 6000TL olduğunda aradaki 1000TLnin 500ü yine yatırıma 500ü de yaşam standardını artırmada kullanılabilir.

    Bence yatırıma ayrılan nominal tutardan çok aylık kazancın yatırıma giden oranının artırılması hedeflenmeli. Belli bir hedeften sonra da daha fazla bu oranı artırmadan disiplinle aynı oranda yatırıma devam edilmeli. Bu noktadan sonra gelecek aylık kazanç artışları hem yatırıma giden nominal tutarı artırırken hem de yaşam standardımızı yükseltmiş olur.

    Kasım 2, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Coşkun Bey,

      Giderimizi bir yere kadar kısabiliyoruz, bir sınırı var. Ama gelirimizi arttırmanın sınırı yok. Uzun vadeli yatırımcılar da bu konuda çok şanslı çünkü sürekli ekranı takip etmek zorunda değiller. Paraları onlar için çalışırken başka ek gelir olanakları peşinde koşabilirler.

      Gelir arttıkça disiplini elden bırakmamak şartıyla tabii.

      Bol kazançlar dilerim, saygılar.

      Kasım 3, 2018
  7. HAYKIRIS demiş ki:

    Yaramıza tuz bastınız Yiğit bey.
    İnşallah bizi kendimize getirmemize yardımcı olur.
    İnsanların alışveriş çılgınlığından ancak sert bir krizin vazgeçireceğini düşünüyorum. Tabi o da kriz bitene kadar geçerli olur. İnsanlar kalıcı olarak kurtulmaları için bilinçlenmesi şart.
    Tee annemgilden kalma vitrinler bile sırf içindeki tabak ve bardakları misafirlere sergilemek için tasarlanmış. O kadar gereksiz ki.

    Kasım 3, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Haykırış,

      Maalesef gösteriş ve onda varsa bende de olmalı gibi kalıplar bizde çok önemli. Apartmandan biri yazlık alıyor, bir bakmışsınız herkes almış:) Düğünler yarış gibi.

      Ne yapalım biz de kendimiz bilinçlenmeye çalışıyoruz. Daha başarılı da olamadık. Kriz tarafından terbiye edilmeden kendimiz öğrensek daha iyi olur:)

      Saygılar.

      Kasım 3, 2018
  8. Sam demiş ki:

    Öyle idim. Kriz ile birlikte son birkaç aydır kazancımın %70ini biriktiriyorum. Hedef 2 yılda ilk 100bine ulaşmak. Çare minimalizm ve yaşam felsefemizi gözden geçirmek. Simyacıdaki hacı gibi kendimize bir amaç edinmemiz önemli. Mutlu olmak için çok eşyanın gerekmediği bir gerçek zaten. Hayallere ulaşmak için bir süre çile çekmek de şart.

    Kasım 3, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Sam,

      İki yılda 100 bin güzel bir hedef. Benim ona ulaşmam büyük ihtimalle dört beş yılı bulacak. Ama öyle bir hale geleceğiz ki artık paramız bizim için çalışacak. Bize daha çok refah sağlayacak.

      Bol kazançlar dilerim.

      Saygılar.

      Kasım 3, 2018
  9. Neslihan demiş ki:

    Merhaba Yiğit bey yine çok aydınlatıcı ve ilgi çekici bir yazı olmuş emeğinize sağlık. Yaşam standartı enflasyonunu özellikle çevrendekilerde çok fazlaca görüyorum. Ama kendi adıma mümkün olduğunca bilinçli harcamalar yaparak ve gelirimin bir kısmını ilk önce yatırıma ayırarak dizginlemeye çalışıyorum. Bu orta gelir tuzağından kurtulmak ve erken emeklilik şansı yakalamak başka türlü olmayacak.
    Umarım şu anki çektiğimiz zorluklar ilerde yüzümüzü güldürür.
    Yazılılarınızı ilgiyle takip ediyorum.
    İyi akşamlar.

    Kasım 4, 2018
    Yanıtla
    • Lattedenborsaya demiş ki:

      Sayın Neslihan Hanım,

      Desteğiniz için çok teşekkür ederim.

      Biriktirip yatırıma aktardığımız her kuruş bizim gelirimizi arttıracak ve küçük de olsa bütçemize katkı yapacak.

      Biz de biriktirmeye devam ediyoruz bakalım.

      Bol kazançlar dilerim. Saygılar.

      Kasım 5, 2018

Yorumunuzu Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.