Fakir ve Orta Sınıf Para İçin Çalışırken, Zenginin Parası Onun Yerine Çalışır!

Babil’in En Zengin Adamı’da eski zamanlardaki kölelikten bahseder. Köleliğin çok sıkı kanunlara bağlandığını, kölelerin kendine mülk edinebileceklerini, para biriktirebileceklerini, özgür biriyle evlenebileceklerini vurgular. Bütün bunlara karşı, köle, sahibinin istediği işte çalışmak zorundadır.

Size tanıdık geldi mi? Günümüzde de tasarruf edemeyen insanlar işlerinin kölesi oluyorlar. Çoğumuz istediğimiz işi yapamıyor, geç yaşlara kadar çalışmak zorunda kalıyoruz. Tüketiyoruz, çalışıyoruz, daha çok tüketiyoruz. İşin kötü tarafı, çoğu kişi bunu kabullenmiş ya da farkında bile değil.

Zenginlerin ise paraları onlar için çalışıyor…

beat-2029384_1280.png

UYANMA VAKTİ

Bunu ilk farkedeli çok olmadı. Bu kitapları da okumamıştım ama besbelli bir şeyler yanlış gidiyordu. Ağzına kadar dolu kredi kartları, boş banka hesapları… Sabah bana kalk ulan diye bağıran alarmlar. Kısacası tek kişi iken bile beli doğrultamıyordum. İşin kötüsü de bunun farkına varmamıştım.

Aslında eskiden, bu sonsuza kadar böyle gider sanıyordum. Çünkü insan bir ilüzyonun içinde yaşıyor. Gençlik, sorumsuzluk, paran varken harca, evlenince harcayamazsın telkinleri bunun etkenlerindendi. Ama yaş oldu otuz. O kadar çabuk geçti ki… O zaman farkına vardım bir şeylerin ters gittiğini. Maaşım ortalamaydı, ama geçinemiyordum, önce daha çok maaşım olsa çözerim bu işi dedim.

Sonra baktım 1500 TL alan da harcıyor, 3000 TL alan da, 10 000 TL alan da harcıyor. Fakat hepsi borçlu. Bu işte bir yanlışlık var dedim. Bu iş böyle gitmez! Bu arada 10 000 TL maaş alsam fena olmaz tabii:)

Araştırmalar yaptım, blogları takip ettim. Kitaplar okudum. Sonra baktım ki çok müsrif davranıyorum. Olur olmaz yerlere para harcıyorum. Buna basit yaşam masrafları hariç her şeyi katabilirsiniz.

Uzun lafın kısası, tasarruf etmek gerekiyordu. Yani harcamadan önce biriktirmek. Bununla ilgili tecrübeli insanların tavsiyeleri hep aynı. Hepsi de harcamadan önce biriktirin diyor.

Sanırım işin en önemli kısmı ve en zor kısmı da bu. Sonuçta, elde olmayan parayla yatırım yapamazdım.

Önce işe ne harcadığımı ölçmekle başladım. Kredimi ödedim borçlarımı azalttım, bu arada yatırım yapmaya devam ettim. Hala kredi kartlarına bağımlılığım devam ediyor ama iyice azaldı.

Tasarruftan Sonra Sıra Yatırıma Geldi

Tasarruf ettikten sonra ikinci aşamaya geçtim. Çünkü tasarruf ederek sadece ben çalışıyordum. Ama tasarruflarımın da benim için çalışması gerekiyordu. Alternatif kaynaklar aramaya başladım. Blogları araştırdım, geçmiş yaşadıklarımdan dersler çıkardım.

İlk önce bulduğum çözüm temettü geliri oldu.  Çünkü azar azar biriktirebiliyordum ve bildiğim bir yatırım tarzıydı. Daha sonra buna kira geliri ve tahvil geliri de eklenecek. Yumurtaları aynı sepete koymayacağım. Yani param benim için çalışacak.

Fakat burada kaçırılmaması gereken bir nokta var. Bu benim için hisse senetleri olur, sizin için altın olur, başkası için TL, diğeri için dolar olur. İlk koşul müsrifliğin farkına varmak ve tasarruf etmek gerektiğinin bilincinde olmak. Daha sonra çocukları da sizin için çalışacak, birleşik getiriyi harekete geçirecek bir yatırım bulmak.

Burada toplam portföyümden çok gelir yatırımcılığına yöneldim. Ana amacım, maaşım kadar bir gelir elde edip “özgür olmak”. Bu konuda çalışmalarım devam ediyor.

Son Durum Ne?

Şu an yaklaşık 900 TL temettü gelirim oldu. Daha varlığım az olduğu için kira geliri vs ekleyemedim.

Fakat miktar küçük olmasına rağmen, bunun benim için anlamı büyük. Hiç yorulmak, dinlenmek bilmeyen bir işçi ya da köle benim için çalışan işçilerim var. Yılda 9 gün bana çalıştığı parayı veriyor. Bense karşılığında ona hiç bir şey vermiyorum. Bunu elde etmek için sadece tasarruf edip, kârını arttıran sağlam şirketlere ortak oldum. Sabırla bekledim.

Borçlarımdan kurtulup tasarruf ettim. Bunu da yatırımda kullandım.

Bugün boğa piyasasındayız ve psikolojik olarak rahatım. Fakat ilerleyen zamanlarda eğer ayı piyasasına girersek biliyorum ki, şirketlerim çalışmaya, büyümeye devam ettikçe bana da değer katmaya devam edecekler. Ortaklık uzun… Yol zorlu…

Saçma sapan şirketlere bakmıyorum, kumar oynamıyorum. Ülkemin geleceğine ne olursa olsun güveniyorum. Yoksa uzun vadeli yatırım yapamam zaten.

Toparlarsam

Bu 9 gün, 365 olduğunda emekli olacağım ve hobilerimin peşinden gideceğim.

Şunun farkına vardım. Eskisi gibi devam etseydim, hiçbir şeyim olmayacaktı ve köle olmaya devam edecektim. Şimdi elimde bir şeyler var. Sistemin açığını buldum diye tahmin ediyorum 🙂

Bu yazıyı 100. blog yazım olarak yazdım. Bu zamana kadar olanları toparladım sayılır. Hem de yeni başlayanlar için durumumu anlatma fırsatım oldu.

Bende durum böyleyken siz neler yapıyorsunuz? Özgürlüğünüzün elinizde olmadığını hissettiniz mi? Finansal özgürlüğünüzü kazanmak için çabalamaya başladız mı?

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Saygılar.

2 Comments

  1. Onur said:

    Selamlar,

    blogdaki yazıların çoğunu okudum. Çok güzel gidiyor, emeğinize sağlık. Ayrıca bu yazıyla (ve genel olarak bloğun kapsamıyla) ilgili olarak Robert T. Kiyosaki’nin Zengin Baba Yoksul Baba isimli kitabını okuyabilirsin eğer okumadıysan. Tam olarak yazıda bahsettiğin konuyu çok güzel bir dille hikayeler ile anlatıyor.

    August 3, 2017
    Reply
    • Lattedenborsaya said:

      Sayın Onur Bey,

      Zengin Baba Yoksul Baba’yı okudum. Hatta bu yazıda ve hayatımın belli bölümlerinde de ondan etkilendim. Herkesin okumasını tavsiye ederim.

      Saygılar.

      August 3, 2017
      Reply

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.